bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 03-05-2010, 02:44   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Dunyanin En Eski Destanlari

Dünyanın en eski destanı;
Onbin Yıllık Nükleer Savaş

"Bu günümüz dünün düşünceleridir; şimdiki düşüncelerimiz yarınımızı inşa edecektir; yaşamımızı düşüncelerimiz yaratır."

"Dhammapada "Mahabharata çok büyük ve karmaşıktır ama 18 Yüzyıl öncesini çok net olarak açıklamaktadır."

Reader´s Digest "Mysteries of the Unexplained"

"Bu öyküyü kuru bir çubuğa anlatsaydın yapraklanır ve köklenirdi."

Henri Michaux

Hindistan´ın ulusal destanı Mahabharata aslında bir şiirdir ama çok büyük ve karmaşık bir şiir külliyatı olarak düşünülebilir. Sözcük sayısı "Mesnevi"den çok daha ötededir ama büyük olasılıkla tek bir kişi tarafından yazılmamıştır. Sankritçe yazılmış olan Mahabharata şimdiye kadar yazılan en uzun şiirdir "stanza" denen yüzbin kıtadan oluşur yani İncil´in 16 misli Ansiklopedi Britannica´nın tamamı kadardır. Bazılarına göre MÖ 3.-5. Yüzyıl aralarında yazılmıştır bazılarına göre MS. 4. Yüzyıl´da derlenmiş bazılarına göre ise çok daha eskilerde 19-20.000 yıl evvel yazılmıştır. Hintliler´e göre Mahabharata´da olmayan bir şey hiçbir yerde yoktur. Batı dünyası bu inanılmaz dev destanı ancak 18. Yüzyıl´dan sonra tanımıştır; o da destanın sadece küçük bir bölümü olan 1785´de Londra´da Charles Wilkins çevirisiyle yayınlanan "Bhagavad-Gita"dır.

19. Yüzyıl´da doğubilimci Hippolyte Fauche 200 kişilik bir ekiple tüm destanı Fransızca´ya çevirmeye başladı ama ömrü vefa etmedi. Sonuçta eksiksiz İngilizce çeviri ancak 20. Yüzyıl´ın başında yine Hintliler tarafından Bombay´da gerçekleştirildi. Günümüzdeki en ilginç ve inanılmaz Mahabharata olayı; Jean Claude Carriere Marie H. Estienne Peter Brook ve arkadaşlarının 16 yıl çabaladıktan sonra 1985´de ilk kez Avignon´da sahneye koydukları "Mahabharata" adlı oyundur oyun 9 saat sürüyor bazen üç gecede bazen bütün bir gün veya bütün bir gecede oynanıp bitiriliyor 16 ulusa mensup 25 oyuncu sahneye çıkıyordu. Carrier üç yıl süren sahnelemenin sonucunda farklı bir etkinin oluştuğunu vurguluyordu; "...bu etki dünyanın üzerine çöken bir tehdit miydi? Yoksa doğru eylemin gerçek anlamının inatçı araştırması mıydı? Alın yazısıyla oynanan ince ve kimi zaman acımasız bir oyun mu?... (Can Yayınları/Mahabharata-1991)" Aynı ekip yorulmaksızın çalışarak inanılmaz bir performans sonucunda oyunu bir film ve bir de tv dizisi haline getirmeyi başardı. Ama biz Türkiye´de bunları göremedik; aklı evvel film ithalatcılarımızla tv yöneticilerimiz hayatlarında duymadıkları evrensel bir kültürü elbette ki algılayamadılar. Onların düzeyini "Yalan Rüzgarı" ile "Şaban" belirlemekte; yani bilinçsiz servetle bilinçli cehaletin buluştuğu nokta...

Dünyalılarla uzaylılar mı savaştı?

Sanskritçe´de "maha" büyük ve herşeyin toplamı anlamına gelir; "bharata" ise komünyel bir isimdir veya bir bilgeliğin tanımıdır. Daha öte ****fizik yorumlarda sözcüğün "insan" anlamında olduğu da söylenir; bu bağlamda "İnsanlığın Öyküsü" yazılmıştır. Destanda anlatılan dev savaş öncelikle klanlar arası bir çatışma gibi görünse de aslında tüm gezegenin egemenliği yolunda bir kavgadır ama sonunda öyle bir savaş başlar ki tüm evren yokolma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Savaşta kullanılan silahlar hem dünyasal (ok balta kılıç mızrak gibi) hem de tanrısaldır (ışınlar atomik silahlar uçan araçlar gibi) Bir bakışa göre Mahabharata en eski bilim kurgu örneğidir ve zeki canlılar arasındaki bir anlaşmazlığı bir savaşı ve günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanıldığını anlatır. Örneğin bir bölümde içinde destanın kahramanlarından Krisnha´nın da bulunduğu Vrishni´ler Salva adlı lideri bir güçle kuşatırlar. Bunun üzerine zalim Salva heryere gidebildiği Saubha adlı arabasına binerek "yükselir" ve sayısız cesur Vrishni genciyle beraber tüm bir kenti harabeye çevirir. Saubha adlı araç daha önceki bölümlerde anlatıldığına göre savaşın yönetildiği bayrak gemisidir ve Salva´nın kentinde bulunmaktadır yani oradan kalkıp savaş alanına getirilmiştir. Buna karşın Vrishni savaşçılarının da benzer silahları vardır; Pradyumna adlı kahraman özel bir silah kullanır bu silah en yüksekteki tanrıları dahi durdurmaktadır; silah için "savaş alanındaki hiçbir insan onun oklarından kurtulamaz" tanımı yapılır ve Salva Krisnha´ya doğru düşer Krisnha gökte Salva´yı izlemeye başlar fakat Saubha adlı araç göklere özgün tanımla adeta yapışmıştır. Krisnha tüm silahlarını durmaksızın fırlatır; roketler misiller mızraklar çiviler savaş baltaları üç yüzlü oklar alev püskürtücüler vb... Gökte yüzlerce güneş ve ay belirir yüzlerce yıldız doğar. Ne gece ne de gündüz vardır zaman anlaşılamaz.

Radyoaktif ölümün reddedilmez tarifi;

Krishna´nın Salva´nın saldırılarını savuşturmak için kullandığı silahların seslerinin anlatımı aynen günümüzdeki anti-balistik roketlere benzemektedir; "Onları savuşturdum bir hayal gibiydiler. Hızla vuran sütünları yolladığımda gökler parladı ve parçalara ayrıldılar. gökte büyük gürültüler oldu." Ve sonra Saubha´nın görünmez olduğu anlatılır sanki Krisnha hedefi hiç şaşırmayan akıllı bombalar kullanmaktadır. Bu arada atılan bir okun "roketin" sesiyle savaşçılar ölürler Salva´nın askerleri "Danavalar" acı çığlıklar atarak yerlere düşerler onları güneşe benzer parlaklığı olan okların sesi öldürür. Sauba kaçmak için saldırıya kalkışır o zaman Krisnha "özel ateş silahı"nı kullanır bu silah güneş şeklinde halesi olan bir disk şeklindedir. Ve disk Saubha´yı ikiye böler "kent" gökten yere düşer ve Salva ölür. Bu olay Mahabharata´nın sonudur. En garip silahlardan birisi Pradyumna´nın kullandığı özel oktur bu okun öldürücü gücünden hiç kimse tanrılar dahi kurtulamaz. Agneya´nın kullandığı silah ise alevli ama dumansız ateş okudur "Yoksa artık ok yerine ışın mı demeliyiz." Derken savaş alanına birden bir karanlık yayılır kimse çevreyi göremez ama gece olmamıştır vahşi bir rüzgar başlar bulutlar kükrer toz ve çakıl taşları yağmaktadır doğa dengesini yitirir güneş gökte sallanmakta dünya titremekte korkunç silahtan yayılan kavurucu sıcaklık herşeyi yakmaktadır. Filler alevler içinde çılgın gibi oradan oraya koşuştururken diğer canlılar buruşarak yere düşmektedir vahşi ışınlar gökten yağmur gibi yağmaktadır. Ve ateş fırtınasının yanısıra Gurkha´nın silahının sesini duyanlar da ölürler. Bütün bunlar sanki nükleer bir patlamanın yanısıra radyoaktif çöküntünün birebir tarifi gibidirler. Gurkha´nın çok hızlı ve güçlü bir Vimana´sı vardır; Vrishni´lerin ve Andhaka´ların üç kentine uçar ve saldırır evrenin tüm gücünü taşımaktadır. Duman ve ateş sütunları fışkırtır on binlerce güneş parlaklığında ışınlar yayarak yükselir. Vimana´nın "demir şimşek" diye tanımlanan süper bir silahı vardır her iki aşiretten sayısız insanı ve kentlerini küle dönüştürür. Cesetler tanınmayacak kadar yanarlar ölmeyenlerin saçları ve tırnakları dökülür çanaklar çömlekler kendi kendilerine kırılırlar yiyecekler zehirlenir. Kaçmaya çalışan savaşçılar ve eşyaları küllerle yıkanmaktadırlar.

Nedir bu silahlar? Başka hiçbir mitolojide böyle bir tanım yoktur yıldırımlar şimşekler vardır ama ötesi yoktur. Bunu anlamak şu anda mümkün değil; umudumuz zamanla öğrenmek. Destan´da anlatılan olaylar gerçek midir yani fiziksel midir? Yoksa ****fizikçilerin yaklaşımıyla simgesel midir? 1944 yılında Paris Üniversitesi Hint Uygarlığı Enstitüsü´den Emil Senart´ın özgün çevirisi olan "La Bhagavad-Gita" böyledir (Ruh ve Madde Yayınları-1995). Türkçe çevirinin önsözünde Ergün Arıkdal şöyle der; "... o halde insan kendisiyle maddenin hakimiyeti ile savaşa hep devam etmelidir." Galiba ikisi de doğrudur yani Mahabharata hem çok uzak geçmişte kaybolmuş bir uygarlığı ve belki de yaşanmış en büyük savaşı anlatmakta hem de dev bir ruhsal öğretiyi içermektedir; bu öğreti Senart´ın tanımıyla "Rabb´in Ezgisi"dir.


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Dunyanin En Eski Destanlari

Dunyanin En Eski Destanlari konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Dunyanin En Kocamanlari... mormavi Komik Resimler 3 13-09-2009 02:47
Dunyanin en buyuk elmasi mormavi Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 29-06-2009 02:21
Dunyanin en buyuk cicegi... mormavi Karışık Resimler & Fotoğraflar 1 28-06-2009 01:07
Eski Gelinler - Eski Zaman Gelinlikleri Bkmlyz Evlilik Hazırlığı 3 11-05-2009 12:58
Dunyanin en guzel fotograflari Mahperver Duvar Kağıtları - Wallpaper 1 20-09-2008 03:42

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats