bakimliyiz
Konu etiketleri: nene hatunun hayatı, nene hatun un hayatı, nene hatun hayatı, nene hatunun hayatı kısaca, nene hatun hayatı kısaca, nene hatunun kısaca hayatı, nene hatun un kısaca hayatı, nene hatun kısaca hayatı, ninehatununhayatı, nene hatun kimdir, nene hatun hayatı kısa, kara hatunun hayat, nine hatun kimdir, nine hatun kısaca hayatı, nene hatunun kısa hayatı,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 08-12-2011, 08:58   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Face11 Nene Hatunun hayatı

nene hatunun hayatının son cümlesi nerde

 

Alt 08-12-2011, 12:54   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Nene Hatun'un Hayatı



1857 yılında Erzurum'da doğdu. Türk-Rus Harbi'nin kanlı ve karanlık günleriydi. 1877 yılı Kasım ayının 7'sini 8'ine bağlayan gece civarda bulunan iki Ermeni köyünden gizlice harekete geçen kalabalık bir çete sinsi sinsi yaklaşıp Erzurum'un meşhur Aziziye Tabyası'na girmeyi başarmıştı. Tabyayı savunan bir avuç Türk askeri derin uykuda idi. Yataklarında bastırıldılar ve uykuda kılıçtan geçirildiler. Arkadan gelen Rus kuvvetleri de hiç bir direnme görmeden Aziziye Tabyası'na yerleşti.

Bu baskından yaralı olarak kurtulan bir asker koşa koşa Erzurum'a varıp kara haberi yetiştirdi. Minarelerden sabah ezanı yerine "Moskof Aziziye'ye girdi!" sesleri yükselmeye başladı. Bir anda bütün Erzurum duydu bu kara haberi. Ve bir anda bütün Erzurum ayağa kalktı. Tüfeği olan tüfeğini kaptı olmayan eline ne geçirdi ise tırpan kazma kürek sopayı alıp sokaklara döküldü. Erkekli kadınlı bütün Erzurum halkı Aziziye'ye doğru koşmaya başladı.

Şehrin kenar bir mahallesindeki mütevazi bir evde oturan taze bir gelin vardı. Bir gün evvel ağabeyi Hasan cepheden ağır yaralı olarak eve getirilmiş ve bir kaç saat önce ruhunu teslim etmişti. Kocası cephede idi. Minarelerden yükselen "Moskof Aziziye'ye girdi" seslerine seferber olup koşanların uğultuları karışıyordu. Nene Hatun bu kara haberi duymuş gibi hemen ağlamaya başlayan üç aylık bebeğini emzirip uyuttu. Usulca onu beşiğine bıraktı ve heyecan dolu bir sesle:
- Seni bana Allah verdi ben de seni Allah'a emanet ediyorum yavrum diye mırıldandı.
Sonra şehit kardeşinin döşeğine seğirtti. Ölüyü alnından öptü:
- Seni öldüreni öldüreceğim ben de dedi kin dolu bir sesle.
Ve masanın üzerinden satırı kapmasıyla kapıdan dışarı fırlaması bir oldu. O da çılgınca Aziziye'ye doğru koşmakta olan kadınlı erkekli taşlı sopalı kalabalığın arasına karıştı.

Bütün Erzurum o dadaşlar diyarı şahlanmştı. Erzurum halkı bir sel gibi akıyordu canından aziz saydığı Aziziye Tabyası'na doğru.
Aziziye'ye yerleşmiş olan Moskof tabyaya yaklaşmakta olanlara karşı yaylım ateşine geçince bir hayli Erzurumlu kırıldı. Onların kırılışını görmek ayakta kalabileni büsbütün şahlandırmış ve tabyanın demir kapılarına gülle gibi yüklenen kalabalık bir anda içeri doluvermişti. Demir kapılar bile dayanamamıştı bu olağanüstü iman karşısında.

Aziziye'de boğaz boğaza kanlı bir dövüş başladı. Balta tırpan kazma ve sopası olmayan pençeleriyle Moskofun gırtlağına yapışıyordu. O toplu tüfekli ordu tam bir bozguna uğramıştı bu şahlanış karşısında. Türk demeye dili dönmeyen Moskof askerleri Osmanlı'yı da kısaltıp sadece "Osman"a çevirmişlerdi. Başı dara gelen "Osman teslim" deyip canını kurtarmaya bakıyordu.

Başka bir zaman olsaydı Türkün merhameti galebe çalardı belki. Fakat bu zaman diğer zamanlardan çok farklıydı. Aziziye'nin dışında ve içinde kadınlı ihtiyarlı çocuklu yüzlerce Erzurumlu kanlar içinde yatıyordu. Onlara ateş açanlar acımışlar mıydı? Ne "Osman" dinleyen oldu ne de "Teslim"e kulak asan... Taze gelin de elinde satırı karşısına çıkan Moskof'un kafasına suratına indiriyordu. Şehit düşen ağabeyisinin acısını bin Moskof'u öldürse içine atamazdı...

2.000'e yakın Moskof askeri öldürülmüş ve Aziziye kurtarılmıştı. Düşmanın geri kalan kısmı selameti atlarına atlayıp kaçmakta bulmuştu. Onları takip etmek için Erzurumlu'nun atı yoktu. Fakat kaçan atlıyı kovalayan yayalar yine de onu yakalayıp haklamayı biliyordu.

Yaralılar arasında taze gelin de vardı. Elinde satırı ile döğüşürken aldığı bir yaranın etkisiyle o da kanlar içinde yere yıkılmıştı. Fakat yaralı olarak baygın bulunduğu zaman dahi elindeki kanlı satırını sıkı sıkıya kavramış bırakmıyordu hırs dolu pençelerinin arasından...

Adı Nene idi taze gelinin. O günden sonra o da bütün Erzurum'un tanıyıp saydığı kişiler arasına katıldı. Doksan sekiz yıllık ömrü boyunca bütün Erzurumlulara Moskof'un Aziziye'de nasıl tepelenişini anlattı. Fakat kendinden bir kaç kelime ile bahsetti.

Ölümünden bir yıl önce kendisini ziyaret eden NATO Başkomutanına "Ben o zaman gereken şeyi yapmıştım. Bugün de gerekirse aynı şeyi yaparım" demiş ve Amerikalı generali kendine hayran bırakmıştı.

1955 yılında "Yılın Annesi" seçildikten sonra 22 Mayıs 1955 günü Erzurum'da zatürreden vefat etti.
Bir kahramanlık sembolü olarak tanındı. Ömrünün son demlerini "Üçüncü Ordu'nun Annesi" olarak geçirdi.

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Nene Hatunun hayatı

Nene Hatunun hayatı konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Nene Hatun Kimdir ? Я Dünyayı Değiştiren Kadınlar 93 04-03-2014 06:57
Hayatı Kokla nimlahza Aşk, Sevgi Köşesi & Aşk Hikayeleri 0 02-01-2010 09:11
Nene Hatun zehra35 Dünyayı Değiştiren Kadınlar 2 14-09-2008 10:50
Aşk hayatı değil iş hayatı iyi olacak! Bakimli Bayan Sabah Magazin 0 04-08-2008 02:05
Nene Hatun Tabyalar Erzurum Bkmlyz M.Kemal Atatürk Fotoğraf Albümü ve Videoları 0 17-05-2008 04:18

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:33 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats