bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 21-02-2012, 06:05   #1 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Uygarlıkta bilimin önemi

Uygarlıkta bilimin önemi nedir?


Eşanlamlısı “Medine” kelimesinden gelen “Medeniyet” olan uygarlık kelimesinin günümüz modern Türkçesinde karşılığı uygarlıktır.

Çeşitli Türkçe sözlüklerden tanımlar vermek gerekirse
Bir memleketin veya bir toplumun düşünce ve sanat hayatıyla maddi ve manevi varlığa has niteliklerinin tümü.

Meydan Larousse
Bazı toplumların ekonomik siyasi toplumsal ve vb. bakımlardan ulaştıkları ve bir ideal sayılan gelişme durumu.

Büyük Larousse
İnsanların toplu olarak daha iyi halde yaşamaları ve tabiata hükmedebilmeleri için gösterdikleri gayretlerden çıkan sonuçların tamamı olup bilim ve kültür halinde belirir. Büyük Sözlük

Ve son tanım olarak Türk Dil Kurumu’nun 1992 yılında yayınladığı Türkçe Sözlükteki uygarlık karşılığı : “Bir ülkenin bir toplumun maddi ve manevi varlıklarının fikir sanat çalışmalarıyla ilgili niteliklerinin tümü” olarak geçmektedir.

Tanımlardan da çıkarılabileceği gibi uygarlık bir insan topluluğunun temelini oluşturur. Her halk uygarlığını kendinde taşır kendisiyle götürür. Uygarlık yayıldığı zaman insanlığın ortak mirası zenginleşir kendi üzerine kapanırsa hiçbir topluma hiçbir şey kazandırmaz gelişmez olduğu yerde sayar. Doğma büyüme olgunluk ve ölüm şeklindeki hayat sürecinin gelişigüzel bir şekilde insan topluluklarına uygulanması uygarlığın alışverişsiz etkisiz kabul ve retsiz olamayacağını bizlere kanıtlar. Uygarlık sürekli bir arayış içindedir. Kendi içinde çakıştığı noktalarda bulunduğu halk tarafından düzlüğe çıkarılır. Halkın uygarlığı reddedememesinin kaçınılmaz olduğu sonucu uygarlığın halkla birlikte doğup yaşamasından çıkarılabilir.

Konumun bir diğer bölümü olan Bilim başlığına gelince sanırım hepimiz şu an bulunduğumuz yere bağlı olarak az çok bilimin ne olduğunu bilmekteyiz. Bu nedenle bilimin tanımından çok bazı kaynaklardan topladığım tarihteki ünlü düşünürlerin bilim hakkındaki özdeyişlerinden faydalanmak istiyorum. Descartes’ e göre nasıl ki matematiğin mükemmelliği verilerinin doğrulunda ve az şeyle çok şey anlatma gücündeyse; özdeyişlerin de mükemmelliği söylenenlerin doğruluğunda ve az sözle çok şey anlatma gücündedir. Örneğin Einstein’ın bilim tanımı şöyle: “ Bilim duyumsal yaşantılarımızın karmakarışık çeşitliliğini mantıksal yönden düzgün bir düşünce sistemi haline koymak çabasıdır.”

Ünlü Alman yazar Goethe’ nin bilimle ilgili kısa bir paragraflık düşünceleriyse şöyle: “ Eğer bilgiye bilime kendimizi verebiliyorsak bu hayata daha donatılmış daha güçlü olarak dönebilmek içindir. Hayatta sağlık ve erdemden sonra bilgi ve bilimden daha değerli hiçbir şey yoktur; aynı zamanda onun kadar kolay ulaşılan bedava elde edilen bir şeyde yoktur. Bütün iş sakin olmak ve bütün masraf da harcamaktan kurtulamayacağımız zamandır.” Elbetteki Goethe’ nin burada kolay ulaşılabilirlikten kastettiği bilimin internetle olan ilişkisi değildi. Gerçektende bilime ulaşmak zannedildiği kadar zor karmaşık bir süreç değildir. Harcanması gereken zaman bilinçli bir biçimde kullanıldığında bilim avcumuzun içinde kıpırdayan bir varlık gibidir.

Atatürk’ ün “hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” sözü oldukça yerinde bir değer biçmedir. Binlerce yıldan beri birikmiş ve insanlığa miras kalmış bilim hazinesine sahip olmaya kalkışmayan kimse Cicero’nun sözlerine hak vermek zorundadır. “Doğmadan önce neler olduğunu bilmemek daima çocuk kalmak demektir.” diyor Cicero. Yanlızca güç ve özgürlük bilimdir. Sürekli olan mutluluk da bilgi ardından koşmak ve anlamaktan zevk almaktır.

Peki Bilim kaçınılmaz mıdır? Şimdi de bu konuda biraz zihninizi zorlamanızı istiyorum. Burada “kaçınılmaz” sözünden anlaşılan bilimin mutlaka ve ne olursa olsun ilerleyeceği gerçeğidir. Bertrand Russell’ın “ Eğer Kepler Galileo ve Newton daha bebekken ölselerdi şimdi içinde yaşadığımız Dünyanın 16.yy daki dünyadan pek ama pek az farkı olurdu.” şeklindeki sözü bana göre tarihteki talihsiz değerlendirmelerden biridir. Kanımca bilim kaçınılmazdır kişilere ve/veya topluluklara hapsedilmesi yanlıştır. Bilim er ya da geç zor ya da kolay karmaşık ya da basit yer ve zamana bağlı olmaksızın ortaya çıkacak ilerleyecektir. Bütün bunların en güzel örneği tarihte bilim adına haklı olduğu halde bilimsel çalışmalarından dolayı yaşadığı topraklardan sınırdışı edilen işkenceye çarptırılan ve hatta kellesi vurulan birçok bilim adamıdır. Başka bir deyişle bilim kapılarıdır. Bilimin günün birinde bu kapılardan çıkışı kaçınılmazdır.

İçinde bulunduğumuz bu bilgi ve bilim çağında artık bilimi sürekli olarak daha iyi kuramların işgal ettiği bir kuramlar kümesi olarak düşünmemiz gerekiyor. Fikirlerimizi sınamayı ve bu fikirlerin düzeltilebilir olduğunu unutmamamız gerekiyor. “ Bilim değiştiği için geçerlidir.” sözü ile Peirce bunu en öz biçimde dile getirmiştir. Tüm bilimsel sorunlar için geçerli tek bir yaklaşım olamayacağını insanoğlunun ataları yüzyıllar önce kavradı. Şimdi ise onların torunları olan bizlere düşen görev bilimin ışığında kendi en iyilerimizi aramamızdır. Yine Atatürk’ ün “İlim ve fen nerede ise oradan alacağız ve her ferd-i milletin kafasına koyacağız.” sözü bize düşen görevi yeterince açıklar.

Son olarak bütün söylediklerimden sonra birazda bilim ve uygarlık arasındaki ilişkiye değinmek istiyorum. Bütün bu anlattıklarımı hazırlarken kafamda oluşan bir uygarlık tanımı şöyle oldu: “ Bilim ile sağduyunun bir araya gelmesinden doğan bir yaşam biçimidir uygarlık.” Evet uygarlık gerçektende bir yaşam biçimidir ve bilim onun kaçınılmaz bir parçasıdır. Uygarlığın oluşumu ve ilerlemesi için ise bilim onun karanlıktaki en güçlü yol gösterici ışığıdır. Uygarlık ve bilim birbirlerini tamalayan iki olgudur diyerek sözlerimi bitiryorum. Beni dinlediğiniz için teşekkürler.


Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Uygarlıkta bilimin önemi

Uygarlıkta bilimin önemi konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: uygarlığın gelişmesinde bilim etkilidir, bilimin uygarlığa etkisi, uygarlığın gelişmesinde sanatın önemi, uygarlıkta sanatın önemi, uygarlıkta bilim, bilim sanattan daha önemlidir, uygarlığın gelişmesinde sanat önemlidir, bilimin önemi, uygarlıkta bilimin önemi, uygarlığın gelişmesinde bilim sanattan önemlidir, uygarligin gelisiminde bilimin yararlari, uygarlikta bilim, uygarlıkların gelişmesinde bilimin önemi bilimsel veriler, uygarlık ve bilim ilişkisi, bilimin sanattan önemi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Sayı:Bilimin Dili - Tobias DANTZIG nimlahza Kütüphanemiz 0 15-11-2011 11:34
Tefekkürün Önemi nurküllü Dini Bilgiler 0 18-08-2011 02:23
Bakteriler Bilimin Emrinde daywest Biyoloji 0 26-12-2010 01:42
Bilimin Çürüttüğü 20 Diyet Efsanesi sahranil Diyet Tarifleri, Zayıflama ve Sağlıklı Beslenme 0 10-03-2010 12:13
Kul Hakkının Önemi elif Dini Bilgiler 0 16-07-2008 02:53

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:53 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats