bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Tarih

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 04-02-2011, 05:49   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Anadolunu Türkleşmesi Nezaman Oldu?

Anadolunu Türkleşmesi Nezaman Oldu?

Anadolu’nun fethi sonuçları itibariyle Türk tarihinin en önemli olaylarının başında gelir. Bu Fetih ile Batı Türklüğü yeni ve ebedi bir vatana kavuşmuş ve bu vatan toprakları üzerinde Anadolu Selçukluları Osmanlı Devleti ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmuştur. Türkler Anadolu’ya IV.yüzyıldan başlayarak fasılalarla XI.yüzyıla kadar sürecek akınlarda bulunmuşlardı. Ancak 1071 Malazgirt Savaşı’na kadar aralıklarla devam edecek olan bu Akınlar neticeleri itibariyle Fetih amacı ön planda tutulmayan akın ve keşif hareketleri olarak nitelenebilir. Büyük Selçuklu dönemindeki Oğuz-Türkmen akınlarıyla birlikte Anadolu’nun Türkleşmesiyle neticelenecek fetihler başlamıştır.


Anadolu’ya ilk Türk akını Batı (Avrupa) Hunları döneminde gerçekleşmiştir. Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Bizans’ın hâkimiyetinde kalan Anadolu’ya Kafkasları aşarak Ulaşan Kursık ve Basık adlı Hun başbuğları 398 yılında Erzurum Malatya ve Çukurova hattını geçerek Kudüs’e kadar akınlarda bulunup aynı yoldan geri dönmüşlerdi. Hunlardan sonra Sabar (Sabir Sibir) Türkleri hükümdarları Balak liderliğinde Doğu Anadolu’dan Ankara‘ya kadar olan toprakları vurarak pek çok Ganimet elde etmişlerdir (515/16).
Ilk Müslüman-Türk Komutanların Akınları: Emeviler ve Abbasilerin hizmetine giren ilk Müslüman Türk komutanların Bizans’la mücadelesi Anadolu’ya yapılan akınların diğer bir devresini oluşturur. Özellikle Abbasiler zamanında Bizans üzerine yapılan gazalarda Türk komutanları önemli rol oynamışlardır. Tarsus-Malatya-Erzurum hattı boyunca gerçekleşen mücadelede Sugur ve Avasım adı verilen uc (sınır) bölgelerine yerleştirilen Türkler Batı Anadolu’ya kadar uzanan akınlara katılmışlardır (8.-9.yüzyıllar). Bu akınların başında Afşin Vasıf et-Türki Kayı oğlu Ahmed Haris Buga gibi Türk komutanlar bulunmaktaydı. Bu Seferler neticesinde Anadolu’nun pek çok bölgesi harap hâle gelmiş bu durum ileride yapılacak fetihler için kolaylık sağlamıştır. Oğuz-SelçukluAkınları: Daha önce yapılan Anadolu seferleri yurt kurmak amacından uzak sadece askeri harekâtlar şeklinde gerçekleşmişti. Selçuklu devrinde başlayan Akınlar ise PLANLI ve yurt kurmaya yönelikti.
Bu sebeble Oğuz (Türkmen)-Selçuklu akınları büyük bir öneme sahiptir. Henüz bir Devlete sahip olmayan Selçuklular güçlü Karahanlı ve Gazneli Devletlerinin şiddetli baskısı ve takibi altında kalmışlardı. Bu zor şartlar sebebiyle Selçuklular yeni bir yurt arama mecburiyeti duymuşlar ve bu maksatla batıya keşif birlikleri göndermişlerdir. Böylece Anadolu’ya ilk Selçuklu akınları başlamış oluyordu. Çağrı Bey’in ilk Anadolu Seferi: Maveraünnehir’deki zor durumdan kurtulmak için Çağrı Bey komutasında Anadolu’ya bir keşif harekatı düzenlendi. Çağrı Bey Emrindeki üç bin atlı ile önce Azerbaycan ve ardından Van Kars yörelerine girdi (1018). Ermeni kaynaklarının belirttiğine göre Mızrak ok ve yaydan Oluşan silahları çekili beli Kemerli uzun ve örülü SAÇLI rüzgâr gibi uçan Türk atlıları karşısında Bizans komutanı Senekerim’in gönderdiği kuvvetler yenilgiye uğradılar. Daha sonra Nahcıvan ve Gürcü memleketleri üzerine Yürüyen Çağrı Bey karşılarında duracak bir kuvvet olmadıgını gördü. 1021′de geri döndü ve bu durumu Tuğrul Bey’e iletti. Anadolu’nun yerleşmek için uygun olduğuna karar verdiler.Tuğrul Bey Zamanındaki Akınlar: Selçukluların lideri Aslan Yabgu’nun hile ile yakalanıp Kalencer Kalesine hapsedilmişti. Bunun üzerine Arslan Yabgu’ya bağlı bazı kitleler Azerbaycan ve Doğu Anadolu’ya göçtüler (1028-38). Daha önce Irak bölgesine gelen Kızıl Boğa Göktaş gibi kumandanların idaresindeki Türkmenlerlerle birlikte bu gruplar Diyarbakır Mardin Van ve Erzurum civarlarında görünüyorlardı. Gürcü ve Ermeni kuvvetlerine karşı başarı kazanan Oğuzlara engel olmak isteyen Bizans karşı harekâta geçti. Tuğrul Bey de buna karşılık İbrahim Yınal Kutalmış ve Musa Yabgu’nun oğlu Hasan’ı Anadolu’ya Akınlar için görevlendirdi. Pasinler Savaşı: Bizans ve Gürcü kuvvetleri Pasinler çevresinde akınlarda bulunan Musa Yabgu’nun oğlu Hasan Bey komutasındaki Selçuklu birliklerini pusuya düşürdüler. Zap Suyu yöresindeki Savaşta Hasan şehit oldu. (1047 / 8).
Tuğrul Bey bu duruma çok üzüldü. Hasan’ın intikamını almak için İbrahim Yınal ve Kutalmış’ı görevlendirdi. İki komutan Erzurum’a doğru ilerlediler. Bizans Gürcü ve Ermeniler’den Oluşan düşmanı Pasinler Ovası’nda karşılayan Selçuklular büyük bir zafer kazandılar (1048). Gürcü Kralı Liparit esir alındı.Pasinler Savaşı düzenli Selçuklu ordularının Anadolu’da kazandığı ilk büyük savaş olması sebebiyle önemlidir. Daha önceki devrede mücadele vurkaç taktiği Güden Türkmenler tarafından gerçekleştirilirken bu Savaşta Selçuklu hanedanına mensup kiþilerin komutasındaki ordu kullanılmıştır.
Nitekim Bizans yenilgiyi kabul ederek Selçuklu devletiyle barış Anlaşması yapar. Bu Barışa göre Bizans Imparatoru IX. yüzyılda yapılan ancak sonra Yıkılan İstanbul’daki camiyi tamir etmeyi ve burada Tuğrul Bey adına hutbe okutmayı kabul eder. Ancak vergi vermeyi reddeder.Tuğrul Bey’in Anadolu Seferi: Vergi ödemeyi reddeden imparatorun Doğu Anadolu’ya ordu sevk etmesi üzerine Tuğrul Bey bizzat sefere çıkar (1054). Erciş Bayburt Kemah ve Erzincan ele geçirilir.Malazgirt ‘i kuşatan Tuğrul Bey kışın yaklaşması üzerine ordusunu geri Çekerek Rey’e döner. Bu seferden sonra Anadolu’nun fethi için Çağrı Bey’in oğlu Yakutî görevlendirilir (1057). Yakutî Yakutî Sivas’ı alır ve Kayseri‘ye kadar ilerler. Öte yandan Kars ve Ani kuşatılır. Dinar Bey’e bağlı birlikler de Malatya civarına inerler. Bu Akınlar Alp Arslan zamanına kadar devam etmiştir.
Ilk Akınların Önemi: Anadolu’ya yapılan bu ilk Türk akınları görünüşte kalabalık Türkmen kitleleri tarafından gerçekleştirilen düzensiz ve yağmayı amaçlayan hareketlerdir. Halbuki bu gerçek değildir. Türkmen başbuğları komutasındaki Türkmen kuvvetleri belirli bir plan çerçevesinde disiplin içinde hareket etmişlerdir. Anadolu’nun içlerine kadar yapılan akınlarda Bizans ordularının ikmal yolları üzerindeki şehirler hedef olarak seçilmiştir. Böylece Bölgedeki Bizans savunma gücüne ağır darbeler vurulmuştur. Bu Akınlar daha sonra gerçekleşecek olan Fetih ve yerleşme hareketlerine uygun bir zemin hazırlanması açısından oldukça önemlidir.Malazgirt Savaşı ve Sonrası; Alp Arslan’ın Büyük Selçuklu tahtına geçmesiyle birlikte Anadolu’ya yapılan Akınlar tekrar hız kazanmıştır. Nitekim Alp Arslan 1064 yılında büyük bir orduyla Azerbaycan’a gelir. Gürcistan’ı tamamen fetheder. Doğu Anadolu sınırlarındaki Bizans idaresini kabul etmiş bazı Gürcü ve Ermeni prensliklerini kendine bağlar. Devrin en güçlü surlarına sahip olduğu için fethedilemez denilen Ani şehrini ele geçirir (Ağustos 1064). Ayrıca Kars ve Van da Türkler tarafından alınır.1066 yılından itibaren Gümüştegin Afşin Emir Sanduk gibi ünlü Türk komutanları Anadolu’ya Akınlar düzenler. Bu akınlarda Türk kuvvetleri Orta ve Güney Anadolu’yu baştan başa geçer ve birçok şehri ele geçirir.Bizans ‘ın Karşı Tedbirleri: Bu sırada Bizans iç karışıklıklar ve bu mücadeleleri ile Karşı Karşıya idi. Türk akınları karşısında aciz kalan Bizans Anadolu’nun elden gitmekte olduğunu görüyordu. Bu kötü gidişe dur demek için dul imparatoriçe Kayserili bir general olan Romanos Diogenes ile evlenmek zorunda kaldı.
Böylece Romanos Diogenes (Roman Diyojen) Bizans’ın yeni Imparatoru oldu (Ocak 1068). Imparator Anadolu’ya geçerek Selçuklulara karşı büyük bir ordu hazırlamaya başladı. Daha önce de Anadolu’daki birçok Bizans Kaleleri Yenilenmiş ve ordunun ihtiyaçları için zahire ve MÜHİMMAT toplanmıştı. Nihayet imparator Anadolu’ya birbiri ardına iki sefer düzenledi. Ancak Emir Afşin başta olmak üzere diğer Selçuklu komutanları bu kalabalık ordu seferdeyken Ege kıyılarına kadar birçok Akınlar yapmakta Konya Afyon Denizli gibi Şehirleri tahrip etmekteydiler. (1068-69) İmparator Yaklaşan kış sebebiyle İstanbul’a geri dönmek zorunda kaldı.Malazgirt Savaşı: İmparator Diogenes Türklere son ve kesin bir darbe vurmak istiyordu. Bu sebeble 200 bin kişilik büyük bir ordu hazırladı. Bu ordu da Ermeni Gürcü ve ücretli Frank Norman Rus kıt’alarının yanı sıra Türk soyundan Uz ve Peçenek kuvvetleri de bulunmaktaydı. Nihayet Bizans ordusu doğuya doğru sefere çıktı.
Bu sırada Alp Arslan Mısır seferine çıkmıştı. Henüz Halep kuşatmasında bulunuyordu. Bizans ordusunun ilerleyişini duyunca süratle geri dönmeye karar verdi. Yaşlı ve yorgun askerlerini bırakarak emrindeki dinç kuvvetlerle Ahlat’a geldi. Birkaç kez barış teklif ettiyse de bunu Alparslan’ın korkusuna Yorumlayan Romanos Diogenes barışı reddetti. Artık savaş kaçınılmazdı.Devrin kaynaklarına göre Bizans’ın 200 binlik ordusuna karşı Selçuklu kuvvetleri 50 bin kadardı. Bizans ordusundaki Peçenek ve Uz askerleri karşılarındakinin Türk olduğunu görünce Selçuklu tarafına geçmişlerdi. İki ordu Malazgirt Ovası’nda mevzilendi. İslâm ülkelerinin her köşesinde Alp Arslan’ın zafer kazanması için hutbe okunuyor dua ediliyordu. Nihayet Alp Arslan ordusu ile cuma namazını kıldıktan sonra askerini oldukça etkileyen coşkulu bir konuşma yaptı; şehit düşerse üstündeki beyaz elbisenin kefeni olduğunu onunla gömülmesini vasiyet etti. Sonra eski Türk geleneğine uyarak atının kuyruğunu bağladı ve ordusunun başına geçti. (26 Ağustos 1071) Alp Arslan sayıca çok üstün olan Bizans kuvvetlerine karşı Türk savaş taktiği olan “Turan taktiği” ni başarıyla uyguladı. Askerlerin bir kısmı savaş alanının iki yanındaki tepelerde pusuya yattı. Diğer Kuvvetler DÜŞMANA saldırdı ve kaçar gibi yaparak geri çekildiler (sahte ric’at). Türklerin bozguna uğradığını zanneden Bizans kuvvetleri disiplinsiz bir şekilde Selçuklu kuvvetlerini takibe başladı ve merkezden epey ayrıldılar. Pusuya doğru çekilen Bizans ordusu bu tuzağı geç fark etti. Geri çekilmeye çalıştıkları sırada Ermeniler ve yedek kuvvetler savaş alanından kaçtılar. Tam anlamıyla çembere alınan Bizans ordusu akşama kadar süren Türk hücumlarıyla adeta yok edildi. İmparator yaralı olarak ele geçirildi (26 Ağustos 1071).
Alp Arslan imparatorun umduğunun aksine ona çok iyi muamele etti saygı gösterdi. Aralarında yapılan anlaşmaya göre imparator kurtuluş akçası (Fidye) karşılığında serbest bırakılacaktı. Ayrıca Bizans’ın elindeki bütün Müslüman esirler salıverilecek ve Selçuklulara yıllık vergi ödenecekti. Ancak Türk askerlerinin eşliğinde memleketine gönderilen Romanos Diogenes tahtından indirildi. Gözlerine mil çekilerek hapse atıldı. Yerine geçenler bu anlaşmayı tanımadılar. Bunun üzerine Türk komutanlara Anado-lu’nun fethinin tamamlanması emri verildi.Malazgirt Zaferinin Önemi ve Sonuçları: Malazgirt Zaferi sonuçları itibarıyla hem Türk tarihi hem de dünya tarihi bakımından çok büyük bir önem taşımaktadır. Malazgirt Zaferi sonucunda Anadolu’nun kapıları kesin olarak Türklere açılmış oluyordu. Böylece Anadolu’nun Türklerin ebedi vatanı olması için en büyük adım atılmıştır. Zaferden sonra Anadolu’da irili ufaklı birçok Türk devleti kurulmuş Türkiye Cumhuriyetine kadar uzanan Türkiye Tarihi başlamıştır. Bu Zaferle Türklerin İslâm dünyasındaki prestiji ve liderliği daha da güçlenmiştir. Malazgirt Zaferi Avrupa’da da derin izler bırakmıştır.
Bizans’ın yenilmesi üzerine kendilerini de tehlikede gören Ercan Yavuz Avrupa Türklere karşı ittifaklar oluşturmuşlardır. Haçlı ittifakı aslında bu zafere bir tepki olarak doğmuştur. Haçlı Seferleriyle Türk ilerleyişi durdurulmak istenmiştir. Malazgirt Zaferi ile Anadolu’nun kapıları ardına kadar açılmış idi. Böylece Anadolu’nun Türkleşmesi safhası başlamış ve kısa süre zarfında Türkler Anadolu’da çoğunluğu sağlamışlardır. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde irili ufaklı Türk Devletleri ortaya çıkmıştır. Anadolu’da dengelerin Türkler lehine bu denli hızla değişmesinin sebepleri nelerdi? a-Bizans idaresindeki Anadolu’nun durumu: Bizans idaresinde yaşayan halk yönetimden memnun değildi. Çünkü Bizans özellikle köylülere ağır Vergiler yüklüyor ve Ortodoks mezhebinden olmayanlara baskı uyguluyordu.


Ayrıca aralıklarla süren İran Arap ve Türk akınları halkin daha batıya göç etmesine yol açmıştı. Kısacası savaşlar yönetimin baskısı ve Salgın Hastalıklar nedeniyle nüfus oldukça azalmıştı.
b-Türk göçleri: Seyhun ötesindeki kalabalık Türkmen (Oğuz) kitleleri Selçuklular tarafından Anadolu’ya sevk edilmekteydi. yerli nüfusun adeta terk ettiği Anadolu toprakları Tarım ve hayvancılığa elverişliydi. Bu sebeple Türkmenler aileleri hayvanları ile birlikte Anadolu yaylalarına yerleştiler. XIII. yüzyıldaki Moğol baskısı sebebiyle ikinci bir göç dalgası Yaşandı.
Böylece Anadolu’nun Türkleşmesi tamamlanmış oldu.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Anadolunu Türkleşmesi Nezaman Oldu?

Anadolunu Türkleşmesi Nezaman Oldu? konusu, Eğitim ve Öğretim / Tarih forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Koskoca kız oldu! Jülyet Haberler 6 14-05-2010 10:48
De ki aşk öldü... nimlahza Resimli Şiirler 0 04-11-2009 10:15
Destanlar Nezaman Doğmuştur?-Destanlar Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 02:59
şahidim oldu elif İlahiler 0 15-07-2008 03:05

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:26 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats