bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 06-06-2013, 09:13   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Selçukluların Yükselişi Nasıl Olmuştur

Selçukluların Yükselişi Nasıl Olmuştur


Dandanakan’ın muzaffer başkumandanı Çağrı Bey zafer sonrasında verilen toy yani büyük ziyafette üstün idarecilik vasfı ve keskin siyasî zekâsını takdir ettiği kardeşi Tuğrul Bey’i Selçuklu Sultanı ilan etti. Merv başkent yapıldı. Toplanan kurultayda fethedilecek yerlerle idareciler tespit edildi. Ceyhun ile Gazne arasındaki bölge Çağrı Beye Bust-Sistan havalisi Musa Yabgu’ya Nişabur’dan itibaren bütün batı bölgeleri Tuğrul Beye verildi. Çağrı Beyin oğlu Yakutî ile İbrahim Yınal batı cephesinde görev aldılar. Hanedandan Arslan Yabgu’nun oğlu Kutalmış Cürcân ve Damgan’a Çağrı Beyin oğlu Kara Arslan Kavurd ise Kirman havalisine tayin olundular. Görev taksiminin ardından kısa zamanda kuzeyde Harezm dahil Maveraünnehir Sistan Mekran bölgesi Kirman ve civarı Hürmüz emirliği hattâ Arabistan Yarımadasında Umman ve dolayları ile Cürcân Bâdgis Huttalân tamamen zaptedildi. Tuğrul Bey Taberistan Kazvin Dihistan İsfehan Nihavend Rey ve Şehrezur’u alarak devletin sınırlarını genişletti. 1046′da Gence 1048′de Erzen Karaz Hasankale Erzurum ve havalisindeki Gürcü Ermeni ve Bizans orduları yenilgiye uğratıldı. Henüz yeni kurulan devlet kısa zamanda Büveyhîlerin işgalindeki Bağdat hariç bölgedeki bütün İslam topraklarına hakim oldu. Sultan Tuğrul Büveyhîlerin işgalindeki halifelik merkezi olan Bağdat’ı kurtarmak için Abbasî halifesi El-Kaim bi-Emrillah’ın davetiyle 17 Ocak 1055′te Bağdat’a girdi. Halifenin âlimlerin ve Sünnî Müslümanların büyük memnuniyetle karşıladığı Tuğrul Bey Büveyhî Hükümdarlığını yıkarak Abbasî halifeliğini yeniden ihya etti. İslam dünyasının takdirini kazanıp büyük iltifatlara kavuştu. Halifeliğe karşı yapılan Fatımî saldırılarını bertaraf etti. Halifelik makamına ve Bağdat şehrine hizmetinden dolayı 25 Ocak 1058′de Tuğrul Beye iki altın kılıç kuşatan Halife onu doğunun ve batının hükümdarı ilan etti. Selçuklu sultanının halife tarafından “Dünya Hakanı” ilan edilmesi Türklere büyük itibar kazandırdığı gibi alplik ruhunu okşayarak İslamı yayma çabalarına daha fazla sarılmalarına yol açtı. Aynı yıl Tuğrul Bey tahrikler sebebiyle isyan eden üvey kardeşi İbrahim Yınal’ı cezalandırdı. Çağrı Bey 70 yaşlarında 1060′ta Tuğrul Bey ise 1063′te yine 70 yaşında vefat etti. Tuğrul Bey devletini sağlam temeller üzerine oturtarak sınırlarını Ceyhun’dan Fırat’a kadar genişletti. Anadolu üzerine yaptırdığı akınlarla Bizans yönetiminde bulunan bölgenin Türk yurdu olması için ilk harcı koydu.
Tuğrul Beyin oğlu olmadığından Çağrı Beyin oğlu Muhammed Alparslan Selçuklu sultanı oldu. Başa geçer geçmez amcasının veziri Amîdülmülk’ü görevden alarak yerine Nizamülmülk’ü tayin etti. Sultan Alparslan tahta geçmek iddiasında bulunan diğer rakiplerini bertaraf ettikten sonra batıya yönelerek fetihlere başladı. Kafkaslardan dolaşıp mahallî küçük krallıkları itaati altına aldı. Doğu Anadolu’nun kuzeydoğu ucundaki meşhur Ani kalesini 1064′te fethederek 16 Ağustos 1064′te Kars’a girdi. Ani Hıristiyan âleminin kutsal yerlerinden biriydi. Bu fetihler İslam dünyasında büyük sevinç kaynağı oldu ve halife Kaim bi-Emrillah Alparslan’a “fetihler babası” yani çok fetheden anlamına gelen “Ebü’l-Feth” lakabını verdi. Sultan 1065 yılı sonlarında doğuya yönelerek Üst-Yurd ve Mangışlak taraflarına yürüdü. Başarı ile biten seferin sonunda; ticaret yollarını vuran Kıpçak ve Türkmenler itaat altına alındı.
Alparslan 1067 senesinde Kirman meliki olan kardeşi Kavurd’un isyanıyla karşılaştı. Bu isyanı kısa sürede bastırdı. Öncelikle Müslümanlar arasında birliğin sağlanmasını arzu eden Alparslan Bahreyn taraflarındaki Karmatî sapıkları ve Önasya’daki Şiî-Fatımî kalıntılarını temizlemek için harekete geçti. Şiî-Fatımî baskısının İslam ülkeleri üzerinden kalkmakta olduğunu gören Mekke şerîfi Alparslan’a itaatini arz ederek hutbeyi Abbasî halifesi ve Sultan Alparslan adına okutmaya başladı. Doğuda ve Batıda sistemli bir şekilde yapılan fetih hareketleri; 1067 yılında Anadolu’da başlatılan yıpratma ve yıldırma akınları 26 Ağustos 1071′deki Malazgirt Savaşı’na kadar devam etti. Malazgirt Zaferiyle Selçuklulara kapıları açılan Anadolu Türkiye Türklerinin istikbaldeki yurdu durumuna girdi.
Malazgirt Zaferi sonrasında Bizans imparatoru Diogenes ile yapılan antlaşma tahttan indirildiği için uygulanamadı. Sultan Alparslan antlaşmanın silah zoruyla tatbikini kumandan ve beylerine emrederek bütün Anadolu’nun fethini istedi. Selçuklu emrindeki Türkmen boyları Orta Asya’dan batıya sevk edilerek Doğu Anadolu’daki Bizans hududuna gönderildi. Selçukluların gazâ akınlarına karşı koyamayan Bizans kale ve garnizonları Türklerin eline geçti. Türk akınları Marmara Denizi sahillerine kadar uzandı ve fethedilen Anadolu iskân edildi. Anadolu’nun Türkleşip İslamlaşması için gerekli bütün tedbirler alındı. Sultan Alparslan çıktığı Maveraünnehir seferinde esir alınan bir kale kumandanı tarafından şehit edildi. Türk tarihinin büyük sultanlarından olan Alparslan enerjisi disiplini yiğitliği ve adaletiyle temayüz etmişti.
Alparslan vefat ettiğinde devlet toprakları doğuda Kaşgar’dan batıda Ege kıyıları ve İstanbul Boğazına kuzeyde Hazar-Aral arasından güneyde Yemen’e kadar olan bir bölgeye yayılmıştı.
Alparslan’ın yerine oğlu ve veliahtı Melikşah Selçuklu sultanı oldu. Sultanlığını tanımayan amcası Kavurd ile Kerez’de yapılan savaşı kazanan Melikşah birkaç gün sonra Kavurd’un ölümüyle devlet içinde asayişi kısa sürede sağladı. İç işlerini halleden Melikşah taht mücadelesinden faydalanarak Selçuklu hudutlarına saldıran Gazneliler’le Karahanlılar’a karşı sefere çıkıp onları anlaşmaya mecbur etti.
Doğu sınırlarının güvenliğini sağlayan Melikşah babasının veziri ve kendisinin de hocası olan sapık ve Batınî akımlara karşı Sünnîliğin müdafaası için Nizamiye Medreselerini kuran Nizamülmülk’ten vezirliğe devam etmesini istedi. Bu sayede Selçuklu Devletine ve İslam dünyasına çok hizmet etmesine vesile oldu.
Sultan Melikşah çok sakin affedici fakat devlet ve millet işlerinde çok ciddî müstesna bir şahsiyetti. Devrinde bozkırlardaki Türk boylarını bütün İran’ı Arabistan’ı Suriye ve Filistin’i yönetimi altına aldı. Anadolu’nun fethi üzerinde hassasiyetle durup babasının görevlendirdiği amcaoğlu Kutalmışoğlu Süleyman Şah ve Türkmen beylerinden Alp İlig Artuk Bey Mansur Dolat gibi komutanlarla fetihleri sürdürdü. Selçuklu komutanları Bizans’ın Türklere karşı kurduğu Ölmezler adlı askerî birlikleri mağlup ettiler. Artuk Bey Bizans kuvvetlerini 1074′te Sapanca çevresinde yenerek yüzbinden fazla Türk’ü İzmit’ten Üsküdar’a kadar olan sahaya yerleştirdi.
Kutalmışoğlu Süleyman Şah güneydoğu harekâtıyla Adana dolaylarını fethetmekle meşguldü. Fırat’ı geçerek Çukurova Maraş Tarsus Antep ve Urfa’ya dağılan Ermeni ve ücretli Frank askerlerini Antakya’da Gümüştigin de Nizip Âmid (Diyarbakır) ve Urfa civarında Bizans kuvvetlerini mağlup ettiler.
Artuk Bey Sultan Melikşah’ın emriyle Doğu harekâtını idare etti. 1074-1077 yılları arasında Sivas Tokat Çorum havalisini Yeşilırmak ve Kelkit havzalarını ele geçirdi. Artuk Beyden sonra yerine Danişmend Gazi geçerek Amasya ve civarını Karadeniz’e kadar aldı. Mengücük Gazi Şarkî Karahisar Erzincan ve Divriği havalisini; Ebü’l-Kasım da
Erzurum ve Çoruh bölgesini fethetti.
Orta Kuzeybatı ve Batı harekâtını Kutalmışoğlu Süleyman Şah idare edip Bizanslılarla mücadele ve onların âsi kumandanlarıyla ittifak yaptı. Bizanslılar Balkanlar’daki iktidar mücadelesi ve iç hadiseler üzerine Selçuklulardan yardım istediler. Yardım talepleri Selçukluların çıkarları doğrultusunda karşılandı. Süleyman Şah İznik’e yerleşerek bu şehri Türkiye Selçukluları Devletinin merkezi yaptı. Selçuklular Anadolu’da sahil şehirleri dışında Toroslar ve Çukurova’dan Üsküdar’a kadar bütün bölgeye yerleştiler. Bu durum karşısında Avrupalılar Çin’e elçilik heyeti göndererek Selçukluların doğudan sıkıştırılmasını istediler. Ancak sonuç alamadılar.
Diyarbakır bölgesinin fethi için Selçuklu seferleri Fahrüddevle Cüheyr’in İsfahan’a gelmesiyle başladı. Fahrüddevle buradaki Şiî itikadlı Karmatîlerin yola sokulması için çalışan Artuk Bey ve bağlı kuvvetlerle birlikte Diyarbakır’a doğru yola çıktı.
Fahrüddevle’nin komutasındaki birlikler çevredeki Mardin Hasankeyf Cizre ve daha otuz kadar kaleyi ele geçirdi. Diyarbakır Fahrüddevle’nin oğlu Zaimüddevle emrindeki kuvvetlerin 4 Mayıs 1085′te şehre girmesiyle düştü ve Mervanîler Devleti ortadan kalktı.
Musul’un fethine memur edilen Aksungur ve diğer Türkmen emîrleri şehre savaşmadan girdiler. Fethi takiben Musul’a gelen Melikşah büyük bir törenle karşılandı. Musul emîrliğine Şerefüddevle’yi tayin etti.
Sultan Alparslan zamanından beri Suriye ve daha güneye yürüyen ünlü Selçuklu kumandanlarından Atsız seferlerini Melikşah zamanında da sürdürdü. Uzun süre kuşattığı Dımaşk (Şam)’ı 1076 Martında Selçuklu topraklarına kattı. Dımaşk’ın alınmasından sonra camilerde okunan Şiî-Fatımî ezanını yasaklayarak cuma hutbesini Halife Muktedî ve Sultan Melikşah adına okuttu. Daha sonra Selçuklu Devletinin “Fatımî Devletinin ortadan kaldırılması” politikasına uygun olarak Mısır’a doğru sefere devam etti. Fakat başarılı olamadı ve başarısızlığı Suriye emîrliğinden alınmasına sebep oldu. Yerine Melikşah’ın kardeşi Tacüddevle Tutuş getirildi.
Sultan Melikşah kardeşi Tutuş ile Kutalmışoğlu Süleyman Şahın mücadelesi üzerine 1086′da İsfahan’dan hareket ederek Suriye’de asayişi yeniden tesis etti. Halep valiliğini Aksungur’a Urfa’yı Bozan’a Antakya’yı da Yağısıyan’a verdi. 1087 yılında Melikşah Süveydiye kıyılarından Akdeniz’e ulaştı. Böylece Uzakdoğudan Ortadoğu’ya kadar hakimiyet kurdu. Dönüşte hilafet merkezi olan Bağdat’ı ziyaret etti. Halife Muktedi tarafından iki kılıç kuşatıldı ve 25 Nisan 1087′de “Dünya Hükümdarı” ilan edildi.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Selçukluların Yükselişi Nasıl Olmuştur

Selçukluların Yükselişi Nasıl Olmuştur konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: 1058 de tugrul beye iki altin kilic kusatan halife,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Kadının Yaratılışı Nasıl Olmuştur? elif Soru Cevap 0 12-04-2013 05:30
Amelia Earhart Nasıl Ölmüştür elif Soru Cevap 0 31-03-2013 07:26
Dünya Ve İnsanlar Nasıl Oluşmuştur? İlk İnsan Nasıl Olmuştur? elif Soru Cevap 0 14-02-2013 11:49
Ankara Nasıl Başkent Olmuştur elif Soru Cevap 0 13-02-2013 03:08
Selçukluların Kökeni Я Tarih 0 29-04-2010 11:28

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 12:51 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats