bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-04-2010, 10:34   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow Ş...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

Şad olmak: Sevinmek mutlu olmak."Seni gördük şad olduk."

Şafak atmak: Aniden önemli bir durumla karşı karşıya kaldığını anlamak bu sebeple tedirgin olmak."Onu yanımdan kovunca bende şafak attı."

Şafak sökmek: Güneşin doğmaya başlamasıyla gece karınlığının yavaş yavaş kaybolup ortalık aydınlanmaya başlamak."Şafak sökmeye başlayınca yola çıkmaya karar verdiler."

Şaha kalkmak: 1. Atın ön ayaklarını yerden kesip arka ayakları üstünde yerde durması. 2. Coşmak kükremek baş kaldırmak."Azgın at şaha kalkarak binicisini sırtından yere attı."

Şaka gibi gelmek: Bir türlü inanamamak."Bütün olup bitenler şaka gibi geliyordu onlara."

Şaka götürmemek: 1. Şakadan hoşlanmamak. 2. Bir iş ya da durum dikkatsizliğe önemsenmemeye gelmemek."Bu iş şaka götürmez beyler dikkat edin!"

Şaka kaldırmak: Kendisine yapılan şakalara katlanmak dayanmak.

Şaka maka (derken): "Ciddiye almıyor ağırlığını duymuyor gerektiği gibi önemsemiyorduk ama sonunda gerçekten önem vermemiz gerektiği ortaya çıktı" anlamında kullanılır.

Şakası yok: 1. Tehlikeli. 2. (O) hatır gönül tanımaz gerekeni yapar ciddi bakar olaya."Şakası yok bu adamın hemen buradan gidelim."

Şakaya getirmek: 1. Oldukça önemli ciddi bir şeyi açıktan söylemeyip şaka yollu söylemek. 2. Önemli bir meseleyi şaka yaparak geçiştirmek."İşi şakaya getirip unutturmaya kalkma emi!"

Şakaya vurmak: Ciddî bir söz ve davranışı şaka yoluyla geçiştirmek.

Şamar oğlanı: Herkesin hıncını aldığı dövdüğü çattığı söylendiği kimse."Yeter artık şamar oğlanı olmaktan kurtar kendini!"

Şamata koparmak: Gürültü patırtı yapmak.

Şapa oturmak: Güç bir duruma düşmek çıkmaza girmek."Şimdi şapa oturduk işte yardım alacak kimse de yok ortalıkta."

Şart koşmak: Bir işin yapılmasını önceden bir şarta bağlamak."Para almadan vermeyeceğini şart koş ona."

Şeref vermek: Onurlandırmak yapıp ettikleriyle övünç kaynağı olmak.

Şerefini korumak: Onurunu kişiliğini gözetmek.

Şeşi beş görmek: Yanlış görmek görüşünde aldanmak."Şeşi beş gördüm her hâlde."

Şeyhin kerameti kendinden menkul: Çok büyük işler yaptığını belirtiyor ama bunu doğrulayacak ne kanıt ne de kimse var ortalıkta.

Şeytana uymak: Dinin emirleri dışına çıkmak haram olan işlere bulaşmak doğru yoldan ayrılmak."Şeytana uyup da tekrar kumara başlayacak diye korkuyorum."

Şeytan diyor ki!: "İçimden şu kötü işi yap doğru yoldan ayrıl eğilimi geçip duruyor" anlamında kullanılır."Şeytan diyor ki git şunu bir güzel döv."

Şeytan dürtmek: Durup dururken uygunsuz kötü bir davranışta bulunmak."Güzel güzel oynarken arkadaşına vurup kaçtı şeytan dürttü her hâlde."

Şeytan görsün yüzünü: "Onunla hiç görüşmek bir arada bulunmak istemiyorum" anlamında kullanılır.

Şeytanın art bacağı: Çok afacan ve yaramaz (çocuk).

Şeytanın ayağını kırmak: 1. Aksiliği uğursuzluğu yenmek. 2. Herhangi bir sebepten ötürü yapamadığı bir şey yapmak."Haydi şu şeytanın bacağını kır da bize gel."

Şeytan kulağına kurşun: İyi bir durumdan işten gidişten söz ederken "Aman nazar değmesin Allah kötülerin şerrinden korusun şeytandan uzak bulundursun." anlamında kullanılır.

Şeytanın yattığı yeri bilmek: Çok kurnaz ve açıkgöz olmak; bilinmesi hatırlanması güç şeyleri bilmek; pek çok şeyden haberdar olmak."O ne tilkidir bilemezsin şeytanın yattığı yeri bile bilir."

Şıp diye geçmek: Ansızın birdenbire geçmek.

Şifayı bulmak (veya kapmak): Hastalanmak."Burnum akıyor yine şifayı kapacağız desene."

Şimdiden tezi yok: Hemen hiç durmadan hiç vakit kaybetmeden."Şimdiden tezi yok ne yapılacaksa yapılmalıdır."

Şimşekleri üzerine çekmek: Söz ve davranışlarıyla çevresindekileri kızdırmak; rahatsız etmek; sert eleştirilerine saldırılarına hedef ve neden olmak."Boşu boşuna şimşekleri üzerine çektin."

Şirazesinden çıkmak: Bozulmak çığırından çıkmak düzenini yitirmek.

Şom ağızlı: Hemen her olayı kötüye yoran kötü şeyler olacağını söyleyen ileri sürdüğü ihtimallerin gerçekleşmesinden korkulan kimse."Milleti korkutup durma kapa şu şom ağzını da rahatlayalım."

Şöyle bir: Üstünkörü gelişigüzel üzerinde durmayarak."Şöyle bir baktım vitrindeki elbiselere"

Şöyle böyle: 1. Ne iyi ne kötü orta derecede. 2. Hemen hemen aşağı yukarı yaklaşık olarak."Şöyle böyle üç yıl oldu onunla görüşemedik."

Şundan bundan: Belli belirsiz önemsiz şeyler."Eh işte şundan bundan konuşup durduk."

Şunu bunu bilmemek: İtiraz dinlememek mazeret kabul etmemek bahane istememek."Şunu bunu bilmem yarın akşam sizi bekliyoruz."

Şunun şurası: Küçümseme azımsama yakın bir yer belirtmek istendiğinde kullanılır."Şunun şurası on adımlık yer gelmeyecek misin?"

Şüphe kurdu: Kişinin içini kemiren onu tedirgin eden kuşku."Onu arkadaşlarıyla birlikte gönderdim ama yine de içimi bir şüphe kurdu kemirip duruyor.


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ş...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

Ş...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
R...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:32
O-Ö....ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:30
K...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:22
I-i...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:20
H...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:19

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 01:55 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats