bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-04-2010, 10:30   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow O-Ö....ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

Ocağına düşmek: Birine yardım etmesi için yalvarmak koruması için sığınmak."Ocağına düştüm ağam beni bu işten ancak sen kurtarırsın!"

Ocağına incir dikmek: Birinin evini barkını dağıtmak düzenini alt üst etmek yuvasını yıkıp toparlanamaz hâle getirmek."Bende senin ocağına incir dikmezsem dedi ama dediğine pişman oldu."

Ocağını söndürmek: Ailenin dağılmasına sebep olmak çoluk çocuğunu yok etmek."Ocağımı söndürdü katiller!"

Oğul balı: 1. Evlât evlâdın ana babaya yansıyan geliri. 2. Oğul arılarının yaptığı bal.

Oğul vermek: Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.

Okkalı kahve: Bol kahve ile yapılmış ve büyük fincana konmuş kahve."Bir okkalı kahve daha çek usta!"

Okka çekmek: Hacminden daha fazla ağır gelmek.
Bilgicik.Com Türkçe Edebiyat Roman Özetleri Duvar Yazıları Atasözleri Hızlı Okuma Özlü Sözler Türk
Okkanın altına girmek: Haksız yere eziyet çekmek zarar ve ceza görmek."Uyanık ol da okkanın altına gireyim deme tamam mı?"

Ok yaydan çıkmak: Geri dönülemeyecek bir iş yapmak söz söylemek ya da bir harekette bulunmak."Ok yaydan çıktı bir kere çaresiz dövüşeceğiz."

Ola ki...: Belki olur ya olabilir ki..."Ola ki bir daha karşılaşırız."

Olan biten: Olup geçenler olanların hepsi meydana gelenler."Olan bitenden hiç haberim olmadı."

Oldu bittiye getirmek: Emrivaki yapmak geri dönülmesi güç ve imkânsız bir durum oluşturmak."Oldu bittiye getirerek tarlayı satın aldılar."

Oldum bittim (veya oldum olası): Başından beri öteden beri ilk zamandan beri kendimi bildiğimden beri."Oldum bittim kızarım bu adamlara."

Oldu olacak kırıldı nacak: "Olanlar oldu iş işten geçti olanlar geri dönülemeyecek bir durum aldı bunu kabul etmek gerek" anlamında kullanılır.

Olmayacak duaya amin demek: Sonuç vermeyecek bir işle uğraşmak ya da buna destek vermek.

Olur olmaz: 1. Meydana gelmesinden hemen sonra. 2. Rast gele sıradan. 3. Gerekli gereksiz yerli yersiz önemli önemsiz durumu gözetilmeden yapılan (iş) ya da söylenen (söz).

Oluruna bırakmak: Bir işin yapılabildiği olabildiği kadarıyla yetinmek müdahale etmeden bekleyip sonucuna ne olursa olsun razı olmak."Artık oluruna bıraktık işi."

Omuz omuza: 1. Birbirine destek vererek dayanışarak. 2. Yan yana çok sıkışık."Omuz omuza vererek bu zorluğun altından kalkmamız mümkün."

Omuz silkmek: Aldırmamak önem vermemek benimsememek."Sana bunu alacağım dedim ama o omuz silkti."

On parmağında on kara: İnsanlara leke sürmeyi kara çalmayı iftira atmayı huy edinmiş (kimse).

On parmağında on marifet: Çok hünerli becerikli ustalığı çok elinden her iş gelir.

Onuruna dokunmak: Onurunu haysiyetini incitmek."Dikkatli ol birinin onuruna dokunacak iş yapma."

Oralarda (oralı) olmamak: Anlamamış sezmemiş gibi davranmak."O sözler ona söyleniyordu ama hiç oralı olmadı."

Ortada kalmak: 1. Yersiz yurtsuz kalmak barınacak yer bulamamak. 2. İki şey arasında kalmak. 3. (Bir şeyi) kimse üzerine almamak."Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar."

Ortadan kalkmak: 1. Görünmez bulunmaz olmak. 2. Yok olmak."Sis ortadan kalktı."

Ortadan kaybolmak: Nereye gittiği bilinmemek sezdirmeden gitmek görünmez hâle gelmek."Ali ortadan kayboldu."

Orta hâlli: Ne zengin ne yoksul ne iyi ne kötü ne çirkin ne güzel."Onlar orta hâlli bir ailedirler."

Ortalığı birbirine katmak: Kargaşa çıkarmak herkesi birbirine düşürmek."Şimdi gelip ortalığı birbirine katacak diye korkuyorum."

Ortalık düzelmek: Tedirginlik kalmamak toplum içindeki karışıklık yok olmak."Çok şükür ortalık düzeldi."

Ortalık karışmak: Kargaşa çıkmak toplumda düzensizlik baş göstermek."Ortalık yine karıştı insanlar birbirine girdi."

Orta malı: 1. Herkesin yararlandığı (şey). 2. Her isteyenle ilişkide bulunan."Benim bisikletim orta malı mı ki herkes binmeye çalışıyor."

Ortaya dökmek: 1. Gizli olan ne varsa açıklamak. 2. Çıkarıp göstermek."Bütün sırlarını ortaya dökmek için harekete geçti."

O tarakta bezi olmamak: Bir şeyle bir işle ilişiği bulunmamak o şeyle ilgilenmemek."O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."

Ot yoldurmak: Çok güçlük çıkarmak zor bir iş gördürmek çok uğraştırmak.

Oya koymak: Bir işin sonucunu belirlemek üzere oy verilmesini istemek oylama yoluyla bir topluluğun görüşünü almak."Bu görüşü oya koymayı teklif ediyorum kabul edenler el kaldırsınlar."

Oy birliği: Bir toplantıya katılan bir meseleyi konuşan kimselerin aynı düşüncede olup aynı yönde oy kullanmaları."Sınıf başkanını oy birliği ile seçtik."

Oyuna gelmek: Aldatılmak tuzağa düşürülmek."Onların oyununa gelmemeye çalış dikkatli ol."

Oyunbozanlık etmek: Mızıkçılık etmek birlikte yapılması gereken işten tek taraflı vazgeçmek."Oyunbozanlık etme de gel birlikte eğlenelim."

Oyun etmek: Aldatmak kurnazlıkla birini tuzağa düşürmek."Bana kötü bir oyun ettiler."


Öbür (öteki) dünya: Ahiret insanların öldükten sonra gidecekleri ve ebedî olarak kalacakları âlem."Öteki dünyada inşallah yüzümüz güler."

Öç almak: Yapılan bir kötülüğün acısını aynı derecede bir kötülük yaparak çıkarmak."Öç alma fikrinden vazgeçirmeliyiz onu."

Ödü patlamak: Ani bir olay sebebiyle çok korkmak."Fareden ödüm kopar."

Öküzün altında buzağı aramak: Kimi sebepler bahaneler uydurarak suç ve suçlu bulma çabasında olmak.

Öküz öldü ortaklık bozuldu: Aradaki yakınlık dayanağı kalktı yakınlık da kalmadı.

Ölçüyü kaçırmak: Uygun derecenin üstüne çıkmak aşırı gitmek"Sofraya her oturuşunda ölçüyü kaçırırdı."

Ölme eşeğim ölme (yaza yonca bitecek): Umutsuz bir bekleyişi anlatmak için kullanılır.
Bilgicik.Com Türkçe Edebiyat Roman Özetleri Duvar Yazıları Atasözleri Hızlı Okuma Özlü Sözler Türk
Ölmek var dönmek yok: "Neye mal olursa olsun iş sonuna kadar götürülecektir yapılmasından kaçınılmayacaktır" anlamında kullanılır."Özgürlük yolunda ölmek var dönmek yok bize."

Ölü fiyatına: Yok pahasına değerinden çok ucuza az bir para ile."Arsaları ölü fiyatına satmak zorunda kaldık."

Ölü mevsim: İşin veya alışverişin az olduğu durgun geçtiği zaman dilimi."Bizim iş en ölü mevsimini yaşıyor."

Ölüm Allah`ın emri: 1. Herkes ölecek ölüm mukadderdir. 2. Kesin karar verme durumunda kullanılır.

Ölümü göze almak: Yaptığı iş uğruna ölmekten korkmamak yürekli davranmak."Allah yolunda ölümü göze aldı yiğitler."

Ölümüne susamak: Yapmakta olduğu tehlikeli işte ölümü kendi üzerine çekecek davranışta bulunmak."Ölümüne mi susadın çekil şu arabanın önünden!"

Ölüp ölüp dirilmek: 1. Çok ağır bir hastalıktan kurtulmak. 2. Ard arda gelen sıkıntılı acı veren durumlara düşmek.

Ölür müsün öldürür müsün?: "Öyle ters bir iş yaptı ki ona mı ceza vermeliyim kendime mi?" anlamında kullanılır.

Ömrü billah: Hiçbir zaman ya da şimdiye kadar."Ömrü billah yalan söylememiştir o."

Ömrüne bereket: "Var ol sağ ol ömrün uzun olsun" anlamında kullanılır.


Ömrü vefa etmemek: Bir şeye kavuşamadan bir sonuca ulaşamadan ölmek."Okulunu bitirip doktor olacaktı ama ömrü vefa etmedi."

Ömür adam: Beğenilen çok hoşa giden değişik düşünceleri olan adam.

Ömür çürütmek: Uzun süre bir şey için emek vermiş olmak ya da boşuna zaman harcamış olmak."Bu ev için bir ömür çürüttüm ben."

Ömür sürmek: İyi ve rahat yaşamış olmak."Uzun bir ömür sürdü dedem."

Ömür törpüsü: İnsanı yıpratan yoran sıkıntıya sokan uzun ve yorucu iş.

Ön ayak olmak: Bir işin yapılmasında ilk başlayan olup herkesi arkasından sürüklemek."Haydi ön ayak olda koşsunlar biraz."

Öne düşmek: 1. Önderlik ya da kılavuzluk etmek. 2. En önde yürümek.

Önüne gelen: Olur olmaz kimse herkes karşısına çıkan."Önüne gelene sordu ama bulamadı."

Öpüp başına koymak: Bir şeyi minnetle karşılamak seve seve kabul etmek."Adam sana iş verecekmiş daha ne istiyorsun öpüp başına koy."

Örtbas etmek: Kötü bir durumu gizlemek yayılmasını önlemek."Dairede yapılan yolsuzlukları örtbas edeceklerini sandılar."

Örümcek kafalı: Geri düşünceli yenilikleri kolay kabul etmeyen (kimse).

Öteden beri: Oldukça uzun zamandan beri eskiden beri."Öteden beri sevmem ben onu."

Ötesi çıkmaz sokak: "Takip edilen yol yanlıştır bu yolla bir yere gidilemez sonuç alınamaz bir yere kadar gidilir ama daha fazla gidilemez" anlamında kullanılır.

Özenip bezenmek: Çok özen gösterip titizlikle ayrıntılarına varıncaya değin ele almak.

Özrü kabahatinden büyük: Bir kabahat için özür dilerken daha büyük bir kabahat işleyen kimse için söylenir.

Özür dilemek: 1. Yaptığı bir yanlıştan ötürü affedilmesini istemek. 2. Özrünü ileri sürerek yapılması kendinden istenen işi yapmamak bundan bağışlanmasını istemek."Özür dilerim ben o kovayı taşıyamayacağım."

Özü sözü bir: Düşünceleri söyledikleri ve yaptıkları bir olan ne düşünüyorsa onu söyleyen içi dışı bir olan kimse."Özü sözü bir olan insanlara rastlamak gittikçe zorlaşıyor."


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


O-Ö....ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

O-Ö....ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: o ile deyimler, su ile ilgili deyimler ve anlamları, o ile başlayan atasözleri ve anlamları, o ile başlayan deyimler ve anlamları, ö ile ilgili deyimler, ö ile ilgili atasözleri, o ile başlayan atasözleri ve deyimler, o ile başlayan deyimler, o ö ile başlayan atasözleri ve anlamları, o ö ile başlayan deyimler ve anlamları, o harfiyle başlayan deyimler ve anlamları, o ile deyim, ö ile başlayan atasözleri ve anlamları, o harfiyle başlayan atasözleri ve anlamları, o ile ilgili deyimler ve anlamları,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
N..ile Baslayan Deyimler Ve Aciklamasi mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:28
M...ile Baslayan Deyimler Ve Aciklamalari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:26
K...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:22
I-i...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:20
H...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:19

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 10:22 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats