bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 26-11-2011, 06:06   #1 (permalink)
seksi
Avatar Yok
 
Face20 Atatürkçü düşünce sistemi ne demektir?

Atatürkçü düşünce sistemi ne demek ?


 

Alt 26-11-2011, 06:31   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Atatürkçülük ve Atatürkçü Düşünce Sistemi

Atatürk'ün dünya görüşünün temelinde "muasır medeniyet" dediği Batı Medeniyeti ana fikri yatmaktadır. Atatürk de aslında Doğulu ve İslami bir toplum olan Türk Toplumu için Tanzimattan beri yenilenme ve kurtuluş yolu olduğuna inanılan Batıya yönelme hareketine inanmıştır. Fakat onun Batıcılığı Tanzimat ve Meşrutiyet devirlerinin Batıcılığı gibi tavizci değil mutak ve radikaldir. Bu sebeple bütüncü ve samimidir.

Atatürk 10 Ekim 1923 de Fransız yazarı Maurice Pernot ya verdiği bir demeçte şöyle söylemiştir: "Türklerin asırlardan beri takip ettiği hareket devamlı bir istikamet muhafaza etti. Biz daima şarktan Garba doğru yürüdük... Memleketimizi asrileştirmek istiyoruz. Bütün mesaimiz Türkiye'de asri binaenaleyh garbi bir hükümet vücuda getirmektir. Medeniyete girmek arzu edipte garba yönelmemiş olan millet hangisidir ?" diyordu.
Atatürk'ün Batıcılığı radikaldi. Gerçekten Atatürk Tanzimat'dan beri gelen Batıcılığın yarattığı ikiliği mesela okulun yanında medrese adliye mahkemeleri yanında şeriye mahkemeleri şalvarın yanında pantolon ikiliğini reddetmiştir. Batı medeniyetini bölünmez bir bütün olarak almış yalnız teknikte bilim ve felsefede değil edebiyatta güzel sanatlarda hukukta duyuş düşünüş ve yaşayışda da Batılı olmak gerektiğine inanmıştır.

Atatürk'ün dünya görüşünün radikal olması ve bu sebeple kültürle medeniyeti birbirinden ayırmaya imkan vermez görünmesi onun gerçeğini tam yansıtmaz. Atatürk'ün kültürle yapmak istediği batılılaşma yönündeki devrimi sadece Batının metodunu kalıplarını ve özellikle batılı düşünüş tarzını getirmektir. Çünkü Türk toplumunun geri kalmasındaki en büyük sebebin kültür ikiliği olduğuna inanmakta tanzimat batıcılığının ister istemez meydana getirdiği bu ikiliğe son vermek Batılı zihniyette ve şekiller altında milli bir kültür yaratmak istiyor aydınla halkın bu kültürle kaynaşmasını istiyordu. Milletine "Ne mutlu Türküm diyene!" haykırısı ile seslenen bir insanın başka türlü düşünmesine imkan yoktur. 1934 de şöyle söylüyordu: "Bir artık grabliyiz. Eski dünyaya hakim eski medeniyetimizle sadece övünerek değil bütün zincirleri kırarak son asır medeniyetinin gittiği yollardan yürüyerek bu seviyenin de üstüne çıkmağa çalışacağız" diyordu. Cumhuriyetin 10. yıldönümü münasebetiyle söylediği tarihi nutuk onun Batı uygarcılığının en içten gelen en azimli ifadesidir.

Atatürk yeni devrimlerin korunması ve sürdürülmesi için aydınlara güvenmiştir. "Millet iradesi ile milleti temsil edenler münevverler olacaktır. Bunlar yaptığımız veya yapacağımız kanunlarla inkilaplarımızı gerçekleştirecek ve muasır medeniyet seviyesine ulaştıracaklardır." diyordu. Böylece her zaman ve her toplumda geçerli olan bir gerçeği yani toplumlarda aydınların daima yol gösterici rolünü oynamak durumunda bulundukları gerçeğini açıklıyordu.

Yine 10. yıl nutkunda Cumhuriyeti gençliğe emanet ederken Türk gençliğine olan güvenini ortaya koyan Atatürk devrimlerin bekçiliğinde de Türk gençliğine güvenmiştir. Bu nedenle her yurtsever ve gerçek aydın Türk Atatürkçülük önce kendini yetiştirirek batı medeniyeti seviyesine ulaşmaktır. Bu ilk görev olan devrimlerin bekçiliği için vazgeçilmez şarttır.
Bu itibarla Atatürk'ün dünya görüşü medeniyet değiştirme yönünden daha ziyade mutlak kültür değişmesi yönünden ise daha ziyade nisbidir. Çünkü medeniyet daha ziyade milletlerarası maddi ve manevi değerler manzumesi olduğu halde kültür milletlerarası etkilere kapalı olmamakla birlikte daha ziyade milli değerler bütünüdür.

Milli dava kişiliğinin devamıdır. Atatürk'ün tarih tezi dilde sadeleşme istemesi ve kültür alanındaki bilinen diğer devrimci reformları Batı potası içinde Batı etkisine açık bir milli kültür yaratmak içindir.
Netice olarak Atatürk'ün dünya görüşünün büyük niteliği bir doğma olmaması realist ve prağmatik olmasıdır. Bu sebeple Atatürkçülük faşizm ve Komünizm gibi doğmatik ideolojileri red eder onların maskesi ve kalkanı olarak kullanılamaz.

Atatürk'ün dünya görüşünün realist ve pragmatik yani faydaya ve eyleme dönük bir dünya görüşü olması onun esnek bir dünya görüşü olmasını başka bir deyimle yeni şartlara uymayı kabul etmesini gerektirir. Fakat onun canlılığını ve devamlılığını sağlayan bu realist ve pragmatik olma niteliğinin yani esnekliğinin bir sınırı vardır. Bu sınır ise Batı medeniyetini meydana getiren duyuş düşünüş ve yaşayış tarzını onun hukuki siyasi ve ahlaki temel ilkelerini kesinlikle ret eden komünist ve fasist ideolojilerdir. Zira bu ideolojiler aslında Batının insanlığa kazandırdığı her çeşit vasıtadan faydalanmakla beraber ona ters düşen hatta onu spıtiralist ve hüriyetçi düsünce sistemi ve insan kavramı yönünden inkar eden ideolojilerdir.

ATATÜRKÇÜLÜĞÜN NİTELİKLERİ NELERDİR?

Atatürkçülük Türk milletinin ihtiyaçlarından doğan toplum hayatına yön veren gerçekçi ve millî bir sistemdir. İlerlemeye ve yenileşmeye açıktır. Atatürkçülük çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmadır. Atatürkçülük Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasî kurumlar kurarak modern toplum olma demektir.

Atatürkçülüğün temelinde millî kültür vardır. Millî kültür millî bir dünya görüşü olmasına rağmen evrensel özellikler de taşır. Atatürk'ün yapmış olduğu kurtuluş mücadelesi mazlum milletlerin kurtuluş ümidi olmuştur. Atatürkçülük hiçbir milleti sömürmeyi ve bağımsızlığını ortadan kaldırmayı amaçlamamıştır. Tüm insanlığın barış ve huzur içinde yaşamasını hedeflemiştir. Atatürk'ün başlattığı bağımsızlık mücadelesi ile birlikte diğer sömürge milletler de Atatürk'ün önderliğinde verilen Türk bağımsızlık savaşını örnek almışlardır.

Atatürkçülüğü oluşturan ilkeler birbirini tamamlayan bütünün parçaları gibidir. Cumhuriyetçilik milliyetçilik ve halkçılık birbirinden ayrı düşünülemez. Cumhuriyetçilik ilkesi Atatürk'ün devlet anlayışının temellerinden birini oluşturan millî egemenlik ilkesinin doğal bir sonucudur. Atatürk milliyetçiliği hürriyet ve insan şahsiyetine değer veren eşitlik fikrine dayanır. Halkçılık ise milliyetçilik fikrinin bir sonucu olarak bütün fertlerin eşit hak yetki ve sorumluluklara sahip olmasını öngörür. Ayrı ayrı ele alınırlarsa tam olarak anlaşılmazlar. Lâiklik modern toplum düzeninin oluşmasını sağlayan en önemli ilkedir. İnkılâpçılık bunların toplumda yaygınlaştırılıp kökleşmesini sağlar.

Çağdaş medeniyet düzeyine ulaşmayı amaçlayan Atatürkçü Düşünce Sistemi akılcı ve bilimcidir. Ülke bütünlüğünün korunması için millî birlik ve beraberliğe önem verir. İnsan hak ve hürriyetlerine saygılıdır. Atatürk'ün "her ilerlemenin ve kurtuluşun anası hürriyettir" sözü bunu çok güzel açıklar. Dünyadaki milletlerin mutluluğu birbirlerinin haklarına saygılı olmaları ile mümkündür. Dünya barışı ancak bu şekilde korunur.


ATATÜRK'ÜN DÜŞÜNCE SİSTEMİNİ OLUŞTURMASINA NEDEN OLAN ETKENLER NELERDİR?

Atatürkçü Düşünce Sistemi'nin oluşumunda Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki olaylar Atatürk'ün yetiştiği ortam bazı düşünürlerin fikirleri ve dünyadaki demokratikleşme hareketleri gibi faktörler rol oynamıştır.
Türklerin tarih boyunca kurdukları en büyük devletlerden biri olan Osmanlı Devleti'nin çöküşü yapılan ıslahatlara rağmen durdurulamamıştı. Fransız İhtilâli ile yayılmaya başlayan milliyetçilik fikri bu parçalanmayı hızlandırdı. Türkleri Avrupa'dan ve Anadolu'dan çıkarmak isteyen İngiltere Fransa Avusturya ve Rusya milliyetçilik fikrini Osmanlı Devleti'ni yıkmak için kullandılar. Önce Balkanlar'da Yunanlılar ve Sırplar ayaklanıp Osmanlı Devleti'nden ayrıldılar. Rusların kışkırtmalarıyla Ermeniler de Doğu Anadolu'da ayaklanmaya başladılar. Diğer taraftan İngilizler Doğu Akdeniz'de söz sahibi olabilmek için 1882'de Mısır'ı işgal ettiler.

Devletin ekonomik durumu da perişan bir vaziyetteydi. Kapitülâsyonların etkisiyle ülke Avrupa devletlerinin açık pazarı hâline gelmiş yerli sanayi kurulamamıştı. Sık sık yapılan ve yenilgiyle sonuçlanan savaşlar ekonomiyi çökerten bir başka sebepti. Dışarıdan alınan borçlar ödenemediği için alacaklı devletler Osmanlı Devleti'nin gelirlerine el koymuşlardı.
Devletin hızla parçalanmaya doğru gittiğini gören aydınlar padişahın yetkilerinin sınırlandırıldığı bir yönetim şekli kurulursa kurtulmanın mümkün olabileceğini ileri sürmeye başladılar. Aydınların zorlamasıyla 1876 yılında Birinci Meşrutiyet ilân edildi. Birinci Meşrutiyet Dönemi uzun sürmedi. 1878'de meşrutiyet yönetimine son verildi. 1908'de İkinci Meşrutiyet ilân edildi.

Mustafa Kemal Atatürk işte bu olayların yaşandığı bir ortamda doğup büyüdü. Askerî okulda okuduğu sırada pek çok kitap okuyup dünyada meydana gelen siyasî ekonomik sosyal kültürel ve bilimsel gelişmeleri izledi. Ayrıca zamanın en önemli dili olan Fransızca'yı öğrendi. Osmanlı Devleti'nin karşı karşıya bulunduğu siyasî ekonomik sosyal kültürel ve askerî sorunlarla yakından ilgilendi.

Birinci Dünya Savaşı sonunda Osmanlı Devleti yıkılırken Türk milletinin kurtuluşu için mantıklı bir yol bulunması gerekiyordu. Bu yol Türk milletinin hür ve bağımsız bir şekilde yaşayabilmesi için yeni bir devletin kurulması idi. Çünkü milletlerin bağımsız yaşamaları devlet kurmakla mümkündü. Başta Ziya Gökalp olmak üzere bazı aydınlar tarafından savunulan Türkçülük fikri Mustafa Kemal'i büyük ölçüde etkiledi.

Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra başlatılan ölüm kalım savaşı Türkçülük fikrinin ürünüdür. "Ya istiklâl ya ölüm." parolasıyla başlatılan Millî Mücadele millî egemenliğe dayalı bir devlet kurmayı amaçlıyordu. Tarih boyunca büyük devletler kuran Türk milletinin bağımsızlığına kavuşturulması onun en büyük ülküsü idi. Atatürk gücünü tarih boyunca bağımsız yaşamayı ilke edinmiş olan Türk milletinden aldı.

Milletimizi benliğine ve egemenliğine kavuşturarak demokratik bir düzen içinde çağdaşlaşmasını sağlayan Atatürkçü Düşünce Sistemi; çeşitli olayların akıl yoluyla değerlendirilmesi ve tarih bilinciyle yorumlanmasıyla oluşmuştur.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 27-11-2011, 10:03   #3 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

cumhuriyet öncesi okullar ile cumhuriyet sonrası okulları arasındaki fark nedir ? açıklarmısınız


 




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Atatürkçü düşünce sistemi ne demektir?

Atatürkçü düşünce sistemi ne demektir? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: atatürkçü düşünce sistemi nedir, atatürkçü düşünce sistemi vikipedi, atatürkçü düşünce sistemi, ya istiklal ya ölüm hangi fikrin ürünüdür, ya istiklal ya ölüm parolasıyla başlatılan milli mücadele hangi fikrin ürünüdür, atatürkçü düşünce sistemini açıklayınız, ya istiklal ya ölüm parolasıyla başlatılan milli mücadele, atatürkçülük nedir vikipedi, atatürkün düşünce sistemi nedir, atatürkçü düşünce sistemi açıklayınız, atatürkçü düşünce sistemi nedir vikipedi, atatürkçü düşünme sistemi nedir, atatürkçü düşünce sistemi ne demektir, ataturkcu dusunce sistemini aciklayiniz, atatürkün düşünce sistemini açıklayınız,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Atatürkçü Düşünce Sistemi Nedir? elif Tarih 34 26-11-2016 07:26
Düşünce Yazıları Nelerdir?-Düşünce Yazıları Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 44 21-10-2015 09:52
Atatürkçü Düşünce Sisteminde Milli Güç Unsurları Nelerdir? elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 02:33
Doğuştan Gelen Bağışıklık Sistemi İle Edinilmiş Bağışıklık Sistemi Arasındaki Farklar elif Sağlığımız 0 14-03-2011 04:29
Düşünce Özgürlüğü Nedir? Türkiye'de Düşünce Özgürlüğü Я Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-10-2010 11:29

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats