bakimliyiz
Konu etiketleri: ali kuşçu nun hayatı ve matematiğe kazandırdıkları, ali kuşçunun matematiğe katkıları, ali kuşçunun matematiğe kazandırdıkları, ali kuşçu hayatı ve matematiğe kazandırdıkları, ali kuşçu matematiğe kazandırdıkları, ali kuşçu matematiğe katkıları, ali kuşçu nun hayatı ve matematiğe katkıları, ali kuşçu hayatı ve matematiğe katkıları, ali kuşçunun eserleri, ali kuşçunun matematiğe katkıları nelerdir, ali kuşçunun matematiğe kazandırdıkları nelerdir, ali kuşçu eserleri, ali kuşçunun hayatı ve matematiğe kazandırdıkları, ali kuşçu ve matematiğe katkıları, ali kuşçu nun hayatı ve matematiğe kazandırdıkları hakkında sunum,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 22-11-2011, 09:08   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Face6 Ali Kuşçunun Hayatı ve Matematiğe Katkıları

ali kuşçunun matamamatikle alanı varmı ? varsa hayatını ve matamatikle ilgili yapmış olduğu buluşlar nelerdir ? lütfen söyler misiniz ?

 

Alt 22-11-2011, 09:26   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Türk-İslam dünyasının büyük astronomi ve kelam alimi olan Ali Kuşçu XV. yüzyıl başlarında Semerkant’ta doğdu. Babası Muhammed ünlü Türk Sultanı ve astronomu Uluğ Bey’in kuşçusu olduğu için ailesi ‘Kuşçu’ lakabıyla meşhur oldu. Küçük yaştan itibaren matematik ve astronomiye ilgi duyan Ali Kuşçu devrin en büyük alimleri olan Bursalı Kadızâde Rumî Gıyâseddin Cemşîd ve Muînuddîn Kâşî’den matematik ve astronomi dersi aldı.

Ali Kuşçunun Hayatı ve Matematiğe Katkıları

Daha sonra bilgisini artırmak için Kirman’a gitti. Burada Hall-ü Eşkâl-i Kamer (Ay Safhalarının Açıklanması) adlı risale ile Şerh-i Tecrîd adlı eserini yazdı.Ali Kuşçu Semerkant ve Kirman'da eğitimini tamamladıktan sonra Uluğ Bey'e yardımcı ve rasathanesine müdür olmuştu. 1449'da hacca gitmek istedi. Tebriz'de Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan kendisine büyük saygı gösterdi ve Fatih'le barış görüşmelerinde yardımını istedi. Ali Kuşçu Uzun Hasan'ın sözcülüğünü yaptıktan sonra Fatih'in davetiyle İstanbul'a geldi. XV. yüzyılın ilk yarısında Semerkant dünyanın en önemli bilim merkeziydi.

Uluğ Bey Rasathanesi gök bilgisi araştırmaları için en doğru sonuçları alıyordu. Rasathanenin genç müdürü Ali Kuşçu gece gündüz demeden çalışıyor bilimsel gerçeklere yenilerini katmak için uğraşıp didiniyordu.
Gökyüzü bilgisi (astronomi) hem değişmez kuralların kanunların tespit edilmesine yarıyor hem de gözlemlerle kontrol edilebiliyordu. Otuz yıla yakın bu işte çalışan Ali Kuşçu bir gün ansızın her şeyi yüzüstü bırakarak hacca gitmeye karar vermişti. Buna da sebep en olmayacak bir zamanda sevgili hükümdarı Uluğ Bey'in 1449 yılında öldürülmesiydi. Gürgân tahtının bu bilgin ve kudretli hûkümdarı kendi öz oğlu Abdüllâtif'in ihânetine uğramıştı.
Uluğ Bey Ali Kuşçu için bambaşka bir mânâ taşıyordu. Her şeyden önce hocasıydı. Ondan matematik ve astronomi dersleri almış eserlerini uzun uzun incelemiş sohbetlerinde bulunmuş hâttâ Doğancıbaşısı olduğu için adının ucundaki “Kuşçu” lâkabı bile böylece yadigâr kalmıştı.Uluğ Bey kendi kurduğu rasathaneye de müdür olarak Ali Kuşçu'yu lâyık görmüş henüz tecrübesiz bir çağdayken bu dev rasathanenin başındaki çalışmalarda ona bizzat yardımcı olmuştu. İşte Uluğ Bey'in bir ihanete kurban giderek öldürülmesi Ali Kuşçu'yu can evinden vuran bir olaydı.
Ali Kuşçu bu olayla çok kırıldı. Çoluk çocuğunu toparlayıp Tebriz'e geldi. Uzun Hasan kendisine o kadar saygı gösterdi ki Konstantiniye Fâtih'i bir devri kapayıp yenisini açan genç cihangirle ihtilâfında aracılık etmesini istedi. Genç Fâtih'in de bilgin olduğunu bilginlere büyük saygı gösterdiğini biliyordu. İstanbul'da olup bitenler kuş kanadıyla Tebriz'e ulaşıyordu. Şiîlerin casusları ve habercileri yalnız padişahın savaş niyetlerine ve hazırlıklarına dair haberler ulaştırmakla kalmıyorlardı.
Bunun üzerine Ali Kuşçu kendisine bunca itibar eden Uzun Hasan'ın dileğini kırmayarak yol hazırlıklarını tamamladı. Semerkant'ta Kızıl Elma olarak bilinen eski Bizantium'a ulaştı. Haberciler; onun geleceğini daha önceden saraya uçurmuşlardı. Huzura kabul edildiği zaman Osmanlı hükümdarından beklemediği kadar iltifat gördü. Çünkü kendisinden önce eserleri İstanbul'ca biliniyordu. Uluğ Bey Rasathanesi'ndeki çalışmalarından Semerkant'a aylarca uzak bulunan İstanbul'daki hükümdarın haberi vardı.
Osmanlı tahtında oturan II. Mehmet (Fatih) gayet dikkatli bilgili uyanık bir padişahtı. Âdet olan merasimle Uzun Hasan'ın elçisini kabul etmiş dileklerini dinlemiş ama hemen geri dönmesine izin vermemişti. Ondan gelip artık batıya kaymış olan ilim merkezlerini aydınlatmasını bilgisiyle İstanbul medreselerinde ilim heveslisi gençleri yetiştirmesini rica etti.
Bu teklif Ali Kuşçu için beklenmedik bir iltifattı. Cefâlı olduğu kadar şefkatli olduğunu da bildiği Fatih'in isteği onun için emir demekti. Ama ahlâkı dürüst bir ilim adamı olduğunu şu sözlerle ispat etti: “Hünkârım izin verirlerse önce Tebriz'e döneyim. Çünkü burada bulunuşumun gerçek sebebi Akkoyunlu Hükümdarı'nın elçisi olmaktır. Elçiye zeval yoktur. Gerektir ki hünkârımın lütûfkâr davetini kabul etmeden önce vazifemi iyi bir sonuca ulaştırdığımı beni gönderen bana güvenmiş olan insana bildireyim...”
Ali Kuşçu'nun bu mazereti Fatih'e son derece akla yakın göründü. Padişah; iki şeye birden sevinmişti: Kuşçu davetini kabul etmişti gelip buradaki ilim öğrencilerini yetiştirecekti. İkincisi ise son derece mert ve ahlâklı bir insandı. Her haliyle medreselerde yetiştireceği gençlere örnek olacaktı. Bu sebeple bir müddet daha misafir ettikten sonra kendisine izin verdi.
Değerli matematik ve astronomi bilgini Ali Kuşçu sözünü tuttu. İki yıl sonra ailesini de alarak Tebriz'den hareket etti. Osmanlı İmparatorluğunun sınırlarından karşılanarak ihtişam içinde İstanbul'a getirildi. Ölümüne kadar da gençleri yetiştirmekle uğraştı. Kuşçu’nun ders vermeye başlamasıyla İstanbul medreselerinde astronomi ve matematik alanında büyük gelişme oldu.
Ali Kuşçu’nun İstanbul’a gelişi önemlidir; çünkü o zamana kadar İstanbul’da astronomi ile uğraşan güçlü bir bilgin yoktu. Ali Kuşçu Osmanlılar arasında astronomi bilimini yaydı.
Ali Kuşçu'nun hepsi de birbirinden değerli pek çok eseri vardır: Bunların başında Risâle fi'l-Hey'e (Astronomi Risalesi) gelir. Bu nefis bir astronomi kitabıdır. Ali Kuşçu bu eseri Farsça yazmış sonra bazı eklemelerle Arapça'ya çevirmiştir. Fatih Sultan Mehmet'e Arapça olan nüshayı sunmuştur. Uluğ Bey'in yıldız hareketlerini inceleyen Zîç adlı eserini de yorumlamış ve genişletmiştir. Ayrıca Risâle fi’l-Fethiye (Fetih Risalesi) Risâle fi’l-Hesâb (Matematik Risalesi) bilinen eserlerindendir.

Ali Kuşçu 1474’te İstanbul’da vefat etti.

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 22-11-2011, 09:26   #3 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

15. yüzyılda yaşamış olan önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur'un (1369-1405) torunu olan Uluğ Bey'in (1394-1449) doğancıbaşısı idi. "Kuşçu" lakabı buradan gelmektedir.

Ali Kuşçu Semerkand'da doğmuş ve burada yetişmiştir. Burada bulunduğu sıralarda Uluğ Bey de dahil olmak üzere Kadızâde-i Rûmi (1337-1420) ve Gıyâsüddin Cemşid el-Kâşi (?-1429) gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır.

Ali Kuşçu bir ara öğrenimini tamamlamak amacı ile Uluğ Bey'den habersiz Kirman'a gitmiş ve orada yazdığı Hall el-Eşkâl el-Kamer adlı risalesi ile geri dönmüştür. Dönüşünde risaleyi Uluğ Bey'e armağan etmiş ve Ali Kuşçu'nun kendisinden izin almadan Kirman'a gitmesine kızan Uluğ Bey risaleyi okuduktan sonra onu takdir etmiştir.

Ali Kuşçu Semerkand'a dönüşünden sonra Semerkand Gözlemevi'nin müdürü olan Kadızâde-i Rûmi'nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiş ve Uluğ Bey Zici'nin tamamlanmasına yardımcı olmuştur. Ancak Uluğ Bey'in ölümü üzerine Ali Kuşçu Semerkand'dan ayrılmış ve Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacı ile Fatih'e elçi olarak gönderilmiştir.

Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını biraraya toplamak olduğunu bilen Fatih Ali Kuşçu'ya İstanbul'da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu bunun üzerine Tebriz'e dönerek elçilik görevini tamamlar ve tekrar İstanbul'a geri döner. İstanbul'a dönüşünde Ali Kuşçu Fatih tarafından görevlendirilen bir heyet tarafından sınırda karşılanır. Kendisi için ayrıca karşılama töreni yapılır. Ali Kuşçu'yu karşılayanlar arasında zamanın ulemâsı İstanbul kadısı Hocazâde Müslihü'd-Din Mustafa ve diğer bilim adamları da vardır.

İstanbul'a gelen Ali Kuşçu'ya 200 altın maaş bağlanır ve Ayasofya'ya müderris olarak atanır. Ali Kuşçu burada Fatih Külliyesi'nin programlarını hazırlamış astronomi ve matematik dersleri vermiştir.

Ayrıca İstanbul'un enlem ve boylamını ölçmüş ve çeşitli Güneş saatleri de yapmıştır. Ali Kuşçu'nun medreselerde matematik derslerinin okutulmasında önemli rolü olmuştur. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafında da izlenmiştir. Ayrıca dönemin matematikçilerinden Sinan Paşa da öğrencilerinden Molla Lütfi aracılığı ile Ali Kuşçu'nun derslerini takip etmiştir. Nitekim etkisi 16. yüzyılda ürünlerini verecektir.

Ali Kuşçu'nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi Otlukbeli Savaşı sırasında bitirilip zaferden sonra Fatih'e sunulduğu için "Fethiye" adı verilen astronomi kitabıdır. Eser üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gezegenlerin küreleri ele alınmakta ve gezegenlerin hareketlerinden bahsedilmektedir. İkinci bölüm Yer'in şekli ve yedi iklim üzerinedir. Son bölümde ise Ali Kuşçu Yer'e ilişkin ölçüleri ve gezegenlerin uzaklıklarını vermektedir.

Döneminde hayli etkin olmuş olan bu astronomi eseri küçük bir elkitabı niteliğindedir ve yeni bulgular ortaya koymaktan çok medreselerde astronomi öğretimi için yazılmıştır. Ali Kuşçu'nun diğer önemli eseri ise Fatih'in adına atfen Muhammediye adını verdiği matematik kitabıdır.

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ali Kuşçunun Hayatı ve Matematiğe Katkıları

Ali Kuşçunun Hayatı ve Matematiğe Katkıları konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Edebiyatın Topluma Katkıları Nelerdir?-Edebiyatın Topluma Katkıları Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 1 04-01-2014 09:42
Dengeli Beslenmenin Spora Katkıları elif Spor ve Egzersiz 1 08-12-2012 05:13
Atatürkün Türk Basınına Katkıları elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 11:04
Türklerin Bilime Katkıları Nelerdir? elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 12:12
Aşk hayatı değil iş hayatı iyi olacak! Bakimli Bayan Sabah Magazin 0 04-08-2008 02:05

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:29 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats