bakimliyiz
Konu etiketleri: yazı bulunmadan önce, yazının gelişimi, kağıt bulunmadan önce yazı yazılan araçlar, kağıt bulunmadan önce yazı yazılması için kullanılan araçlar, yazını icadının çıkışından sonra günümüze kadar olan gelişim nedir, kalemler bulunmadan önce insanlar neler kullanıyorlardı, yazının icadından günümüze kadar mürekkep gelişimi, ilk çıkışından günümüze kadar yazının gelişimi, yazının icadı, kağıt bulunmadan önce neler kullanılıyordu, yazının icadından günümüze kadar gelisimi, yazı bulunmadan önce iletişim, yazıyı bulmadan önce insanlar hangi iletişim aracını kullanıyordu, yazının icadı ve gelişimi, yazı bulunmadan önce insanlar hangi iletişim araçlarını kullanırlardı,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-06-2009, 12:56   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Yazının İcadı-Yazının Gelişimi

Yazının İcadı-Yazının Gelişimi

Harfler bir ülkeden öteki ülkeyebir ulustan öteki ulusa geçerken bir başka gezi daha yapıyor. Taşların üzerinde papirüse papirüsten mumlu levhalaramumlu levhalardan parşömene ve parşömenden de kağıda geçiyorlardı. Kumlu toprağa ekilen bir ağaçkilli ve bataklık bir alana ekilen ağaçtan nasıl değişik şekilde büyürse;harfler de taştan kağıda geçen süreçte öylece görünüşlerini ve biçimlerini değiştirdiler. Taş üstünde dik ve dümdüz yükseliyorkağıdın üzerinde yuvarlaklaşıyordu.Balmumu üzerinde de yıldız biçiminde kıvrıldılar.Balçık üstünde çivileştileryıldız iğne biçimi aldılar.Hele kağıt ve parşömen üzerinde sürekli kıllık ve biçim değiştirdiler.

Yazı yazmak için çok çeşitli araçlar kullanılmıştır.Hiç elimizden düşürmediğimiz kağıt kalem dünün icadıdır.Biraz daha öncelereilk insanların resimlerden yazının henüz doğmakta olduğu çağlara dönersek o zaman yazı yazmanın inanılmayacak kadar zor olduğu görülür.Çünkü o günlerde bu iş için gereken araçlar yoktu.Herkesne ile neyin üzerinde nasıl yazacağını kendisi düşünüp bulmak zorundaydı.

O dönemin araçları arasında taşkoyunun kürek kemiğibalçık yaprağıçanak çömlek parçalarıyırtıcı hayvan derileri ve ağaç kabukları gibi şeyler hep bu dönemde kullanılıyordu.Bütün bunların üzerine sivriltilmiş bir kemikle ya da çakmak taşıyla kaba bir resim çiziktirmek mümkündü.

İslam Peygamberi Hz. Muhammed kutsal kitap Kuran-ı Kerim'i koyunları kürek kemiği üzerine yazdırmıştı.Eski Yunanlılar halk toplantılarında oylarını şimdi yapıldığı gibi kağıt üzerine değil deçanak çömlek(ostrakon)lar üzerine yazarak verirlerdi.

Papirüs bulunduktan sonra bile birçok yazarlaryoksulluk yüzünden yazılarını çamak çömlek parçaları üzerine yazmak zorunda kalmışlardı.Eski yunan bilginlerinden birinin kitap yazmak için evindeki bütün çanak çömleği kırdığını anlatırlar.görevle Mısır'da bulunan eski Romalı asker ve memurlar;bir aralarpapirüs yetersizliğinden hesap pusulalarını çanak çömlek parçaları üzerine yazmışlardır.

Ama palmiye yaprakları ile ağaç kabukları yazı yazmaya çok daha uygundu.Papirüs bulunmadan çok önce bunların üzerine iğne ile yazı yazılmaktaydı.Hindistan'da bir çok kitap palmiye yaprakları üzerine yazılmıştı.Yaprakların kenarları bir ölçüde kesildikten sonra iplikle dikiliyordu.Bu kitabın kenarları altınla yaldızlanır ya da renk renk boyanırdı.Böylece çok güzel bir kitap meydana gelmiş olurdu.Ormanca zengin olan ülkelerde kayın ve ıhlamur ağacı kabuklarından yapılmış yapraklar üzerine yazı yazılırdı.

Bununla birlikte çok eski çağlardan itibaren bir yazı yazma yöntemi vardır;onu bügün de kullanmaktayız. Bu taş üzerine yazı yazmadır.

Taştan kitapkitapların en uzun yaşamlısıdır.Bunda 4000 yıl önce eski Mısır mezar tapınaklarının duvarlarına yazılmış olan upuzun hikayeler günümüze kadar gelmiştir.

Çamurdan Kağıda Doğru
İnsanlar çok eskiden beri taştan daha hafifama onun kadar dayanıklı bir" nesne" aradılar.

Tunç üzerine yazmayı denediler.Bir zamanlar sarayları ve tapınaklarını süslemiş olan üzerleri yazılı tunç levhaları bugün de görmek mümkündür.Bazen bu levhalardan birinin bütün bir duvarı kapladığı da olurdu.Levhanın iki yüzüne yazı yazılmışsalevha bir zincirle asılırdı.

Anlatırlar;Fransa'da Blois kentinde tunçtan bir kilise kapısı vardır.Bu kilise kapısı bir kitabı andırır.Kapının üstünde Kont Etienne ile Blois kenti arasında yapılmış bir antlaşma yazılıdır.Bu antlaşma gereğince halkKont'un şatosu etrafına bir duvar çekmeyi kabul ediyor;buna karşılık Kont da şaraptan aldığı vergiyi halka bağışlıyordu.Şarabı içenler çoktan dünyadan göçtüler etrafındaki duvar yıkıldı.Buna karşılık tunç kapının kanadı üzerinde kazılmış olan antlaşma hala durmaktadır.

Bir ilginç yazı yazma yönetimi daha vardı:
Bir zamanlar Dicle ile Fırat boylarında yaşayan Asurlularla Babilliler çok eskiden kullanmışlardı.Koyuncuk'taeski başkent Ninova yıkıntıları arasında Austen Henry Layard adlı bir ingilizAsur hükümdarı Asur Banibal'ın kitaplığını buldu.Buiçinde bir yaprak kağıt bile bulunmayan çok ilginç bir kitaplıktır.Bu kitaplığın bütün kitapları lüleci çamurundandı.

Lüleci çamurundan oldukça büyük ve kalın levhalar hazırlanırdı.Yazıcı yazısını üç köşeli sivri çomağıyla bu levhaların üzerine yazardı.Çomakçamurun içine batırılıp hızla çekilince kalın başlayıp incecik kuyruk halinde biten bir iz meydana gelirdi. Babilliler ve Asurlular böylece çok çabuk yazı yazarak çivi yazısının düzgün ve incecik satırlarıyla levhaları (tabletleri) doldururlardı.Bu iş bittikten sonra daha dayanıklı olması için çömlekiye verilirdi.Eski Asurlular da çömlekçiler kitap pişirirlerdi.Böylece taş gibi dayanıklı kitaplar oluşurdu.

Asurlular balçık üzerine yalnız yazı yazmazlarbasma da yaparlardı.Değerli taşlardankabartma resimlerle süslü merdane biçiminde mühürler kazırlardı.Bir antlaşma yaptıklarında bu merdaneyi balçık tablet üzerinden geçirirlerdi.Böylece table üzerinde çok iyi seçilebilen bir mühür çıkardı.Basmalar üzerindeki desenler bugün bu yolla yapılmaktadır.Rotatif basma makinesi de bu türde çalışmakta ve yazılar merdanenin üzerinde bulunmaktadır.

Papirüs Bulunuyor
Mısırlıların icat ettikleri kitap ise çok garipti.Uzunçok uzun ve yüz metrelik bir şerit düşünün:Bu şerit kağıttan yapılmışa benzerse de bu genelde "acayip" bir kağıttı.Elinize alıp ışığa tutarsanızincecik bir çok çapraz çizgilerden yapılmış karelerden meydana geleceği görülecektir.Bir parçasını koparırsınızgerçekten de tıpkı hasıra benzeyen bir takım-eritlerden örülü olduğu kolayca anlaşılır.Görünüşte bu kağıt;sarıparlak ve perdahlıdır.Balmumu levhalar gibi kolay kırılabilir de...

Üzerindeki satırlar şeridin uzunluğunca değil dedikine ;onlarcahatta yüzlerce sütünlar halinde yazılmıştır.Eğer satırlar şeridin uzunluğunca yazılmış olmasaydıher satırı okumak için şeridin bir başından öteki başına kadar gidip gelmek gerekirdi.

Bu garip kağıt kendisinden daha garip bir bitkiden elde ediliyordu.Nil kıyılarının bataklık yerlerinde çıplakuzun gövdeli ve tepesinde püsküllü olan yine garip görünüşlü bir bitki yetişmekteydi.

Bu bitkinin adı papirüstü.Dil bilim olarak da kelime bir çok dilimize geçmiştir.Papier(Almanca ve Fransızca)paper(İngilizce) olarak dünya dillerinde örnekleri vardır.(Bu konuda daha ayrıntılı bilgiyi icatlar bölümünce bulabilirsiniz.)

Yazı Yazmada İlk Araçlar
Mumu bilmeyenimiz yoktur.Balmumundan bir kitabı görenlerimiz ise çok azdır.Yağ gibi eritilebilen bir kitaptuğla kitaplardan da şerit kitaplardan da çok daha yadırgatıcıdır.

Romalıların icat ettiği balmumundan kitapların neredeyse geçen yüzyılın başarındaFransız devrimine kadar kullanıldığını bilenler pek azdır. Balmumundan kitap bizim cep defterimiz büyüklüğünde birkaç levhadan yapılmıştır.Her levhanın ortasında buraya sarı ya da siyaha boyanmış balmumu doldurulurdu.Bu levhaların iki köşesinde delikler vardır.Bu deliklerden geçirilen kurdelalarlalevhalar birbirine bağlanarak bir kitap halini alırdı.Birinci ve sonuncu levhanın dış yüzeylerinde balmumu bulunmazdı.Böylece kitap kapandığında balmumu iç yüzündeki yazıların silinmesinden korkulmazdı.

Bu levhaların üzerine neyle yazılıyordu.Kuşkusuzmürekkeple değil.Bu iş için bir ucu sivriltilmişöteki ucu yuvarlaklaştırılmış çelik kalemler kullanılıyordu.Kalemin sivri ucu ile yazaryuvarlak ucu ile de düzeltir ya da silerlerdi.İşte bizim silmek için kullandığımız lastiklerin ilklerinden biri de buydu.Balmumu yazı tahtaları çok ucuzdu.Dolasıyla karalamalarnotlar günlük hesaplamalar bunların üzerine yazılıyordu.Roma'ya uzak Mısır'a getirilen papirüs pahalıydı.Bu yüzden de yalnız kitap yapmakta kullanılıyordu.

Ancak şimdi kurşun kalemin ve ucuz kağıdın ortaya çıkışından sonra balmumu levhalardan vazgeçilebildi.Oysabir kaç yüzyıl öncesine kadar hiçbir öğrenci kemerinde bir balmumu levha olmadan edemezdi.

Daha papirüsün en parlak döneminde ona zorlu bir rakip türemişti.Parşomen!!!

Çok eski zamanlardan beri çobanlıkla geçinilen uluslar yazılarını evcil ve yaban hayvanı derileri üzerinde yazarlardı.Ama derinin yazı yazmaya uygun bir madde;yani parşomen haline gelebilmesi için iyice terbiye edilmiş olması gerekti.Bakın bu nasıl olmuştu:

Anadolu Yine Önde
Eski Mısır'ın iskenderiye kentindeki kitaplıkta bir milyona yakın papirüs tomarı bulunuyordu.Bu kitapığın zenginleşip büyümesindePtolome Sülalesi'nden gelen Firavunlar çok çalışmışlardı. Böylece İskenderiye kitaplığı uzun yıllar boyunca dünyanın en önde gelen kitaplığı oldu.Fakat bir süre sonra bir başka kitaplıkAnadolu'daki Bergama kenti kitaplığı onunla yarışmaya başladı.O sırda hükümdarlık eden Mısır FiravunuBergama kitaplığını acımasızca cezandırmaya karar verdi ve ülkesinden papirüs gönderilmesini yasakladı.Bergama hükümdarı da buna karşılık şöyle bir önlem düşündü:Yurdunun en usta adamlarını yanına çağırıp koyun yada keçi derisinden papirüs yerini tutacak ve yazı yazmaya yarayacak bir madde hazırlamarını buyurdu.İşte o günden sonra Bergama Dünyaya parşomen satan bir yer haline geldi.Yunanca "pergament adını alan Parşomendoğduğu kentin(Pergamon) adını alarak böyle icat olmuştu.Kısa bir süre sonra Parşomeni katlanabileceği ve defter haline getirilebileceği anlaşıldı.Ayrı ayrı yapraklardan dikilmiş kitap da böyle ortaya çıktı.

Zamanla Mısır'da Papirüs daha az üretilmeye başlandı.Hele Araplar Mısır'ı aldıktan sonra Mısır'dan Avrupa ülkelerine olan papirüs gönderilişi büsbütün durdu.İşte ancak o gün parşomen kesin bir zafere ulaştı.

Bupek de olumlu bir zafer değildi.Roma imparatorluğubu olaydan bir kaç yüzyıl önce kuzayden ve doğudan gelen yarı ilkel kavimlerce yıkıma uğratılmıştı.

Bitmez tükenmez savaşlar bir zamanlar zengin olan kentleri ıssız bir duruma getirmişti.Her geçen yıl yalnız bilginlerden değilokuma-yazma bilenlerinin sayısını da azaltmıştı.Parşomenkitap kopya etmeye yarayan biricik araç olarak kaldığındaonun üstüne yazı yazacak kişi de hemen hemen kalmamış gibiydi.

Romalı kitapçıların büyük kopya işlikleri çoktan kapanmıştı.Yalnız kral saraylarındaağdalı bir dile mektuplar yazan yazıcılar kalmıştı.Bundan başkakuytu ormanlar da ya da ıssız vadilerde kaybolmuş manastırlarda sevap işlemek için kitap kopya eden keşişlere de rastlamak mümkündü.

Kitap... Kitap!!!
O çağlarda kullanılan mürekkep de Romalıların ya da Mısırlıların kullandıkları mürekkepten ayrıydı.Parşomen üzerine yazmak için deriye iyice sinen ve silinmesi kolay olmayanözel dayanıklı bir mürekkep icat olunmuştu.Bu mürekkepbugün de bir çok mürekkeplerin yapıldığı gibi mazı soyundan(mürekkep kozası) demirsülfattan ve reçineden(yada Arap zamkından) yapılırdı.İşte artık kağıdın icat edilmiş olduğu günlerden kalma eski bir elyazmasında bulunan ve ozaman ki mürekkeplerin nasıl yapıldığını anlatan bir reçete:

"Mazıları bir Ren şarabı içine atarak güneşe ya da sıcak bir yere bırakınız.Elde edilcek sarı suyu bir bezden südükten sonra ve mazıları da ezdikten sonra bu suyu başka bir şişeye doldurunuz.Bunuunla karıştırmışdemir sülfat katınız.sık sıkbir kaşıkla karıştırınız.Güzel bir mürekkep elde etmiş olursunuz.Mazıların yeter derecedeRen şarabınında mazıların içinde kaybolacak miktarda olması gerekir.İstediğimiz ölçüyü tutturabilmeniz için demir sülfatı azar azar koyunuz.Mürekkebi kalmenizle kağıdın üzerinde bir deneyiniz.İstediğiniz kadar siyah olmadığını görürsenizkoyutlmak için bir reçine tozu katınızsonra da dilediğinizi yazınız!"

Bu eski mürekkebin şaşırtan bir özelliği vardı.O mürekkeple yazıldığından önceleri yazının rengi çok soluk olurdu.Aradan bir süre geçtikten sonra yazı kararırdı.Bizim şimdiki mürekkeplerimiz ise içlerine boya katabildiğimiz için daha iyidir.Bu nedenle de bunları yalnız okuyan değilyazan da iyi görebilir.

Bir dönemer nasıl papirüs parşomene yenildiyseeninde sonunda parşomen de yerini hepimizin bildiği kağıt'a bırakmak zorunda kaldı.

Çinliler Kağıdı Yapıyor
Kağıdı ilk yapanlarÇinlilerdir.2000 yıl kadar önce daha Avrupa'da Yunanlılar ve Romalılar ünlü Mısır papirüsleri üzerine yazı yazarkenÇinliler kağıt yapmayı çoktan biliyorlardı.

Kağıt yapmak için bambu lifleribazı otlar ve eski paçavralar kullanılıyordu.Bunlarıbir dibek içinde suyla karıştırıp hamır haline getiriyorlardı.Bu hamurdan da kağıt yapılıyordu.

Burada kalıp olarak incecik bambu kamışıyla ipekten kafes şeklinde örülmüş çevreler kullanılıyordu.Kalıbın üzerine kağıt kurumadan biraz dökülüpliflerin birbirine yapışması ve keçe haline gelmesi için kalıp her tarafa eğilirdi.Sukafesin deliklerinden akarkafesin üstünde de ıslak kağıt tabakası kalırdı.Bu tabakayı dikkatle kaldırırbir tahtanın üzerine serer ve güneşe kurutulardı.Sonunda bu kurutulmuş kağıt yapraklarından bir tomarını tahtadan yapılmış bir baskı aracının altına koyarlardı

Kağıt Asya'dan Avrupa'ya gelinceye kadar birçok yıllar geçti.Bu iş bazı aşamalardan geçti:
704 yılında AraplarOrtaasya'da Semerkant kentini aldılar.Orada ellerine geçirdikleri bir çok ganimet arasında kağıt yapmanın sırrını da alıp ülkelerine götürdüler.Bu yolla Arapların eline geçen kağıt nedeniyle Sicilyaİspanya ve suriye gibi ülkelerde kağıt fabrikaları kuruldu.Suriye'nin Avrupalıların Bambiç diye adlandırıldıkları Manbiç kentinde de bir fabirka kurlmuştu.Arap tacirleri karanfilbiber ve güzel kokular gibi doğu mallarıyla birlikte Avrupa'ya Manbiç kağıdı da götürüryorlardı.Kağıtların en iyisi bütün tabakalar halinde satılan Bağdat Kağıdı sayılıyordu.Mısır'da çeşitli kağıt türleri yapılmaktaydı.Bunların arasında çok büyük tabakalar halinde yapılan "İskenderiye kağıdı" ndan tutun dagüvervin postalarında kullanılan küçücük tabakalara kadar her türlü kağıt vardı.

Bu tür kağıt eski paçavralardan yapılmaktaydı.Siyah benekli bir rengi vardı.Işığa tutulduğundayer yer paçavra parçaları bile görülüyordu.

Avrupa'nın kendi kağıt fabrikaları ya da o günlerin deyimiyle" kağıt değirmenleri" görülünceye kadar aradan yüzyıllar geçti.Artık XIII. yüzyılda bu tür kağıt değirmenlerini görmek mümkündü.

Baskının Önderi
Bu sıralarda Almanya'nın Mayence kentinde Johanm Gensfleich Gutenberg adlı bir adam kendi bastığı kitabı;yanibaskı makinesiyle basılan ilk kitabı gözden geçirmekteydi.

Harflerin biçimiyle kitabın düzenli elyazması kitapları çok andırıyordu.Fakat aralarındaki fark yine de uzaktan bile görülüyordu.Siyah ve okunaklı harfler törene çıkmış askerler gibi düzgün ve dimdik duruyorlardı.Yazıcının(hattat) yazı kalmeyile savaşa tutuşan baskı makinesi çok kısa zamanda onu alt etti.Çünkü elle ancak uzun yıllar süresice yapılan kocaman eserlerbaskı makinesinde bir kaç günde bastırabiliyordu.

Git gide el yazması bir kitapla baskı makinesinde basılan bir kitap arasındaki benzerlik gittikçe azaldı.Yavaş yavaş harfler yazmak çok zordu.Oysabaskı makinesi bunu kolayca yapabiliyordu.Böylece kocamankalın kitapların yerini baskı makinesinde basılmış harfleri okunaklı küçük kitaplar aldı.

Elyazması kitaplardaki her resmiressamlar yapmak zorundaydı.Baskı makinesinden basılan kitaplarda ise elle yapılan resimlerin yerini gravürler aldı.Yazı yazan makineyani baskı makinesiaynı zamandan resim yapan makineye dönüştü.Böylece birkaç saat içinde yüzlerce gravür" yapmak" mümkün oluyordu.

Bütün bunlar kitapları ucuzlattı.Günümüzün kitaplarında gördüğümüz başlıklariç kapaklardış kapakklargömme başlıklarbizi hiç şaşırtmaz.Sayfa başındaki sayılar bize çok doğal görünür.Kelimeleri virgülleri gördüğümüzde de "Bu da ne oluyor" diye şaşırmazsınız herhalde.

Oysa kitaplarda iç kapağın başlığın gömme başlıkların ve virgüllerin olmadığı dönemler vardı.

Bütün bunların ne zaman ve niçin ortaya çıktığını kesin olarak söylemek bile mümkündür. Sözgelişi dış kapak 1500 yılında şu nedenle ortaya çıkmıştır.:Eskiden kitaplar basılmaz yazılırdı.Bunlar büyük bir çoğunlukla satış için değilısmarlama olarak yazılırdıçBu yüzden kitap yazanın kitabı reklam etmesine hiç gerek yoktu.

Basımevleri için durum daha da farklıydı.Bir basımevi yüzlercebinlerce sayıda kitap basılıyordu.Hem bu basttığı kitaplar ısmarlama olarak değildoğrudan doğruya satış içindi.Bu kitaplara alıcı bulmak gerekliydi.Bunun için kitabın adınıbirinci sayfayabüyük harflerle basmak gerekiyordu.

İşte böylece kitap kapağı ortaya çıkmış oldu.O dönemde kitabın ilk sayfası kitapçı dükkanının kapısına asılırdı.Bukitabın çıkışını bildiren bir ilan demekti.

Kitabın çıkışıylaşu ana kadar eldeettiğimiz bilgilerin çoğunu bu yolla elde etmiş olduk.Kitaplar belki elektronik bir ortama geçebilir.Şu an hali hazırda e-books dediğimiz teknolojik aletler kullanılmakta.Ancak bir geçek var kiyazının ölümsüzlüğü...Belki sözcüklerinbelki de düşüncelerin eninde sonunda vücut bulacağı ve kullanacağı yazılardır..Geçmişin zorluklarıyla geleceğimize pencere açarsakyazının icadını aklımızdan çıkarmayalım.

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Yazının İcadı-Yazının Gelişimi

Yazının İcadı-Yazının Gelişimi konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
2009 yazının kilit trendleri mormavi Moda Hakkında Herşey 1 23-05-2009 03:23
2009 yazının kilit trendleri... daywest Moda Hakkında Herşey 0 17-05-2009 02:31
Yazının bulunuşu nimlahza Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 26-10-2008 11:02
Uçağın İcadı Bkmlyz Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 20-10-2008 09:22
Sismografın İcadı elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 0 19-10-2008 02:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 03:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats