bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 22-10-2009, 01:16   #1 (permalink)
 
DeLfiN - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Ünlem Osmanlida Edep

Osmanlıda Edep:

Osmanlı'da sadaka taşları varmış ihtiyacı olan sadaka taşının üzerindeki keseden (yabancı elçilerin de şehadetleriyle) sadece ihtiyacı kadarını alırlarmış. Aynı şey yolların üzerinde vakıflar tarafından kurulan konaklarda da uygulanır yolcu eğer ihtiyacı varsa yatağının başucundaki keseden alabilirmiş. Bineğine ücretsiz bakılır ücretsiz üç gün yemek verilirmiş.
Eskiden "Kapıyı kapat!" denilmezmiş. Allah (cc) kimsenin kapısını kapatmasın diye düşünülürmüş. "Kapıyı ört ya da sırla" denilirmiş. Kapının kapanmadan yavaşça örtülmesi edebdenmiş.

“Lambayı söndür” demezlermiş. Allah (cc) kimsenin ışığını söndürmesin. "Lambayı dinlerdir" derlermiş. Lamba yakılmaz uyandırılırmış.

Uyuyan birisi uyandırılmak İçin sarsılmaz veya adı ile çağırılmazmış. "Agâh ol eren­ler" derlermiş. Nezaket incelik edeb her işin başı imiş de ondan... Ona eren uyanık olurmuş. İnsanların sözü kesilmez işaret ve işmar edilmez fısıltılar gizli konuşmalar hoş karşılanmazmış.

Hanımlar beylerine "Efendi" derlermiş "siz" derlermiş. Hanımefendiliklerini gösterirlermiş.

Gezerken yere yumuşak basılır ses çıkarmamaya çalışılırmış. Yerdeki haşerata basmamaya özen gösterdiği için adı "Karınca basmaz Efendi” ye çıkan insanlar varmış.

Kapıdan çıkarken arkasını dönmemek geri geri çıkmak edebdenmiş.
Kapı eşiğindeki misafirlere ait ayakkabılar dışarıya doğru değil içeriye doğru çevrilirmiş. "Git bir daha gelme!" der gibi değil de. "Gitsen de ayağının yönü buraya dönük olsa" dercesine dizilirmiş.

Canlı cansız her şeyin bir hatırı varmış. Bediüzzaman kendisine arkadaşlık eden vefa gösteren eski elbisesinden bir parçayı koparıp alırmış. Yumurtayı ucundan çok az kırar fazla kırmayı tahrip olarak düşünür tahribin hiçbir türünü sevmezmiş.
Eskiler hayatı o kadar nurani o kadar temiz o kadar manâlı yaşarmış.

Üstad Necip Fazıl bu hali
“Komşuya hatır soran sıra sıra terlikler
Ölçülü uzaklıkta yakın beraberlikler."
diye tarif eder.

Eskiler "Edeb Ya Hu!" derler O'nu görüyor gibi yaşamaya çalışırlarmış. O (cc) varken başkasına bakmaz Onu unut­muş gibi hallere girmezlermiş. Ezel ve Ebed Sultanı'nın huzurunda nasıl hareket edilmesi gerekiyorsa öyle hareket et­mek isterlermiş. "Bizi takip eden her halimizi perdesiz engelsiz gören şu anda bizim durumumuza bakan Allah var!" der gibi o mânâyı hatırlatmak için her yere "Edeb Ya Hu!" yazarlarmış. "Allah'ın huzurunda edeb" demekmiş bu.

İnsan nerede olursa olsun Allah'ın huzurunda değil midir?

alinti


DeLfiN isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Osmanlida Edep

Osmanlida Edep konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.



Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:31 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats