bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 28-04-2010, 10:36   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Arrow U-Ü...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

Ucu dokunmak: Bir işten biri zarar görür olmak söylenen bir söz birine zarar vermek."O çubuğu kıracağım fakat ucu sana dokunacak diye kıramıyorum."

Ucunu kaçırmak: Çıkmaza girmek denetimi elinden kaçırmak."İşin ucunu kaçırdın oldu mu ya?"

Ucu ortası belli olmamak: Bir işe söze nereden başlanacağı kestirilememek.

Ucunda bir şey olmak: Bir şeyde gizli bir amaç bulunmak."Bu davranışının ucunda bir şey var ama anlayamadım."

Ucu ucuna: Ancak yetişecek kadar."İp ucu ucuna geldi."

Ucuz atlatmak: Güç ve tehlikeli durumdan az bir zararla sıyrılmak."Ucuz atlattık az kalsın uçuruma yuvarlanacaktık."

Uçan kuşa borcu (borçlu) olmak: Pek çok kişiye borçlu olmak."Babanın uçan kuşa borcu varmış diyorlar doğru mu?"

Uçan kuştan medet ummak: Pek sıkıntıda bulunup bu sıkıntıdan kurtulmak için her türlü çareye olmadık yerlere başvurmak yardım istemek.
Bilgicik.Com Türkçe Edebiyat Roman Özetleri Duvar Yazıları Atasözleri Hızlı Okuma Özlü Sözler Türk
Uçsuz bucaksız: Çok geniş."Uçsuz bucaksız kırlarda dolaşmak istiyordum."

Uçkuruna sağlam: Namuslu iffetine bağlı.

Uç vermek: 1. Baş vermek (çıban). 2. Bitmek sürmek (bitki). 3. Gelişme büyüme başlangıcı göstermek. 4. Bilinmeyeni açıklığa kavuşturucu belirtiler ortaya çıkmak."İlk bahar geldi dallar uç vermeye başladı."


Ulu orta söz söylemek: Bir şeyin aslını bilmeden düşünüp tartmadan çekinmeden açıktan açığa konuşmak."Birden ayağa kalkıp ulu orta söz söylemeye başladı."

Uma uma döndük muma: Umut edilen beklenilen şeyler gerçekleşmeyince hayal kırıklığına uğrayan kötü durumlara düşen zayıflayıp gücünü yitiren insanlar için söylenir.

Umurunda olmamak: Aldırış etmemek önem vermemek.

Ununu elemiş eleğini asmış: Hayatta yapmak istediklerini yapmış geri kalan ömrü süresince artık yapacak önemli bir işi kalmamış kimseler için söylenir.

Utancından yere geçmek: Çok utanmak kimsenin yüzüne bakamayıp sanki saklanacak yer aramak."Çok mahçup olmuştu utancından yere geçmek üzereydi."

Uyku bastırmak: Aşırı derecede uykusu gelmek uyuma isteği duymak."Yemekten sonra bir uyku bastırır kafamı kaldıramazdım."

Uyku çekmek: Rahat ve huzurlu bir şekilde çok uyumak."Eve gidip şöyle bir uyku çekeceğim."

Uyku gözünden akmak: Çok uykusu gelmek göz kapakları kapanmak."İki gündür yoldaydık hemen hemen hiç uyumamıştık uyku gözlerimizden akıyordu."

Uykusu kaçmak: 1. Uyuması gerekirken herhangi bir sebepten ötürü uyuyamamak. 2. Bir sorun yüzünden kaygılanmak endişe duymak."Uykusu kaçmış yatakta bir o yana bir bu yana dönüp duruyordu."

Uykusunu almak: Gerektiği kadar uyumuş olmak."Epeydir yatıyorsun uykunu almış olmalısın."

Uyku tulumu: 1. Uykuyu çok seven kimse çok uyuyan. 2. İçine girilerek yatılan tulum biçimindeki yatak."Uyku tulumu sen de çabuk kalk!"

Uykuya dalmak: Rahat ve derin bir şekilde uyumak.

Uyur uyanık: Yarı uykulu."Uyur uyanık ayakta nöbet tutmaya çalışıyordu."

Uzağı (ileriyi) görmek: Gelecekte ne olacağını sezmek kestirmek."Dedem uzağı gören bir adamdı."

Uzaktan uzağa: 1. İlgisi pek az olan. 2. Çok uzaktan."Uzaktan uzağa selâmlaşıyorduk işte."

Uzun boylu: 1. Boyu uzun olan. 2. Uzun süre. 3. Derinlemesine ayrıntılarıyla."Meselenin üzerinde öyle uzun boylu durmadık."

Uzun etmek: 1. Nazlanmak sözünde direnmek. 2. Sözü uzatmak tartışmayı sürdürmek. 3. Aşırı gitmek."Haydi uzun etme de gel benimle!"

Uzun hikâye: Pek çok ayrıntıları bulanan anlatması uzun sürecek anlatılmadan da anlaşılamayacak olan olay ya da konu.

Uzun lafın (sözün) kısası: Özetle kısaca sözü uzatmayarak."Uzun lafın kısası yazar gerçekçi olmalıdır."

Uzun uzadıya: Çok ayrıntılı olarak en ince noktalarına inerek."Meseleyi uzun uzadıya inceledik."

Üç aşağı beş yukarı: Az bir farkla az fazla ya da az eksik olmak üzere yaklaşık olarak."Üç aşağı beş yukarı anlaşırız merak etme."

Üç buçuk atmak: Çok korkmak korku içinde olmak istenmeyen bir durum olacak diye korkup durmak.

Üçe beşe bakmamak: Alışverişte fiyat konusunda küçük farkları önemsememek almak ya da satmak konusunda cimri davranmamak."İstediğini üçe beşe bakma mutlaka al."

Üç otuzluk: Yaşı hayli ilerlemiş (kimse).

Ümidini kesmek: Artık ummaz olmak olacağını beklememek kavuşamayacağını anlamak."Ümidimi kestim iyice kocam artık geri dönmeyecek."

Ümitsizliğe düşmek: Gerçekleşmeyeceğine olmayacağına inanmak."Ümitsizliğe düşme bu kadar belki geri gelir."

Ün kazanmak: Adı her yerde duyulmak şöhreti herkesçe bilinir olmak."O cihana ün salmış bir güreşçidir."

Üst baş: Kılık kıyafet giyim kuşam."Üstüne başına hiç bakmaz ki o."

Üste çıkmak: Suçlu olduğu hâlde suçsuz durumda olduğunu söyleyip karşısındakini suçlamak."Bir an önce bu işten kurtulmak için üste çıkmayı başarmalıyım diye geçirdi içinden."

Üstesinden gelmek: Becermek üzerine aldığı işi başarmak yapmak."Hiç endişelenme sen üstesinden gelecektir o işin."

Üste vermek: Fazladan ödeme yapmak."Üste bir milyon verdiler ama bu arabayı değişmedim."

Üst perdeden konuşmak: 1. Üstünlük taslayarak konuşmak. 2. Çok yüksek sesle konuşmak."Üst perdeden konuşmaya bayılır."

Üstü başı dökülmek: Kılık ve kıyafeti çok eski olmak perişan durumda bulunmak.

Üstü kapalı konuşmak: Açık kesin ifadeler kullanmadan konuşup dinleyenin kavrayışına bırakmak."Niçin üstü kapalı konuştuğunu bir türlü anlayamıyordu."

Üstünde durmak:
Bir işe önem vermek o işle yakından ilgilenmek uğraşmak."Şu işin üstünde dur biraz yoksa sonun kötü olacak."

Üstünde kalmak: Artırma ya da eksiltme sırasında onda kalmak. 2. Suçlanmak."Onlar kaçıp gittiler kabahat bizim üstümüzde kaldı."

Üstünden atmak: Başından savmak bir şeyi ödev olarak kabul etmemek başkasını ilgilendirdiğini belirtmek."Bu iş senin sakın üstünden atayım deme."

Üstünden dökülmek: Bir giysi bol ve biçimsiz olmak yakışmamak.

Üstünden (şu kadar zaman) geçmek: Aradan (şu kadar) zaman geçmek."Üstünden şu kadar zaman geçmesine rağmen hâlâ borcunu ödemedi."

Üstüne almak: 1. Alınmak bir hareketin kendisine karşı yapıldığını sanarak kaygılanmak. 2. Bir görevi üstlendiğini kabul etmek."Her sözü üstüne alma lütfen!"

Üstüne atmak: Kendi kaptığı bir suçu birine yüklemek."Camı kendi kırdı ama suçu arkadaşının üstüne attı."

Üstüne basmak: 1. Yerinde bir fikir beyan etmek. 2. İyice belirtmek."Üstüne basa basa anlat baban çok mağdurmuş de!"

Üstüne bir bardak (soğuk) su içmek: O işten umudunu kesmek o işin olacağına inanmamak parasını ya da malını almaktan vazgeçmek."Verecek mi? Sen o paranın üstüne bir bardak soğuk su iç!"

Üstüne (üzerine) düşmek: 1. Bir şeyi elde etmek için çok uğraşmak. 2. (Çocuğu) sevme ya da korumada çok ileri gitmek."Şu çocuğun üstüne bu kadar düşmeyelim şımardıkça şımarıyor neredeyse başımıza çıkacak."

Üstüne fenalık gelmek: Aşırı ölçüde sıkılmak çok bunalmak.

Üstüne geçirmek: 1. Bir malın tapusunu kendi üzerine yazdırmak ya da çıkartmak. 2. Bir çocuğu evlât edinmek kendi nüfusunu kaydettirmek."Evi üstüne geçirmiş dedem doğru mu?"

Üstüne gelmek: Bir şey konuşulurken ya da yapılırken çıkagelmek.

Üstüne gül koklamamak: Sevdiği birinden başkasını sevmemek başkası ile ilişki kurmamak.

Üstüne (yatmak) oturmak: Hiç hakkı değilken başkasının malını kendine mal etmek."Vakıf mallarının üstüne oturdu adam nasıl yaptı vicdanı nasıl el verdi bilmiyorum."

Üstüne titremek: Pek fazla sevgi özen göstermek; zarar gelmesin diye itinalı davranmak."Öğrencilerinin üstüne böyle titreyen bir öğretmen daha görmedim."

Üstüne toz kondurmamak: Bir şeyin kusur eksiği olduğunu kabul etmemek."Çocuğunun üstüne hiç toz kondurmuyor."

Üstüne tuz biber ekmek: Bir üzüntüyü derdi kusuru artıracak durum oluşturmak.

Üstüne üstüne gitmek: 1. Bir konuda bir kimseye sürekli baskı yapmak. 2. Güç bir şeyden yılmayıp sonucu tehlikeli de olsa çekinmeden o şeyle uğraşmak."Biliyorum zor ama üstüne üstüne gitmelisin ancak o zaman başarabilirsin."

Üstüne varmak: 1. Bir şeyi yapmasını zorlayarak istemek. 2. Bir kadın evli bir erkekle evlenmek."Demek tükürdü sana; üstüne varma zorlama demedim mi sana?"

Üstüne yıkmak: 1. Kendi işlediği bir suçu başkasına yüklemek. 2. Kendisinin de sorumlu olduğu bir işin ağırlığını başkasına yüklemek."Evin geçim yükünü annenin üstüne yıkmışlar sorumsuzca yaşıyorlar."

Üstüne yürümek: Yıldırmak korkutmak amacıyla saldıracakmış gibi yapmak; ya da saldırmak."Öfkeyle delikanlının üstüne yürüdü."

Üvey evlât gibi tutmak (saymak) : Horlamak haksızlık etmek iyi davranmamak küçümsemek."Dokunma bana beni hep üvey evlât gibi tuttun ne zaman yaklaştıysam sana köşe bucak kaçtın benden."

Üzüm üzüm üzülmek: Haddinden fazla çok üzülmek."Anneciği üzüm üzüm üzülüyor ama bir çare bulamıyordu."


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


U-Ü...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari

U-Ü...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: u ü ile başlayan atasözleri, ü ile başlayan deyimler, u harfiyle başlayan atasözleri ve anlamları, u harfiyle başlayan deyimler ve anlamları, u harfi ile başlayan atasözleri ve deyimler anlamları kısaca, ü ile başlayan isimler deyimler, ü ile başlayan deyim ve atasözleri, u ü ile ilgili deyimler, u ile başlayan deyimler, ü ile deyimler, ü ile başlayan atasözleri ve anlamları, ü harfi ile başlayan atasözlerive anlamları bilgicikcom, u ile başlayan deyim ve anlamları, ü harfiyle başlayan atasözleri, r harfi ile başlayan atasözleri ve anlamları bilgicik,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
T...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:35
Ş...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:34
R...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:32
O-Ö....ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:30
K...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:22

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:44 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats