bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-06-2009, 03:13   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Edebiyat Nedir?-Edebiyat Hakkında

Edebiyat Nedir?-Edebiyat Hakkında

Edebiyatın kendine özgü değerlere ve yapıya sahip bir toplumda var olması edebi-
yat araştırmalarında yeni bir bakış açısının ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu edebi-
yat hayatı ve ürünlerini sosyolojinin verilerine göre değerlendirmeyi amaçlayan
sosyolojik yaklaşımdır. Bu anlayışa göre bir edebiyat eseri toplumsal koşulların
ürünü olan bir belgedir. Öyleyse edebî şahsiyetin edebî eserin kendisinin ve edebi-
yat ortamının toplumsal yapı açısından dikkate alınması gerekir. Ancak bu sayede
edebiyat toplum ilişkileri sağlıklı olarak kavranabilir.
Birçok isimden söz edilebilirse de sosyolojik anlayışın en önemli kuramcısı İngi-
liz Edebiyatı Tarihi (1858)’nin yazarı Fransız Hippolyte Taine (1828-1893)’dir. Tai-
ne'e göre bir milletin edebiyatı üç faktörün etkisinde gelişir ve biçimlenir. Bunlar
“ırk çevre ve an”dır. Görüldüğü üzere Taine’nin kuramının esasınıoluşturan kav-
ramlar da sosyolojik niteliklidir. IrkTaine’nin anlayışında bir milletin bireylerinde

ve sonuçta toplumda ortak olan özelliklerdir. Bunlar toplumlara göre değişir. Öy-
leyse bir duyuşve düşünüşsanatıolan edebiyat ortaya çıktığımilletin ırkî özellikle-
ri dikkate alınmadan doğru olarak kavranamaz. Çevre edebiyat eserini hazırlayan
fiziksel ve sosyal ortamdır. Toplumun coğrafî konumundan sosyal koşullarına va-
rıncaya kadar birçok öge bu kavram içinde yer alır. An ise edebî eseri meydana geti-
ren tarihsel zemindir.
Sosyolojik yaklaşımın edebiyatı edebiyat dışı etkenlerin etkisinde yorumlamaya
çalıştığı şüphesizdir. Ancak kimi durumlarda bir edebiyat eserinin kavranması
kendi dışındaki bilgilerin kullanılmasını da gerektirebilir. Böyle bir çaba içinde ol-
ması sosyolojik bakış açısını değerli yapan yönlerinden biridir.
Bir yöntem olarak edebiyat hayatı ve olaylarının sosyolojik bakış açısıyla açıklan-
maya başlanmasından sonra bir kavramdan çok söz edilmeye başlandı: Toplumcu-
luk. Kavramın Marksist eleştiride özellikle kullanılması bir edebiyatın toplumcu
oluşu ile Marksizmi özdeşleştiren anlayışlarına ortaya çıkmasın yol açtı. Oysa top-
luma yön vermede edebiyatıaraç seçen her hareket ideolojisi ne olursa olsun “top-
lumcu” bir yöneliş içindedir. Dünya görüşlerindeki farklılığa rağmen Türk edebi-
yatının iki önemli temsilcisi Tevfik Fikret (1867-1915)’le Mehmet Akif (1873-1936)
'in de asıl hedefi toplumdur. Dolayısıyla toplumun sorunlarıyla ilgilenme herhangi
bir ideolojinin tekelinde değildir. Kaldı ki bugün edebiyat anlayışımızın geldiği
noktada edebiyatta neyin anlatıldığıkadar nasıl anlatıldığının önem kazandığıbir
estetik bilinç daha belirleyici bir rol oynamaktadır.
Mehmet Akif'in aşağıdaki şiirini inceleyerek şairin toplumu hedef alıp almadığını
belirlemeye çalışınız.
Seyfi Baba
Geçen akşam eve geldim. Dediler: Seyfi Baba
Hastalanmış yatıyormuş.
— Nesi varmış acaba?
— Bilmeyiz oğlu haber verdi geçerken bu sabah.
— Keşke ben evde olaydım... esef ettim vah vah!
Bir fener yok mu verin... Nerde sopam? Kız çabuk ol...
Gecikirsem kalırım beklemeyin... Zirâ yol
Hem uzun hem de bataktır...
— Daha a'lâ kalınız:
Teyzeniz geldi bu akşam değiliz biz yalınız.
Sopa sağ elde kırık camlı fener sol elde;
Boşanan yağmur iliklerde çamur tâ belde.
Hani çoktan gömülen kaldırımın hortlayarak
"Gel!" diyen taşları kurtarmasa insan batacak.
Saksağanlar gibi sektikçe birinden birine
Boğuyordum müteveffâyı bütün âferine.
Sormayın derdimi bitmez mi o taşlar giderek
Düştü artık bize göllerde pek âlâ yüzmek!
Yakamozlar saçarak her tarafından fenerim
Çifte sandal yüzüyordu; o yüzer ben yüzerim!Çok mu yüzdük bilemem toprağı bulduk neyse;
Fenerim başladı etrâfını tek tük hisse.
Vâkıâ ben de yoruldum o fakat pek yorgun...
Bakıyordum daha mahmurluğu üstünde onun:
Gâh olur kör gibi çarpar sıvasız bir duvara;
Gâh olur mürde şuââtı düşer bir mezara;
Gâh bir sakfı çökük hânenin altında koşar;
Gâh bir ma'bed-i fersûdenin üstünden aşar;
Vakt olur pek sapa yerlerde bakarsın dolaşır;
Sonra en korkulu eşhâsa çekinmez sataşır;
Gecenin sütre-i yeldâsını çekmiş uryân
Sokulup bir saçağın altına gûyâ uyuyan
Hânuman yoksulu binlerce sefîlân-ı beşer;
Sesi dinmiş yuvalar hâke serilmiş evler;
Kocasından boşanan bir sürü bî-çâre karı;
O kopan râbıtanın darmadağın yavruları;
Zulmetin yer yer içinden kabaran mezbeleler:
Evi sırtında sokaklarda gezen âileler!
Gece reh-zen sabâh olmaz mı bakarsın sâil!
Serserî der-be-der âvâre harâmî kaatil...
Böyle kaç manzara gördüyse bizim kör kandil
Bana göstermeli bir kerre... Niçin? Belli değil!
Ya o bî-çâre de rahmet suyu nûş eyleyerek
Hatm-i enfâs edivermez mi hemen "cız!" diyerek;
O zaman sâmianın lâmisenin sevkıyle
Yürüyen körlere döndüm o ne dehşetti hele!
Sopam artık bana hem göz hem ayak hem eldi...
Ne yalan söyleyeyim kalbime haşyet geldi.
Hele yâ Rabbî şükür karşıdan üç tâne fener
Geçiyor... Sapmayarak doğru yürürlerse eğer
Giderim arkalarından... Yolu buldum zâten.
Yolu buldum diyorum gelmiş iken hâlâ ben!
İşte karşımda bizim yâr-ı kadîmin yurdu.
Bakalım var mı ışık? Yoksa muhakkak uyudu.
Kapının orta yerinden ucu değnekli bir ip
Sarkıtılmış olacak bir onu bulsam da çekip
Açıversem... İyi ammâ kapı zâten aralık...
Gaalibâ bir çıkan olmuş... Neme lâzım artık
Girerim ben diyerek kendimi attım içeri;
Ayağımdan çıkarıp lâstiği geçtim ileri.
Sağa döndüm azıcık gitmeden üç beş basamak
. . . . .
Mehmet Akif

Edebiyat ve Sosyal Tabakalaşma

Sosyal tabakalaşma ile edebiyat arasındaki ilişkiler de edebiyatla toplumu birlikte
değerlendirmenin sonucu ortaya çıkan bir başka sorundur. Bilinen bir gerçektir ki
her toplum farklı kültür kesitlerinden oluşur ve bunların kendilerine göre zevkleri
vardır. Edebiyattaki farklı duyuş ve düşünüş biçimleri bu sosyal tabakalaşmanın
edebiyat hayatına olağan bir yansımasıdır.
Her kültür hayatı kendi kavrayış gücüne göre algılar ve ifade eder.
Böyle olunca bir toplumda değişik edebiyat topluluk ve anlayışlarıyla buna bağlı
bir edebiyat beğenisinin oluşması tabiîdir


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Edebiyat Nedir?-Edebiyat Hakkında

Edebiyat Nedir?-Edebiyat Hakkında konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: mürde şuaatı ne demek, mürde şuaatı, mürde şuaatı ne demektır,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Türklerde Çağlara Göre Dil Anlayışı Nedir?-Dil Anlayışı Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 03:11
Dil Nedir?-Dilin Özellikleri Hakkında elif Türkçe ve Edebiyat 0 24-06-2009 02:12
İstanbul'un Edebiyat Haritası Çıkarılıyor ada44 Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler 1 21-03-2009 07:14
Ankara Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tanıtım Bkmlyz Üniversiteler 0 22-07-2008 11:12
Otizm nedir? Otizm hakkında bilgiler Bkmlyz Psikoloji 0 06-07-2008 12:48

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 11:56 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats