bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 13-12-2011, 08:06   #1 (permalink)
Kayıtsız Üye
Avatar Yok
 
Ifade Atatürk'ün Türk Tarihi Hakkındaki Düşünceleri Nelerdir?

Türk Tarihi hakkında Atatürk'ün düşünceleri nelerdi?


 

Alt 13-12-2011, 08:29   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Atatürk'ün Türk Tarihi Hakkındaki Düşünceleri

Türk Hun İmparatorluğu Teoman Ve Mete Hakkındaki Düşünceleri:
Büyük Hun İmparatorluğunun bizce malum olan hakanı Teoman’dır.Teoman (m.s.) 13.yy. başında yaşamış büyük bir kahramandır.Çinliler bu kahramanın Çin’de İmpa -ratorluk kurmuş büyük Türk hakanlarının neslinden geldiğini iddia ederler.Teoman’ın oğlu Mete de büyük bir hakandır.Odoğuda Kadırgan dağlarından batıda Hazar Denizi-ne kadarkuzeyde Sibirya’dan güneyde Himalaya eteklerine kadar Büyük Hun İmpa-ratorluğunu genişletti.Çin’i birçok seferde mağlup etmiş ve Çin İmparatorunu sığındığı kalede kuşatmıştır.
Bence Mete çok büyük bir kumandandır.Fakat düşünülürse Teoman ondan daha büyüktür çünkü herşeyi hazırlayan odur.

Osmanlı Devleti’nin Kudreti Hakkındaki Düşünceleri:
Milletimiz ufak bir aşiretten;anavatanda müstakil bir devlet tesis ettikten başka garb aleminedüşman içine girdi ve orada azim müşkilat içinde bir imparatorluk vucuda getirdi.Ve bunu.bu imparatorluğu altı yüz yıldanberi tam bir heybet ve azametle devam ettirdi.Buna muvaffak olan bir devlet elbette yüksek siyasi ve idari niteliklere sahiptir.
Böyle bir vaziyet yalnız kılıç kuvvetiyle meydana gelemezdi.Cihanın malumudur ki Os-manlı Devleti pek geniş olan ülkesinin bir hududundan diğer bir hududuna ordusunu büyük bir süratle ve tamamen mücehhez olarak naklederdi.Ve bu orduyu aylarca hatta yıllarca iyi besler ve idare ederdi.Böyle bir hareket yalnız ordu teşkilatının değil devletin tüm kademelerinin fevkalade mükemmeliyetini ve kendilerinin ne kadar kabi-liyetli olduğunu gösterir.

Osmanlı Devleti’nin Çöküş Sebepleri Hakkındaki Düşünceleri:
Tarihimizle müsbettir kişimdiye kadar nihayetsiz zaferler elde etmişizdir.Tarihimiz bir çok parlak muzafferiyetler kaydeder.Fakat zaferle beraber herşey bırakılmış ve semerelerini toplamağı ecdadımız ihmal etmiştir.

I.Dünya Savaşı Ve Türkiye Hakkındaki Düşünceleri:
TürkiyeUmumi Harbe girmeye mecburduve mevcut dünya dengesine göre bu giriş şeklide olandan ve görülenden başka türlü olamazdı.Belki harbe giriş zamanıbelki kuvvetlerini kullanış tarzıhulasa bir sürü teferruat tenkit olunabilir.Fakat esasa diye-cek yoktur.Türkiye harbe girerdi ve böyle girerdi.

Mondros Antlaşması Hakkındaki Düşünceleri:
Mondros AntlaşmasıOsmanlı Devleti’nin ve müttefikleriyle beraber sürüklendiği mağlubiyetin yüz kızartıcı bir neticesidir.O antlaşma hükümleridir kiTürk topraklarını yabancıların işgaline sunulmuştur.O antlaşmada kabul edilen şeylerdir kiSevr Antlaş-ması hükümlerinin de kolayca kabul ettirilebilmesi fikri yabancılara gayet makul ve mümkün gösterildi.

Türk Tarihine Verilen Önemin Sebepleri Hakkındaki Düşünceleri:
Büyük devletler kuran ecdadımız büyükşümullü medeniyetlere de sahip olmuştur. Bunu aramak tektik etmekTürklüğe ve cihana bildirmek bizler için vazifedir.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.
Eğer bir millet büyükse kendisini tanımakla daha büyük olur.

Türk Çocukları Ve Milli Tarih Hakkındaki Düşünceleri:
Türk çocuklarında kabiliyet her milletinkinden üstündür.Türk kabiliyet ve kudret-inintarihteki başaıları meydana çıktıkça büsbütün Türk çocukları kendileri için lazım gelen hamle kaynağını o tarihte bulabileceklerdir.Bu tarihten Türk çocukları bağımsız-lık fikrini kazanacaklaro büyük başarıları düşüneceklerharikalar yaratan adamları öğreneceklerkendilerinin aynı kandan olduklarını düşünecekler ve bu kabiliyetle kim-seye boyun eğmeyecekler.

Milli Tarih Ve Milli Şuur Hakkındaki Düşünceleri:
Biz Balkanları niçin kaybettik biliyor musunuz?Bunun tek bir sebebi vardır. Bu da
Slav araştırma cemiyetlerinin kurduğu Dil Kurumlarıdırbizim içimizdeki insanların mil-li tarihlerini yazıp milli şuurlarını uyandırdığı zaman biz Balkanlardan Trakya hududuna çekildik.

Türk Tarihinin Yazılması Arzusu Hakkındaki Düşünceleri:
Ben fani bir insanımbir gün öleceğim.Büyüklüğüne ve üstün kabiliyetlerine inan-dığım Türk ulusunun gerçek tarihinin yazılmasını sağlığımda görmek istiyorum.Onun için bu toplantılarda kendimden geçiyorherşeyi unutuyorsizi yoruyorum.
-Beni Affedin!-

Yıldırım Beyazıt Hakkındaki Düşünceleri:
Birgün ressamlar kahramanlık simasını kaybederlerse alsınlar Yıldırım’ı çizsinler.

Timur Han Hakkındaki Düşünceleri:
Ben Timur zamanında olsaydımonun yaptığını yapabilir mi idim?Onu bilemem fa-kat o benim zamanımda olsa idi belki de benden daha iyisini yapabilirdi.

Mevlana Hakkındaki Düşünceleri:
Mevlana büyük adamdıbüyük adamdı!

Enver Paşa Hakkındaki Düşünceleri:
Enver Paşa herhalde zamanın en kuvvetli adamlarından olması gerekir.Bunun aksini iddia edecek hiçbir vesika elimizde yok.Tersine kuvvetini gösterecek bir vesika vardır kio da Enver Paşa’ya mevkide iken kimsenin karşı gelememiş ve ancak o memleketi terk ettikten sonra bir takım insanların on abaş kaldırmış olmasıdır.Böyle bir şahsın kuvvetli olmadığını söylemek lüzumsuz ve mamasız bir iddia sayılmaz mı?
Ben ömrümde ve askerlik hayatımda hibir zaman Enver Paşa ile yakından bir işbirliği yapmadım ki bundan osnra böyle bir iştirak peşinde koşayım.

Alemdar Ve Mustafa Reşit Paşa Hakkındaki Düşünceleri:
Alemdar Mustafa Paşa ile Mustafa Reşit Paşa’yı severimfakat Alemdar’ın biraz kültürü olsa idi Cumhuriyet rejimini getirirdi.Mustafa Reşit Paşa’nın kültürü ile Alemdar’ın kudreti birleştirilse idi ben tarihe başka bir görev ile gelirdim.

Cemal Paşa Hakkındaki Düşünceleri:
Yazık; Değerli bir adamı kaybetti;Buraya gelebilmiş olsaydı ben onu görevlendirirdim.Anadolunun imarında ondan istifade edebilirdik.Fazla gösteriş ve jest o zavallıyı hiçine kurban etti.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 13-12-2011, 08:30   #3 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Atatürk’ün Türk Tarihi Hakkındaki Düşünceleri

Tarih toplumların ve olayların değişkenliklerine uyarak sürekli değişen bir bilim dalıdır. Özellikle büyük inkılâplar büyük felaketler ve buhranlar tarih ilminin ilerlemesi ve tarih görüşünün değişmesine sebep olurlar (Kodaman 1982:3). Millî Mücadele döneminde Türk Milleti de büyük felaketlerle karşılaşmış ve sıkıntılar çekmişti.

Millî Mücadelenin başarıyla tamamlanmasından sonra Atatürk sıranın Türk Milletini muasır medeniyetler seviyesine ulaştıracak inkılâplara geldiğini düşünüyordu. Ona göre gerçekleştirilecek inkılâpların başarıya ulaşabilmesi ve en önemlisi kalıcı olabilmesi ise mevcut tarih anlayışı ve görüşünün değişmesi ile yakından alakalıydı. Çünkü inkılâplar eskiyi yıkarken onun tarihî temellerini en azından sarsıyor yeniyi ortaya koyarken ise çok defa ona tarihî temel ve izah tarzı arıyordu. Bu yüzden cumhuriyet döneminde mazinin yeniden yargılanması ve yazılması gerekiyordu. Böylece gerçekleştirilecek inkılâplar ve konulacak yeni ilkeler açısından tarihe bakılmasına ve yeni sorular sorulmasına zemin hazırlanacaktı (Kodaman 1982:6).

Atatürk “Gelecekte Türk milleti ve devleti ne olacak ve nasıl olacak?” sorusuna büyük önem veriyordu. Bir millet yada devletin gelecekte ne olacağı sorusunun cevabını ancak tarihte ne olduğuna bakarak vermek mümkün olabilirdi. Dolayısıyla bu sorunun cevabı tarihte saklıydı. Türk Milletinin mazide ne olduğunu ve nasıl olduğunu bilmek ise Türk Milletinin tarihini yani millî tarihimizi öğrenmekle mümkün idi. Ancak şimdiye kadar ihtiyaç hissedilmediğinden böyle bir tarih anlayışı mevcut olmamış ve bu yönde bir çalışma da yapılmamıştı.

Halbuki millî bir tarih anlayışına sahip olmanın çeşitli faydaları söz konusu idi. Her şeyden önce cumhuriyetin ilk yılları Türkiye’de millî bir kimlik oluşturma süreci idi (Bilgin 1994:114). Dolayısıyla millî tarih anlayışıyla yeni rejiminin Türkiye’de oluşturmaya çalıştığı; gelenekçiliğe ve medreseye karşı cephe almış her meseleyi fikir açısından objektif olarak ele alabilen ve akılcı özelliklere sahip yeni insan tipinin ( Karpat 1967:51) meydana getirilmesi daha kolay olabilirdi. Bu sebeple konu üzerinde ciddiyetle durulması gerekecek kadar önemliydi.

Atatürk inkılâp nesillerine millî bir bakış açısından ele alınmış tarih anlayışı kazandırabilmek için tarihle meşgul olmak gerektiğini düşünüyordu. Çünkü Osmanlılar daha çok dînî tarih anlayışını benimsediğinden Osmanlı tarihçiliği ananevî İslam tarihini esas alan bir istikamette gelişmişti. Bu sebeple Türk tarihi Selçuklu ve Osmanlı tarihlerinden ibaretmiş gibi ele alınmış dolayısıyla Orta Asya Türk tarihine temas edilmemişti (Kodaman 1982:4).

Tarihle ciddî bir şekilde meşgul olunarak bir çok mevzunun yeniden ele alınması gerektiğini düşünen Atatürk “Biz şimdiye kadar hakikî ilmî müspet manasıyla millî bir devir yaşamadık. Binaenaleyh millî bir tarihe malik olamadık. Bu noktayı biraz izah edebilmiş olmak için hep beraber Osmanlı tarihini hatırlayalım. Osmanlı tarihinde bütün gayretler bütün mesaî milletin arzusu emelleri ve gerçek ihtiyaçları nokta-i nazarından değil belki şunun bunun hususî emellerini ihtiraslarını tatmin nokta-i nazarından vuku bulmuştur.” (Baydar 1973:1 sözleriyle meşgul olunacak tarihin sınırlarını da millî tarih olarak çizmişti.

Zaten bütün medenî milletler bu şekilde bir tarih anlayışı benimsemişler ve tarih ilminde evvela ilim metotlarını kendi toplumlarında tatbik ederek ileri gitmişlerdi. Dolayısıyla Türkiye’de de millî tarih ile ilgili çalışmalara başlanması şarttı. Ancak önce tarihe millî bir vasıf kazandırılması icap ediyordu. Bu şüphesiz tarih ilminin Türk Milletinin meseleleriyle ilgilenmesiyle mümkün olacaktı. Yani tarih ilmi millî tarihe millî kaynaklara ve millî mevzulara yönelecekti.

Atatürk millî tarih çalışmalarının hangi çerçevede hangi mevzuları kapsayacak şekilde ve nasıl sürdürülmesi gerektiği konusuna da açıklık getirmiştir. O bu konuyla ilgili olarak yaptığı bir konuşmada; “…Tetkikat ve tetebbuatımıza zemin olarak alelekser kendi memleketimizi kendi ananelerimizi kendi hususiyetlerimizi ve ihtiyaçlarımızı almalıyız… Bir millet için saadet olan bir şey diğer miller için felaket olabilir. Aynı sebep ve şerait birini mesut ettiği halde diğerini bedbaht edebilir. Onun için bu millete gideceği yolu gösterirken dünyanın her türlü ilminden keşfiyatından terakkiyatından istifade edelim lakin unutmayalım ki asıl temeli kendi içimizden çıkarmak mecburiyetindeyiz. Milletimizin tarihini ruhunu sanatını sahih salim dürüst bir nazarla görmeliyiz…” (Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri 1989:144-145) diyerek aynı zamanda gerçekleştirilecek olan millî tarih çalışmaları hakkındaki arzularını da ortaya koymuştur.

Atatürk’ün istediği manada millî tarih çalışmalarının sürdürülmesi ve Türk Milletinin bir millî tarihe sahip olabilmesi için ortaya koyduğu en önemli görüş ise şüphesiz Türk Tarih Tezi olmuştur.

Atatürk’ün Türk tarihinin bir bütün olarak ele alınıp araştırılarak ortaya konulmasını sağlamak maksadıyla ileri sürdüğü Türk Tarih Tezinin ana hatlarını şu şekilde sıralamak mümkündür:

1. Medeniyetin ilk çıkış yeri Orta Asya’dır

2. Brekisefal ve beyaz ırkın ilk yurdu Orta Asya’dır

3. Türkler brekisefal ve beyaz ırktan olup ana yurtları Orta Asya’dır

4. İlk medeniyetin yaratıcısı Türkler olmuştur

5. Tarih öncesi devirde Orta Asya’da meydana gelen büyük ve uzun süren kuraklık yüzünden bu medeniyet dağılmış ve sahibi olan Türkler de Hind’e Çin’e Mezopotamya’ya Anadolu’ya Kafkasya’ya Balkanlara ve dünyanın diğer yerlerine göç etmişlerdir. Bu göç esnasında gittikleri yerlere medeniyetlerini götürmüşler ve oralardaki toplumlara öğretmişlerdir. Böylece medeniyet dünyaya Türkler tarafından yayılmıştır.

6. Anadolu’nun ilk yerli halkı olan Hititler Orta Asya’dan gelmiş Türkler olup bizim atalarımızdır (Kodaman 1982:11).

Atatürk tarafından ortaya atılan bu tez ile; Türk tarihinin sadece Selçuklu ve Osmanlı tarihlerinden ibaret olmadığı vurgulanarak Türklerin İslamiyet öncesinde de geçmişleri bulunduğu bunun araştırılarak su yüzüne çıkarılması amaçlanmıştır. Bu tarih tezi ile Türklerin İslam öncesi devirlerini anmak maksadıyla eski Türk tarihine önem verilmiş ve İslamiyet’i kabul etmeden önce de çeşitli medeniyetler kurdukları ve kendilerine has millî bir hayat sürdükleri önemle belirtilmiştir (Karpat 1967:53).

Atatürk ortaya koyduğu Türk Tarih Tezinde yer alan bu görüşlerin daha gerçekçi bir yapıya kavuşturulması hususunda da bizzat önderlik etmiştir. O bu çerçevede 23 Nisan 1930 tarihinde toplanmış olan Türk Ocakları VI. kurultayında Türk Ocakları Kanununa; “Türk tarih ve medeniyetini ilmî bir surette tetkik ve tetebbu eylemek vazifesiyle mükellef olmak üzere bir Türk tarih heyeti teşkil eder.” maddesini ekleterek (Orhonlu 1967:27-2 Türk Ocaklarına bağlı Türk Tarihi Tetkik Heyeti adlı bir encümen kurdurmuştur.

Atatürk Türk Ocaklarının 15 Nisan 1931’de kapanması üzerine de hemen harekete geçmiş ve Türk tarihinin araştırılması çalışmalarına ara verilmemesi için aynı tarihte Türk Tarihi Tetkik Cemiyetini 14 Haziran 1935 tarihinde de Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesini kurdurmuştur. Böylelikle ileri sürdüğü görüşlerle birlikte Türk tarihinin ilmî yönden bütün gerçekleriyle ortaya çıkarılmasını sağlamaya çalışmıştır.

3. Atatürk’ün Türk Tarihinin Öğretimi İle İlgili Düşünceleri

Tarih öğretimi ilkokuldan üniversiteye kadar uzanan bir süreçte insanların dolayısıyla toplumların değişim ve gelişimini sağlar. Bu anlamda insan ve toplumun gelişimini amaç edinmiştir (Paykoç 1991:. Tarih öğretiminin bu özelliğinin yanında değişik faydaları da söz konusudur. Bu çerçevede özellikle yeni nesillerin istenilen vasıflarda yetiştirilebilmesi için kendisine sıkça başvurulan bir obje durumundadır.

Günümüzde tarihin hangi amaca hizmet etmek için öğretileceği hususu önemlidir. Bu noktada tarihin; miras olarak ahlakî eğitim için ve günümüz dünyasını anlamak için öğretildiği görülmektedir (Safran 1994:1). Ancak her ülkede tarih öğretiminin kapsam ve hedefi tarih öğretim programlarıyla belirlenir. Bu çerçevede cumhuriyetin ilk yıllarında Türkiye’de de Osmanlı Devleti’nden kalan tarih anlayışı ve tarih kitaplarının yeni nesillerin Türk tarihini tam olarak öğrenmesine imkan vermeyecek nitelikte olması sebebiyle tarih öğretim programları büyük bir ciddiyet ve sorumluluk içerisinde ele alınmıştır (Safran 1993:14). Bunda şüphesiz Atatürk’ün düşünce ve çalışmalarının büyük etkisi vardır.

Türk tarihinin nasıl öğretilmesi gerektiği hususuna büyük önem veren Atatürk bunun millî tarih çerçevesinde olması için de yoğun çaba sarf etmiştir. Bu konudaki çalışmaların bir an önce tamamlanması hususundaki direktifleri neticesinde de 1931 yılında Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti tarafından Atatürk’ün ortaya attığı Türk Tarih Tezinin esasları çerçevesinde okullarda okutulmak üzere dört ciltlik bir tarih kitabı yazılmıştır (Dilaçar 1975:46.

Yazılan bu kitabın okullarda okutulmasıyla yeni nesillerin millî tarih şuuru içerisinde yetiştirilmesini amaçlayan Atatürk bu anlayışla yetiştirilecek olan gelecek kuşakların cumhuriyet ile onun ilke ve inkılâplarına sahip çıkacağını düşünüyordu.

Cumhuriyetin bütün ilke ve inkılâplarıyla ilelebet yaşayabilmesi için kültürel yönden de gerekli çalışmaların yapılmasına gayret eden Atatürk Türk tarihinin millî tarih anlayışına uygun öğretilmesinin buna katkı sağlayacağını düşünüyordu. Bu sebeple Türk tarihinin millî tarih çerçevesinde öğretilmesi gerektiğine dair düşüncelerini açıkça ortaya koymuş ve bunu uygulatmıştır.

kaynak: Yrd.Doç.Dr. Cengiz DÖNMEZ


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Atatürk'ün Türk Tarihi Hakkındaki Düşünceleri Nelerdir?

Atatürk'ün Türk Tarihi Hakkındaki Düşünceleri Nelerdir? konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: atatürk ün türk tarihi ile ilgili düşünceleri, atatürk ün türk tarihi ile ilgili görüşleri, eğer bir gün ressamlar türk ün simasını unuturlarsa yıldırım ı ele alsınlar,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türk Dilinin Tarihi Gelişimi Nasıldır? Türk Dili Nasıl Gelişmiştir? Я Türkçe ve Edebiyat 1 23-11-2013 06:46
Atatürk'ün Türk Müziğinin Gelişmesi İçin Yaptığı Çalışmalar Nelerdir? TheEnd Soru Cevap 6 16-05-2012 06:39
Atatürk'ün Türk çocukları için sözleri nelerdir? elif Eğitim ve Öğretim 0 15-06-2011 04:19
Atatürk'ün Müzik Kültürü Hakkındaki Gçrüsleri Nelerdir? elif Türkçe ve Edebiyat 0 08-12-2010 05:47
Atatürk'ün Türk Birliği... (anı) Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 0 17-05-2008 05:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 05:54 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats