bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 07-06-2013, 12:11   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Şark Meselesi Nedir-Şark Meselesi Hakkında Bilgi

Şark Meselesi Nedir-Şark Meselesi Hakkında Bilgi


Bu deyim ilk kez Viyana Kongresinde (1815) Çar I. Aleksander tarafından Osmanlı topraklarında yaşayan Rumlar için kullanıldı. Esas anlamını Osmanlı Devleti’nin 1838 Balta Limanı Antlaşması ile iktisadi ve 1839′da Mehmet Ali Paşa karşısında alınan yenilgi ile de asker” iflası üzerine bir çeşit gölge devlet durumuna düşmesi ile kazandı. Avrupa’nın herhangi bir büyük devleti istediği zaman Osmanlı topraklarını istila edip sömürge haline getirebilecek güce sahipti. Eğer Osmanlı Devleti dünyanın başka bir köşesinde bulunsaydı bunun kısa zamanda gerçekleşmesi beklenebilirdi. Ne var ki Osmanlı Devleti Avrupa’nın içinde ve dışında öyle hassas bir konuma yani jeopolitiğe sahipti ki hiçbir büyük devlet tek başına Türk ve Müslümanları bu topraklardan atıp bölgenin tek hakimi olmaya cesaret edemiyordu. Batılı devletler için Osmanlı topraklarını herkesi tatmin edebilecek bir biçimde paylaşmak da mümkün görünmüyordu. Öte yandan Osmanlı Devleti durduğu yerde milliyetçilik hareketinden dolayı bir parçalanma sürecini yaşamaktaydı. Bu süreç bile Avrupa Devletlerini birbirine düşürmeye yetiyordu. Batılı Devletler Doğu ya da Türkiye sorununa iki açıdan bakıyorlardı. Bu bakış açılarından birisini açıkça ifade etmelerine karşın ikincisini hiç gündeme getirmemeye gayret ediyorlardı. Doğu Sorunu’nun açıkça ifade edilen yanı aslında Rusların Osmanlı topraklarına doğru yayılma tehlikesiydi. Sorunun gündeme getirilmeyen ya da Rus tehlikesi gibi açıklıkla ifade edilmeyen yani Batı Devletleri’nin hepsinin Osmanlı Devleti’nin yıkılacağına kesinlikle inanmış olmalarıdır. Ancak çok geniş bir alana yayılmış olan bu devlet istenmeyen bir zamanda yıkılırsa; aralarında büyük çekişmeler hatta savaşların çıkacağına inanıldığından Osmanlı Devleti’nin yönetimi altındaki yerlerin bütünlüğünün Avrupa Devletleri’nin barışı için bir süre daha korunması lazımdı.
Tanzimat döneminde Osmanlı Devleti’nin en ateşli savunucusu hiç şüphesiz Stratford Canning idi. Fakat Canning aynı zamanda Osmanlı Devleti’nin Müslüman devlet oluşu itibarıyla Osmanlı’nın en sert düşmanıydı. Ona göre Osmanlı Devleti’ndeki baş sorun Türkler’in müslüman oluşuydu. Bu yüzden İngiltere Halife-Sultan’dan “Müslümanların dinden çıkmakta ve Hıristiyanlığı kabul etmekte serbest olduklarını ilan edici bir emirname yayınlamasını” istedi. Ancak İngiltere’nin bu isteğine 1854′te cevap veren Ali Paşa “padişah böyle bir teklife boyun eğecek olursa milletin ruhani başkanı olmaktan çıkar ve hükümdarlığı da uzun sürmez. Size ancak diplomatik yolla müslümanlıktan çıkanlara karşı idam cezası verileceğini vaad edebiliriz; fakat bunu bir hukuk” yazılı kural şekline dökersek halkı ayaklanmaya sevk eder ve Ulema arasında zaptedemeyeceğimiz bir patlamaya sebebiyet veririz”der. Bu durumda Hıristiyan devletlere düşen iki şey vardır. Bunlardan birincisi; Osmanlı Hıristiyan haklarının eşitliğini sağlayarak onların batıdaki “uygar Hıristiyanlara benimsetilmesini temin etmek. Bu yol bir çeşit barışçı metot ile Osmanlı Devleti’nin içine sızmak diplomasisidir.
İkinci yol Çar I. Petro’nun bıraktığı ve Petersburg arşivinde saklı vasiyetnamesinde “İstanbul’a ve Hindistan’a olabildiğince yaklaşın. Buralarda hüküm süren kişi dünyanın gerçek hükümdarı olacaktır. Suriye üzerinde eski doğu ticaretini yeniden kurun ve dünyanın ambarı olan Hindistan’a kadar ilerleyin… Avusturya Sarayına çıkar sağlayarak onu Türkler’in Avrupa’dan kovulması işine çekin ister Avrupa’nın eski devletleriyle savaşa tutuşmasına neden olarak ister fetihten ona da sonradan geri alınacak bir pay vererek olsun İstanbul’un fethi sırasında Avusturya’nın kıskançlığını etkisiz kılın. Türkiye’de yayılmış durumdaki Rumları kendi çevrenizde birleştirmeye büyük çaba gösterin; onların merkezi onların desteği olun ve bir çeşit egemenlik yahut ruhani bir üstünlükle peşinen bir evrensel hakimiyet kurun; düşmanlarınızın evinde bir o kadar dostunuz olacaktır.” şeklinde ifade edilmiştir.
Bu ifadelerden de anlaşılacağı üzere; Doğu Sorunu’nun diğer iki önemli noktası da Türkler’in Hristiyanlığa kazanılması eğer bu başarılamazsa Türkler’ in Anadolu’dan kovulmasıdır.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Şark Meselesi Nedir-Şark Meselesi Hakkında Bilgi

Şark Meselesi Nedir-Şark Meselesi Hakkında Bilgi konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: şark meselesi hakkında bilgi, şark meselesi hakkinda bilgi veriniz, sark meselesi hakkinda bilgi veriniz, sark meselesi hakkında bilgi, şark meselesi nedenleri, şark sorunu hakkında genel bilgi, şark meselesi hakkında bilgi veriniz, şark meselesi hakkında kısa bilgi,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Şark Meselesi Nedir? elif Eğitim ve Öğretim 1 26-04-2014 04:01
Ermeni Meselesi Nedir? elif Tarih 1 12-04-2012 08:30
Yabancı Okullar Meselesi Nedir? elif Tarih 0 09-02-2011 03:01
Arapların don meselesi nimlahza Fıkralar 0 12-04-2010 10:18

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:36 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats