bakimliyiz
Konu etiketleri: ay ile ilgili hikayeler, ay ile ilgili masallar, ayla ilgili hikayeler, ay ile ilgili hikaye, gezegenlerle ilgili hikayeler, ay ile ilgili masal, uzay ile ilgili hikayeler, gezegenlerle ilgili hikaye, ayla ilgili masallar, ay ile ilgili öykü, ayla ilgili hikaye, ay ile ilgili öyküler, dünya ve gezegenlerle ilgili hikayeler, ay ve güneş ile ilgili hikayeler, ayla ilgili masal,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > Bakimliyiz.com Özel > LakLak Bölümü > Soru Cevap

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et

 

LinkBack Seçenekler Stil
Alt 28-02-2012, 08:19   #1 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Ay ile ilgili hikayeler

Ay ile ilgili hikayeler


AY (beyaz top)

Bir çocuk vardı.Bir topu yoktu.Bir gece penceresinden gökyüzüne baktı.Beyaz bir top gördü.Ne güzel bir top diye düşündü.Keşke dedi içindeno top düşse de yerindenben oynasam.Bekledi bekledi top düşmedi.

Birden topun önüne beyaz dumanlar geçti.Top görünmez oldu.Sonra dumanların arasından beyaz top yine göründü.Gökyüzünde yanıp sönen ışıklar vardı.Çocuk;başkaları da bunları gördü mü acaba diye düşündü.

Sonra odasına babası geldi.Ona gökyüzünü gösteri.Baba dedi o top oraya nasıl çıkmış.Neden düşmüyor.O ışıkları kim yakıyorgökyüzünde neler oluyor.
Anlattı babası gökyüzünde olanları.Top sandığı beyaz cisim aydı.Uzayda hiç düşmeden dünyanın çevresinde dönerdi.Her zaman da daire şeklinde görünmezdi.

Bazı günle yarım daire…
Bazı günler de bayrağımızdaki gibi hilal şeklinde görünürdü.Yanıp sönen ışıklar da yıldızlardı.Yıldızlar sıcak ve parlak olurlardı.Uzayda bir çok yıldız vardı ve geceleri görünürlerdi.

Sonra babasıhaydi artık uyumalısıniyi geceler dedi.Çocuk da iyi geceler dedi ve yatağına yattı.Yeni şeyler öğrendiğine sevindi ama Ay’ın top olmadığına da üzüldü.Artık yere düşmesini bekleyeceği bir top yoktu.

O gece rüyasında uzayda buldu kendini.Ay’a gitti.Ay hiç de top kadar küçük değildi.Ay’dan dünyaya baktı.Ne kadar da küçük görünüyordu.Yine de Dünya Ay’dan büyüktü.

Güneşe doğru da gitti.Güneş öyle sıcak öyle parlaktı ki fazla yaklaşamadı.Başka yıldızlara gezegenlere de gittiama en güzeli dünyasıydı.
Sabah oldu.Güneşin ışıklarıyla gecenin karanlığı aydınlandı.Ay ve yıldızlar görünmez oldu.Çocuk uyandığında yatağında ne buldu biliyor musun?
Bembeyaz bir top.Tıpkı ay gibi.
Artık onunda bir topu vardı.

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 28-02-2012, 08:20   #2 (permalink)
Я
 
Я - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

Ay ve Yıldız Masalı

Pırıl pırıl bir geceydi. Yıldızlar birbirine göz kırparken ay şâhâne bir gururla hepsinden daha güzel görünüyordu. O sırada parlak bir yıldız ayı daha yakından görebilmek için yerinden kayıverdi. Fakat ne yazık ki onun hizasına gelemeden toprağa düştü. Bu yıldızlar böyleydiler işte! Hepsi aya âşıktı. Hepsi onu yakından görmek isterdi. Bu arzularına dayanamayıp yerlerini değiştirdiler mi toprağa düşerlerdi. Düştükleri yerde ise renk renk yıldız çiçekleri açardı.
Gökyüzünün çok uzak bir köşesinde de ufacık bir yıldız ayı görmek istedi. Fakat birdenbire kayarsa toprağa düşeceğini biliyordu. Onun için yavaş yavaş alçalmaya başladı. O kadar yavaş hareket ediyordu ki aradan seneler geçti. Küçük yıldız yaklaştıkça büyüdü; güzelleşti. Birgün tam onun karşısına geldi ve durdu. Ay bu çok güzel yıldızı o kadar beğendi ki bu sefer kendisi ona yaklaşmak istedi. Nihayet bir hilâl vakti kollarını uzatarak küçük yıldızı kucakladı. Gökyüzü o vakte kadar böylesine güzel bir manzara görmemişti. Yıldızdan ve aydan saçılan ışıklar dünyaya gittiler. Ve bir milleti kendilerine hayran ettiler. O kadar ki bu kahraman millet bayrağını ay yıldızla süsledi.
Ay yıldızını kucakladığı anda ondan dünyaya bir ışık düştü. Bu ışık yapraklar arasından süzüldü. Bir evin penceresi içinden girdi. Yatakta uyuyan ufacık oğlanın kirpiklerinde gezindi. Bu ufacık oğlan o anda bir rüya gördü. . Rüyasında çok güzel bir kız vardı. Gözleri yıldızlar gibiydi. Mermer bir sarayda oturuyordu. Sarayın bahçesi kırmızı güllerle doluydu. Tam ortasında da bir havuz vardı. Kız oğlanı yanına çağırdı. Elele tutuştular. Bahçeyi sarayı gezdiler. Nihayet kız O’na dedi ki;

- Şimdi sen rüya görüyorsun. Fakat ben hakikatte rüya değilim. Bütün bir ömürde olsa beni ara. Beni bulduğun zaman hakiki saadeti bulmuş olacaksın. Yaşın çok ilerlemişte olsa beni bulup elimi tuttuğun vakit gençleşeceksin. Sen de ben de. Çünkü o zamana kadar ben de ihtiyarlamış olabilirim.

- Peki! Dedi oğlan.

- Ben seni nereden tanıyacağım? Sen de ihtiyarlarsan!

Kız . gülümsedi;

- Bu sarayı unutma. Hem bak avucumun içinde yıldız şeklinde bir ben var.

Oğlanın rüyası burada bitti. Heyecanla gözlerini açtı. Dışarıda sıcak bir yaz gecesi ve cırcır böceklerinin sesleri vardı. Tekrar uykuya daldığı zaman rüyasındaki kızı ömrünün sonunda kadar arayacağına karar vermişti…

Ay yıldızı kucakladığı zaman . yıldızlardan bir ışık düştü dünyaya. Bu ışık denizler üzerinden yakamozlar bırakarak geçti. Karlı tepelerden beyaz ışıltılar saçarak Kaf Dağı’na geldi. O’nu da aştı. Mermerlerden bir sarayın açık penceresinden içeri girdi. Mışıl mışıl uyuyan küçük bir kızın şeffaf göz kapaklarında gezindi. Küçük kız o zaman bir rüya gördü. Rüyasında kıvırcık saçlı . çok güzel bir oğlanla sarayın bahçelerinde geziyordu. Oğlan O’na dedi ki;

- Ben seni çok seviyorum. Şimdi rüya görüyorsun. Fakat ben gerçekte varım. Ömrümün sonuna kadar olsa da seni arayacağım.

Yaşın çok ilerlemiş de olsa elini tuttuğum zaman birden gençleşeceksin. Ben saadetin kendisiyim. Beni sakın unutma.

Kız tebessüm ederek

- Seni ömrümün sonuna kadar bekleyeceğim dedi.

O’nun da rüyası burada bitmişti. Birden uyandı. Dışarıdan bülbül sesleri geliyordu. Küçük kız tekrar uyuduğu zaman rüyasındaki oğlanı ve avucunda parlayan ayı unutmayacağına karar vermişti.
Aradan seneler geçti. Küçük oğlan büyümüş yakışıklı bir delikanlı olmuştu. Artık evlenme çağındaydı. Ayağına demir bir çarık eline demir bir âsâ alıp rüyasındaki kızı aramaya çıktı.

Az gitti uz gitti. Yedi memleket yedi büyük dağ aştı. Yemyeşil bir ovada kurulmuş şirin bir şehre geldi. Temiz sokaklardan bahar havasının verdiği saadet hissiyle yürüdü geçti. Nihayet bir sarayın önüne geldi. Bahçesi o kadar . güzeldi ki hayranlıkla durup çiçekleri seyretmeye başladı. Birden yan tarafından doğru tatlı bir ses kulağına geldi.

- Güzel delikanlı yabancısın galiba. Bilmez misin ki buralarda durmanın cezası ölümdür!

Delikanlı hayretle baktı. Karşısında simsiyah saçlı simsiyah gözlü karanfil dudaklı bir güzel duruyordu. Korkusuzca cevap verdi:

- Sen kimsin? . Sadece bir bahçeye bakan masum bir insanın cezası ölüm olur mu?

Karanfil dudaklı kız bir an düşünür gibi durdu sonra oğlanı yanına çağırdı. Ve onu alıp krala götürdü. Bu kız sarayın yegane prensesi idi. Babası uzun zamandır kızını evlendirmek istiyordu. Fakat bir türlü O’na göre bir eş bulamamıştı.

Prenses krala;

- Baba bakın işte benim evleneceğim adam bu dedi.

Kral O’nun her istediğini yapan bir baba idi.

Oğlan her ne kadar şaşkın ise de bu güzel kız hoşuna gitmişti. Hele ilerde böyle bir memleketin hükümdarı olma düşüncesi ise O’na büsbütün zevk vermişti.

Kırk gün kırk gece düğünden sonra evlendiler. Aradan biraz zaman geçince oğlan kralın yerine geçti. Çok adil çok iyi bir hükümdardı. Halk O’nu seviyordu. Buna rağmen kraliçenin gitgide artan yersiz hareketleri yüzünden mesut olamamıştı. Hergün O’ndan bütün güzelliğine rağmen biraz daha soğuyordu. Kendini oyalayamaz olmuştu. Birgün iyice kavga ettikten sonra kral yalnız başına bahçede dolaşmaya çıktı. Çok dertliydi. Bir sıranın üzerine oturup düşünmeye başladı. Aradan ne kadar zaman geçmişti bilmiyordu. Derin bir göğüs geçirdi. Bu sırada bakışları gökyüzünde parlayan mehtaba ilişti. O anda yüreğine bir ateş düştü yerinden kalkarak saraya gitti. Karısını yanına çağırdı.

- Güzel kraliçem ben artık senden ve bu memleketten ayrılıyorum dedi.

Kraliçe:

- “Ya öyle mi?” diye cevap verdi. Buna memnun oldum. Zira sokaktan geçen alelâde bir adamın kral olmasına sebep olmakla mânasızlık ettim. Güle güle!

Ve böylece delikanlı yeniden yola düştü. Bu sefer rüyasındaki kızı aramak için hiç vakit kaybetmeyeceğine azmetmişti. Nasıl olmuştu da beyhude yere bu kadar vakit kaybetmişti. Aldatıcı bir güzelliğin ve şatafatın peşinden koşması O’na nelere mal olmuştu.

Rüyasındaki kızı bulmak için vakti azalıyordu. Az gitti. Uz gitti. Dere tepe düz gitti. Nihayet uzaktan zümrüt gibi görünen bir ormana rastladı. Ağaçlardan çıkan dallar son derece zarif yapraklarla süslüydü. Epey yürüyen ve yorulan oğlan bir çalının dibine oturdu. Yakın bir yerden tatlı bir su şırıltısı geliyordu. Yavaş yavaş bu şırıltıya son derece tatlı bir şarkı karıştı. Biraz sonra şarkıyı söyleyen sesler çoğaldı. Büyüleyen bir musikî idi bu. Ormanda her şey onu dinlemek için susmuş gibiydi. Oğlan meraklandı ve seslerin geldiği yere gitti. Yaban gülleri arasında birbirinden güzel peri kızları su ile oynuyor dansediyor ve yüzüyordu. Dalga dalga saçları mermerden yontulmuş gibi vücutları vardı. Oğlan onları görünce hangisine âşık olacağını şaşırdı. Peri kızlarından biri O’nu fark etmişti. Bir çığlık atarak arkadaşlarına haber verdi. Hepsi birden O’nun etrafını . sarıverdiler. Beraberce eğlenmeye başladılar. Böylece güneş defalarca doğup battı.

Bir akşam oğlan etrafındaki peri kızları ile şakalaşırken zümrüt yapraklı ağaçların üzerinden testekerlek mehtap gülümser gibi yükseldi. Oğlana kızlar ne yaptılar ne söyledilerse gözlerini aydan ayıramadılar. Yüreğine yine ateş düştü. Derin bir pişmanlık hissiyle perilerle vedalaştı. Ormanın derinliklerine daldı gitti. . Orman bitti; deniz başladı. Deniz bitti; dağlar sıra sıra önünde uzandı. Onları aştı; bir vadiye geldi. Karnı acıkmıştı. Yorgundu. Kendini suçlu ve hasta hissediyordu. Vadinin yegâne kulübesini çaldı. Kapıyı bir ihtiyar adam açtı. Göbeğine kadar sakalı vardı. Oğlanı içeri aldı karnını doyurdu. Bir yatağa yatırdı. Hastalığını iyi etti. Pek merhametli . ve pek âlimdi. Oğlana kendisi ile kalmasını rica etti. O’na dünyada bilinmesi mümkün olan bütün ilimleri öğretecekti. Oğlan düşündü. Bilmek ve öğrenmek güzel şeydi. Razı oldu. Büyük bir âlim olmayı kim istemezdi ki!...

Böylece yine seneler geçti. Bu defa ihtiyar öldü. Oğlan bütün ilimleri öğrenmişti. Çok büyük bir bilgindi . artık. Fakat yapayalnızdı. Bilgisi ile kimseye faydalı olamıyordu. Çünkü vadiler ülkesinde kendinden başka kimse yoktu. Bir akşam kulübesinin önünde otururken dağların üstünden ay parladı. O anda oğlanın yüreğine ateş düştü. Fakat artık ihtiyarlamıştı. Ancak karşı dağlara kadar yürüyebilirdi. Fazla düşünmeden yürümeye başladı. Dizlerinin dermanı kesilip kolu kanadı tutmayıncaya kadar güneş defalarca doğup battı. Vücudu haraptı. Fakat iradesi O’nu daima zorluyor adeta insanüstü bir kuvvet sarfediyordu. Bir ara gözlerinin artık çok zayıfladığını hissetti. Zorlukla önünü görebiliyordu.

Nihayet beyaz mermerden havuzları dikenlerle çalılarla örtülü bir saraya geldi. O kadar bitkindi ki merdivenlerin üzerine yığılıp kaldı. Neden sonra titrek ellerle birisinin kendisine yardım etmeye çalıştığını fark etti. Hayır! Artık son dakikası gelmişti. Yardıma ihtiyacı kalmamıştı. Alnında gezinen eli tuttu ve zorlukla karşısındakini gördü.

Bu bembeyaz saçlı nur yüzlü bir kadındı. Gözleri yıldızlar gibi parlıyordu. O anda içine öyle bir ateş düştü ki ölümü de çok ihtiyar olduğunu da unuttu. Sadece . o gözlere bakmak ebediyen onları seyretmek istiyordu. Böylece ne kadar zaman geçti bilinmez. Ama yaşlı kadının avucundaki yıldız çöken karanlıkta ışıldamaya başlamıştı bile. Nihayet aralarında şöyle konuştular. Oğlan daha doğrusu ihtiyar adam dedi ki:

- Bütün ömrümde sizi aradım. Çok vakit kaybettim. Beni affedeceksiniz değil mi?

İhtiyar kadın gülümsedi. Ve hafif bir sesle;

- “Elbette.” dedi. “Ben bütün ömür sadece sizi bekledim. Geleceğinizi biliyordum. Ve geldiniz artık.”

O sırada birden gece bastırdı. Gökte şâhâne bir hilâl parlıyordu. Kolları sevgili yıldızını kucaklamıştı. Aydan ve yıldızdan mermer sarayın merdivenlerine sihirli bir ışık düştü. Mermer merdivenler altın oldu. İhtiyar adam birden gençleşti. Eskisi gibi yakışıklıydı. İhtiyar kadın muhteşem bir prenses oluverdi. Gökteki yıldızlardan daha güzeldi. İkisi de elele tutuştular. Yüzlerini bir kat daha güzelleştiren tebessümleriyle gökyüzüne tırmandılar. Yıldızlar şarkı söyleyerek düğünü kutluyorlardı. Ay ve yıldız çok mesut.

Onlar ermiş muradına…

Я isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 06-03-2012, 12:33   #3 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

ßence çok güzel!!! :))

 
Alt 29-05-2012, 05:28   #4 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

teşekkür ederim

 
Alt 29-05-2012, 05:31   #5 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart misafir

bencede çok güzel

 
Alt 13-02-2013, 09:40   #6 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

bence çok uzun ama okumadım

 
Alt 19-02-2013, 06:53   #7 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

ayın düşünceleriyle ilgili hikaye istemiştim ama siz farklı bir şey gösteriyorsunuz ! Lütfen yardımcı olurmusunz . Bu bir performans ödevidir.

 
Alt 16-04-2013, 02:58   #8 (permalink)
lerre
Avatar Yok
 
Standart ay ve yıldız

çok güzel çok uzunlar ama yinede okudum :) :

 
Alt 15-04-2014, 08:38   #9 (permalink)
Misafir
Avatar Yok
 
Standart

ben çok beğendim ama çoğaltabilirsiniz.

 
Alt 15-04-2014, 08:40   #10 (permalink)
Misafirim
Avatar Yok
 
Thumbs up

ben çok beğendim çok güzeeller ama sononcusu bira uzundu

 




Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ay ile ilgili hikayeler

Ay ile ilgili hikayeler konusu, LakLak Bölümü / Soru Cevap forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dünya ve ay ile ilgili hikayeler Я Soru Cevap 1 14-02-2014 06:45
Batıl inançlarla ilgili hikayeler Я Soru Cevap 4 26-11-2013 05:13
Ilginç hikayeler ve olaylar... nurküllü LakLak Bölümü 38 01-08-2011 02:18
İngilizce-Türkçe Hikayeler elif Eğitim ve Öğretim 0 14-06-2011 03:44
Atatürk'ün Çocukluğu'na Ait Hikayeler - Resimli Ayla25 Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk 2 11-04-2009 10:21

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 11:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats