bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 20-02-2012, 10:43   #1 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Dil konulu makale

Dil konulu makale örnekleri

DİLİN ÖNEMİ

İzninizle “Dil” üzerine birkaç cümle sarfetmek isterim. Çünkü “dilimiz geleceğimizdir” olmazsa olmazlarımızdan ve Edebiyatımızın temel taşlarından biridir.

Dil hiç şüphesiz milletimizin tarih sahnesinde var olması geleceğimiz acısından bugün önemli meselelerimiz arasında yer almaktadır. Konunun önemini ifade etme bakımından mevzuyla ilgili bir şeyler söyleyebilmemiz ve yazabilmemiz için aslında dilin mahiyetinin ne olduğuna neleri kapsadığına tarihi süzgeçten geçip günümüze kadar nasıl geldiğine istikbalimiz açısından onun olmazsa olmazımız olup olmadığına bakmamız ve buna göre değerlendirmemiz gerekmektedir.

Dil varlığın kendi var oluşunu ifade etmesi açısından olmazsa olmaz unsurlarından biridir. Her ne kadar o seslerin hecelerin kelimelerin ve cümle gruplarının anlamlı ve ahenkli bir şekilde bir araya geldiği bir semboller bütünü olsa da onu milletlerin varlığı devamlılığı ve geleceği açısından değerlendirdiğimizde dil; bir milletin kendisini yaşayışını kültürünü inancını devlet anlayışını tarih şuurunu geleneklerini göreneklerini eğitimini teknolojisini mimarisini musikisini yeme-içme şeklini giyimini mutfak kültürünü yatmasını kalkmasını; başka bir ifadeyle folklorunu; iç ve dış dünyasını söz ve yazıyı kullanarak ifade ettiği asla vazgeçilmesi mümkün olmayan şah damarı niteliğinde bir unsurdur.

Ünlü düşünür Wittgenstein: “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır.” İfadesindeki gerçekle dilin sadece düşünceyi aktaran kuru bir ifade unsuru olmadığını aynı zamanda dilin kişinin dünyayı algılama biçimi olduğunu ifade etmektedir. Bu açıdan dil düşünce şeklimizle de yakından ilgilidir.
Yüksek düşünen insan şüphesi yüksek şeylerden bahseder ve bunu ince bir üslupla ve ahenkli bir şekilde dili de vasıta kılarak gerçekleştirir.

Bugün toplumumuzda hemen her alanda ifade şekillerimiz adeta arabeskleşmiş ve karmaşık bir yapı içine girmiştir. Bu nedenle kendimizi ifade etme biçimimiz de değişmiştir. Bu durum düşüncede aşklarımızı ifade etmede şiirlerimizde edebiyatta mimari ve güzel sanatlarda yozlaşmaya kadar giderek kendini göstermektedir. Oysa ki bir millet kendi düşüncelerini hayat biçimini hiçbir şeyin tesiri altında kalmaksızın ifade edebileceği kadarı ile hürdür. Bu manada hürriyetin sınırı da toplumun ve onu oluşturan kişilerin inanmış oldukları değerler bütünüyle yakından alakalıdır. Dile bu açıdan baktığımızda dil; bir değerler bütünün yazıyla veya sözle işaretlerle sembollerle ifade edilme şekli olarak karşımıza çıkar.

Dil bir millet için çok şey ifade eder. Çünkü o doğrudan doğruya milleti ifade etmektedir. Millet ise Yavuz Bülent BAKİLER’in ifadesiyle “edebiyatı olan bir topluluktur.” Ona göre edebiyatın temel malzemesi dildir. Dil olmazsa edebiyatımız olmaz. Yine dünya çapında bir sanatkar olan Kırgız yazar Cengiz AYTMATOV’un da ifadesiyle “millet edebiyatından tanınır.” Edebiyat ise varlığını dile borçludur millet de edebiyatıyla vardır. Edebiyat da bizi var eden unsurları birtakım değerleri tümüyle birden içeren bir özellik taşımaktadır. O geçmişten günümüze bir köprü kuran vasıtadır.

Biz dili her yönüyle işleyen edebiyat sayesinde Dede Korkut’u Ahmet Yesevi’yi Yunus’u Mevlana’yı Pir Sultan Abdal’ı Karacaoğlan’ı Baki’yi Süleyman Çelebi’yi Mehmet Akif’i Koca Sinan’ı Dede Efendi’yi Itrı’yi… ve tarihin ötesindeki nice şahsiyetleri; aynı zamanda yine edebiyat sayesinde geçmişten günümüze aktarılan kahramanlık şiirlerini destanları gazelleri tarihi hikayeleri ve bunlar gibi pek çok şeyi öğreniyoruz.

Dil meselemiz dünya üzerindeki varlığımızı millet olan vasfımızı devam ettirebilmemiz ve diğer milletler yanındaki medeniyet yarışında bizde varız diyebilmemiz açısından hayati derecede önem arz eden bir unsur durumundadır.

Bugün bizim toplumuz ne yazık ki gereği kadar üretemeyen bir toplum durumuna düşmüştür. Halbuki toplumun ayakta kalabilmesi elde ettiği başarılara bağlıdır. Başarıları elde etmenin yolu ise düşünceden geçmektedir. Zihni alanımızın üretken olması felsefede bilimde ve sanatta günümüz itibariyle yeteri derecede başarı sağlayamamış olmamız toplumumuzun geleceği açısından varlığımızı devam ettirme şansımızı menfi yönde etkilemektedir. Kişi düşüncelerini ancak kelimeler vasıtasıyla bir başka kişiye aktarır. Düşündüğü içinde dili kullanır. Düşünme geleneğinin etkinliğini yitirmeyen toplumların dili daha gelişmiştir; kavram yapısı daha sistematiktir. Bunun sonucu olarak da bu toplumlarda bilim sanat ve felsefe gibi insani faaliyetler daha gelişmiştir. Böylesi toplumların kültürel mirasları ve birikimleri daha fazladır.

Dilin gücünü belirleyen şey felsefi düşüncenin ve ilmi üretkenliğin gücüdür. Bu alanlarda üretken olamayan tembel olan bir toplum ihtiyaçlarını başka toplumların ürettiklerini tüketerek karşılamak zorunda kalır. Üretmeden tüketmek siyasi ve iktidasi alanda olduğu gibi dil alanında da bir büzülmeye giderek yok olmaya götürür bu da milletler için felakettir.

Bugün konuştuğumuz dilin geçmişe nazaran söz dağarcığı da o kadar fakirleşti ki adeta dumura uğradı. Küçüldü ve büzüldü. Bunun neticesinde düşüncelerimiz gönüllerimiz hayallerimiz beyinlerimiz fikir dünyamız ve kapasitemiz de küçüldü. Toplum olarak adeta zirveden dibe vurduk. Böyle giderse bir kabile dili kadar kelime kadrosuyla konuşacak konuşamadığımız şekilde yazacak yazdığımız şekilde düşünecek düşünemediğimiz şekilde yabancılaşacağız. Bu durum farkında olmasak da kendi kendimizi reddetmeye kadar gidecek. İşte bu millet olmayı reddetmektir.

Küreselleşen dünyada milli kültürümüz örfümüz adetimiz giyim şeklimiz değer yargılarımız gün geçtikçe yozlaşmaktadır. Kitle iletişim araçları ve kültürel yozlaşmayı tetikleyen odaklar tarafından milliği benliğimiz erozyona uğratılmış bunun sonucunda kültürel farklılaşma hız kazanmıştır. Bu durum kültüre çok kötü yansımıştır. Oysa dil meselesi ihmale gelmez. Dil ki milletin kalbidir. O kalpteki her kriz millet bünyesini ölüme yaklaştırır. Bunun için büyüklük iddiasındaki bütün milletler halkıyla devletiyle dillerini koruma ve onu zenginleştirme yolunda şuur sahibidirler. Şayet dilimiz insanlarımızın birbirlerini anlayamayacağı hale gelirse bunun neticesi olarak insanımız birbirlerine yabancılaşacak bu da asla istemediğimiz zikretmeden dahi kaçındığımız sonuçlar doğurabilecektir.

Dolayısıyla güzel dilimizin doğru bir şekilde yaşanması ve yaşatılması tarihimizin ve kimliğimizin yaşamasıdır. Bunun da garantisi Türkiye’nin dünyadaki itibarının ve haysiyetinin yeniden kazanılmasına bağlıdır.
Dilimize “deryada bir damla” misali katkıda bulunabilirsem kendimi mutlu sayabileceğim.


Ahmet ARSLAN


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Dil konulu makale

Dil konulu makale konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Evren konulu sloganlar elif Güzel Sözler 0 21-06-2011 12:53
İyi Geceler Konulu Aşk Mesajları elif Sevgi ve Aşk Mesajları 0 20-06-2011 02:32
Makale ve Özellikleri Nelerdir? elif Türkçe ve Edebiyat 0 09-02-2011 03:37
Kabe Konulu Hadis mormavi Dua, Ayet, Hadis 0 12-01-2011 09:44
Makale Nedir?-Makale Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 04:12

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:05 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats