bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 30-07-2013, 12:55   #1 (permalink)
 
ebush - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihi hakkında bilgi

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihi hakkında bilgi


Kurtuluş Dönemi; 1920 - 1923 Ana maddeler: Kurtuluş Savaşı (Türkiye) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşu
I. Dünya Savaşı'ndan yenik çıkan Osmanlı Devleti'nin İtilaf Devletleri'nce işgali sonucunda Misak-ı Millî sınırları içinde ülke bütünlüğünü korumak için girişilen çok cepheli siyasi ve askeri mücadele. 1919-1922 yılları arasında gerçekleşmiş ve 11 Ekim 1922'de imzalanan Mudanya Mütarekesi ile fiilen 24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Antlaşması ile resmen sona ermiştir.


Türkiye Cumhuriyeti’nin temel nitelikleri Lozan Antlaşması'nda da yer almıştır. Buna göre ülkesi ve ulusuyla bölünmez bir bütün oluşturan Türkiye’de yaşayan ve Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşit ve aynı haklara sahip Türk ulusunu oluşturmaktadır.

Saltanatın kaldırılmasının ve Lozan Antlaşması'nın ardından TBMM'de en çok tartışılan konulardan biri olan yeni devletin niteliği sorunu Mustafa Kemal Paşa'nın 28 Ekim gecesi İsmet İnönü'yle devletin niteliğinin cumhuriyet olduğunu saptayan bir yasa tasarısı hazırlaması ile son buldu. 29 Ekim 1923 günü;

“ "Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usulü halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. Türkiye Devletinin hükümet şekli Cumhuriyettir" ”

esasına dayalı olarak Cumhuriyet ilan edildi ve yeni Türk Devleti'nin adı artık Türkiye Cumhuriyeti idi.

Tek partili Dönem; 1923-1950 Ana madde: Türkiye Cumhuriyeti'nin Tek Partili Dönemi
Atatürk 24 Nisan 1920 ve 13 Ağustos 1923 tarihlerinde TBMM Başkanlığına seçildi. Bu başkanlık görevi devlet-hükümet başkanlığı düzeyindeydi. 29 Ekim 1923 tarihinde Cumhuriyet ilan edildi ve Atatürk ilk cumhurbaşkanı seçildi. Anayasa gereğince dört yılda bir cumhurbaşkanlığı seçimleri yenilendi. 1927 1931 1935 yıllarında TBMM Atatürk'ü yeniden cumhurbaşkanlığına seçti.

Atatürk sık sık yurt gezilerine çıkarak devlet çalışmalarını yerinde denetledi. İlgililere aksayan yönlerle ilgili talimatlar verdi. Yurt dışına hiçbir resmî ziyaret için çıkmamakla birlikte Cumhurbaşkanı sıfatıyla Türkiye'yi ziyaret eden yabancı ülke devlet başkanlarını başbakanlarını bakanlarını ve komutanlarını ağırladı.




Atatürk; 1923-1938
Türkiye Cumhuriyeti siyasi tarihi




Kuruluş Dönemi
I. Dünya Savaşı
Kuvva-i Milliye
Kurtuluş Savaşı
Erzurum Kongresi
Sivas Kongresi
Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti
Misak-ı Milli
TBMM'nin kuruluşu
Sevr Antlaşması
Lozan Antlaşması

Atatürk Dönemi ve Siyasal devrimler
Tek Partili Dönemi
Saltanatın Kaldırılması
Cumhuriyet Halk Partisi
Cumhuriyetin İlanı
Halifeliğin Kaldırılması
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası
Şeyh Sait isyanı
Serbest Cumhuriyet Fırkası Onuncu Yıl Nutku
Gençliğe Hitabı

Milli Şef; İsmet İnönü
İsmet İnönü
Köy Enstitüleri
II. Dünya Savaşı
Varlık Vergisi
Milli Kalkınma Partisi


Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili Dönemi
Çok partili dönem
Demokrat Parti
Adnan Menderes
27 Mayıs Darbesi
Türkiye İşçi Partisi
Suat Hayri Ürgüplü
Adalet Partisi

1970'li yıllar; Sağ-sol çatışması
12 Mart Muhtırası
Ecevit Hükümetleri
Ecevit'e suikast
Milliyetçi Cephe Hükümetleri 24 Ocak Kararları

Siyasi yasaklar; 12 Eylül 1980
12 Eylül Darbesi
Kenan Evren
Turgut Özal
Anavatan Partisi
PKK sorunu


1990'lı yıllar; Eskilerin dönüşü
Türkiye ve Avrupa Birliği kronolojisi
Demokratik Sol Parti
Sosyaldemokrat Halkçı Parti
Erdal İnönü
Tansu Çiller
Refah Partisi
Necmettin Erbakan
Milliyetçi Hareket Partisi


Ana maddeler: Cumhuriyet Halk Partisi Atatürk Devrimleri ve Türkiye Cumhuriyeti'nin ilanı
Atatürk dönemi iç politikası devrimleri ve yapılan yenilikleri kapsar.

Atatürk Halk Fırkası adıyla bir parti kurmak niyetini ve siyasi fırkaların gerekliliğini 7 Şubat 1923’te Balıkesir Paşa Camii’nde halka hitaben yaptığı halkçılık temeline dayalı bir fırkanın kurulması üzerinde durduğu konuşmada

'Halk Fırkası dediğimiz zaman bunun içinde bir kısım değil bütün millet dahildir...Halk Fırkası halkımıza terbiye-i siyasiye vermek için bir mektep olacaktır... diyerek belli etmiştir.
9 Eylül 1923`te Mustafa Kemal Atatürk tarafından kurulmuş olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk siyasi partisidir.Başlangıçta adı "Halk Fırkası" olan parti 1924 yılındaki kurultayda adını "Cumhuriyet Halk Fırkası" olarak değiştirdi. 1927 yılında "Cumhuriyetçilik" "Halkçılık" "Milliyetçilik" ve "Laiklik" ilkelerini tüzüğüne ekledi. 1935 yılındaki kurultayda daha önceki dört ilkeye "Devletçilik" ve '"Devrimcilik" ilkeleri de eklenerek ilkeler altıya çıkarıldı ve partinin adı "Cumhuriyet Halk Partisi" oldu.

Atatürk Devrimleri veya diğer adıyla Atatürk İnkılapları Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı olan Mustafa Kemal Atatürk tarafından öncülük edilen günümüzde Atatürk İlkeleri olarak bilinen ilkeler doğrultusunda 1922 ve 1938 yılları arasında hayata geçirilen bir dizi yasal değişikliktir. Bu devrimlerin amacı Atatürk tarafından; "Türkiye'yi gelişmiş devletler seviyesine çıkartmak" olarak beyan edilmiştir.

Cumhuriyetin İlanı milletin yönetilme şeklinin belirlenmiş olduğu Atatürk'ün siyasi devrimlerinden bir tanesidir. 23 Nisan 1920'de TBMM'nin açılışı ile milli egemenliğe dayalı yeni bir devlet kurulmuştu. Ancak Kurtuluş Savaşı devam ederken milli birlik ve beraberliğin bozulmaması için rejimin adı konulmamıştı. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) 25 Ekim 1923'te ortaya çıkan kabine bunalımı sonucunda bu yönetim şeklinin kusurları daha net ortaya çıkmış ve 29 Ekim'de Anayasanın ilgili maddeleri değiştirilerek ülkenin yönetim şekli cumhuriyet olarak belirlenmiştir.

Cumhuriyet’in ilanı Atatürk ve silah arkadaşları arasında görüş ayrılıklarına dolayısıyla tepkilere yol açmıştı. Bu ayrılıklar Cumhuriyet Halk Fırkası (CHF)’na karşı ilk muhalefet hareketini doğurdu. Bu gelişmeden sonra Milli Mücadele döneminde M. Kemal Paşa’nın yakınında yer alan ve onu destekleyen Kazım Karabekir Ali Fuat (Cebesoy) Refet (Bele) Rauf (Orbay) ve Adnan (Adıvar) gibi önemli komutan ve şahsiyetler Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası adıyla yeni bir parti kurdular.

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası Şeyh Said İsyanı sonrasında programındaki fırkamız itikad-ı diniyeye ve fıkriyeye hürmetkardır maddesinden dolayı isyandan sorumlu tutularak 5 Haziran 1925’te kapatıldı

1923-1929 yılları arasında Teşvik-i sanayi Politikası uygulanmışsa da dünyada yaşanan ekonomik kriz nedeniyle beklenen ölçüde yararlı olamamıştır. Bunun sonucunda 1932 yılında hükümet devletin üretime yönelen temel yatırımları gerçekleştirmesini üstlenmesine karar vermiştir.

1930'lu yıllar dünya tarihi açısından son derece önemliydi. Avrupa'da faşizm yayılmakla birlikte Türkiye'nin doğu komşusu SSCB'de de sosyalist idare anlayışı totaliter ve merkeziyetçi bir şekilde yayılmaktaydı. Dünya da ekonomik buhran halklar üzerinde etkisini arttırarak sürdürmekteydi. Türkiye iktisadi buhranı atlatabilmek ve hızla kalkınabilmek maksadıyla devletçilik uygulamasına geçmişti.

1934 yılında I.Beş Yıllık Sanayileşme Planı devreye sokuldu. En büyük ağırlık dokuma sektörüne verilmekteydi. Fabrikaların büyük bir kısmı Sovyet kredisi ve teknolojisi ile kuruluyordu. Demiryolları yapımına önem verilmekteydi. [2]

Milli Şef; İsmet İnönü 1938-1950 [değiştir] Ana maddeler: Türkiye Cumhuriyeti'nin Tek Partili Dönemi Cumhuriyet Halk Partisi ve İsmet İnönü
Atatürk'ün ölümü üzerine 11 Kasım 1938'de cumhurbaşkanlığına seçilen İnönü Cumhurbaşkanlığının yanı sıra CHP genel başkanlığına da getirildiğinden yönetim üzerinde geniş otorite sahibi oldu.

26 Aralık 1938’de toplanan CHP Üçüncü Büyük Kurultayı'nda İsmet Paşa değişmez genel başkan ve Milli Şef ilan edilmesiyle yaklaşık 12 yıl sürecek olan milli şeflik dönemi başlamış oluyordu.

Ocak 1939’a kadar Atatürk’ün son başbakanı olan Celal Bayar ile ve kurduğu 10. Hükümet ile çalışmış Dahiliye Vekili (içişleri bakanı) Şükrü Kaya’nın yerine Refik Saydam Hariciye Vekili (dışişleri bakanı) Tevfik Rüştü Aras’ın yerine ise Şükrü Saraçoğlu getirilmiştir. Dış politika ilkeleri ve ekonomik politika farklılıkları yüzünden 25 Ocak 1939’da istifa eden Bayar yerine Refik Saydam yeni hükümeti kurmuştur.



Milli Şef İsmet İnönü
II. Dünya Savaşı (1939-1945) döneminde İnönü ülkeyi savaştan uzak tutmaya çalıştı. Savaş yıllarındaki ekonomik ve toplumsal sıkıntılar ise dönemin unutulmayan mirası olarak kaldı. Gene bu dönemde Hasan Ali Yücel'in öncülüğündeki Köy Enstitüleri kuruldu ve geliştirildi.

Savaş nedeniyle çok sayıda gencin askere alınması ve temel ürünlerle ilgili olarak devlet stoklarının geniş tutulması nedeniyle iç piyasada büyük darlık yaşanmış ve ürünlerin fiyatları olağanüstü artmıştır. Aynı dönemde hükümet stokçu karaborsacı ve fırsatçılarla yoğun bir şekilde mücadele etmişsede toplumun geniş kesmi tatmin edilememiştir.[3]

1950 genel seçimlerinden sonra CHP iktidarı Demokrat Parti'ye (DP) bırakırken İsmet İnönü ana muhalefet partisi genel başkanı olarak siyasal rolünü sürdürdü. On yıllık muhalefet dönemi sonunda 27 Mayıs sonrası yeni anayasa kabulü ile 15 Ekim 1961 genel seçimlerinden CHP birinci parti olarak çıkınca İnönü yeniden hükümeti kurmakla görevlendirildi. Bu dönemde CHP-AP CHP-YTP-CKMP ve CHP-Bağımsızlar koalisyon hükümetlerine başkanlık etti.



II. Dünya Savaşı'nın gelişim süreci

Amerikalı general MacArthur’la 1931 senesinde yaptığı bir konuşmada Mustafa Kemal Atatürk şöyle demektedir;

“ Versay Antlaşması I. Dünya Savaşı’nı hazırlayan nedenlerin hiçbirini ortadan kaldırmamış tersine dünün başlıca rakipleri arasındaki uçurumu daha da derinleştirmiştir. Galip devletler yenilenlere barış koşullarını zorla kabul ettirirken bu ülkelerin etnik jeopolitik ve ekonomik özelliklerini dikkate almamışlar yalnız düşmanlık duygularının üzerinde durmuşlardır. Böylelikle de bugün içinde yaşadığımız barış ateşkesten öteye gidememiştir. Bence dün olduğu gibi yarın da Avrupa’nın kaderi Almanya’nın tutumuna bağlı kalacaktır. ”

20. yüzyılın iki topyekûn savaşından ikincisidir. Altı yıl boyunca dünyanın çeşitli bölgelerinde süren kesintisiz savaşlarla süregiden II. Dünya Savaşı Alman ordularının Polonya'ya saldırdığı 1 Eylül 1939'da başlamış kabul edilir. Ne var ki birbirinden kopuk görünseler de bu tarihten önceki çatışmalar ve I. Dünya Savaşı sonrası yapılan ancak mağlup devletleri memnun etmemiş olan antlaşmaların geçersiz kılınması savaşta birincil rol oynayan tarafların stratejik hedefleri arasında yer aldığından savaşın başlangıcı tarihsel olarak daha geriye gitmektedir.

İnsan kaynakları yönünden ağır sonuçları yaşanan bir Kurtuluş Savaşı'nın hemen ardından yeni bir savaşa girmemek konusunda kesin olarak kararlı olan Türk yönetimi sonuna kadar denge politikasını sürdürebilmiştir.

Kaçınılmaz görünen Avrupa savaşı dışında kalabilmeyi sağlamak üzere İngiltere ve Fransa’yla 19 Ekim 1939’da Ankara’da bir ittifak anlaşması imzalandı.

Alman ordularının Balkanlar'ı istilasının hemen ardından Alman hükümeti Türkiye'ye bir saldırmazlık anlaşması önermiştir. Hitler devrin Türk cumhurbaşkanı İsmet İnönü'ye gönderdiği kişisel mektubunda Alman ordularının Türk sınırlarına 85 km'den daha fazla yaklaşmayacağı güvencesini kişisel olarak verdiğini belirtmektedir.

18 Haziran 1941'de imzalanan saldırmazlık anlaşması Türkiye’nin Almanya ile olan ilişkileri yönünden bir kilometre taşı oldu. Ne var ki 10 Ağustos 1941'de Rusya ve İngiltere ortak notayı Türk hükümetine ilettiler.

Bu notada Türkiye'nin toprak bütünlüğüne saygılı olunacağı ancak Montrö Boğazlar Sözleşmesi gereği Türkiye'nin boğazları savaş gemilerine kapalı tutma taahhüdüne sadık kalmasının gereği belirtilmiştir.

İzleyen yıllar Müttefiklerin Türkiye'nin kendi cephelerinde savaşa girmesi konusunda baskılarının giderek arttığı yıllar olmuştur.

2 Ağustos 1944 tarihine kadar Türk yönetimi bu baskılara direnmiş savaşın kaderinin belli olduğu tespitiyle Müttefiklerle anlaşmaya yönelmiştir. Almanya ile ve hemen ardından Japonya ile tüm diplomatik ve ekonomik ilişkilerini kesme kararı alan Türk yönetimi Müttefik liderleri Şubat 1945’te toplanan Yalta Konferansı’nda yeni kurulacak Birleşmiş Milletler’e yalnızca 1 Mart 1945 tarihine kadar Almanya’ya savaş açmış ülkelerin katılmasını içeren bir karar almaları üzerine 23 Şubat 1945'te Almanya’ya savaş ilan etmiştir.

Almanya'nın yenilmiş olmasından ötürü Türk Silahlı Kuvvetleri'nin bir çatışmaya girmesini gerektiren bir durum ortaya çıkmamış ve savaş kararı uygulamaya konulmamıştır.




1950'li yıllar [değiştir] Çok Partili Dönem [değiştir] Ana maddeler: Türkiye Cumhuriyeti'nin Çok Partili D&o


ebush isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihi hakkında bilgi

Türkiye Cumhuriyeti Siyasi tarihi hakkında bilgi konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: türk siyasi tarihi hakkında bilgi, terakki perver halk fırkası hakkında bilgi veriniz, yeni türk halifeliğinin kabul edilmesi bakımlıyızcom, cumhuriyet halk fırkası onuncu yıl nutku, tc başbakanları, türkiye hakkında siyasi bilgiler, tc siyasi tarihi genel kültür,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Saha Cumhuriyeti hakkında bilgi ebush Eğitim ve Öğretim 0 04-05-2013 06:50
Çin Halk Cumhuriyeti Hakkında Bilgi elif Soru Cevap 0 05-04-2013 08:12
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanları CooLKadin Biyografiler 11 24-04-2012 01:15
Çuvaş Cumhuriyeti Hakkında Bilgi elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 17-01-2012 10:44
Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı Hakkında elif Kadın ve Hukuk 0 11-03-2011 05:20

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 03:38 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats