bakimliyiz
Konu etiketleri: türk tiyatrosuna katkısı olan şahsiyetler, türk tiyatrosuna katkıda bulunan şahsiyetler, türk tiyatrosuna katkıda bulunan kişiler, türk tiyatrosuna katkısı bulunan şahsiyetler, geleneksel türk tiyatrosunun önemi, geleneksel türk tiyatrosunun temsilcileri, geleneksel türk tiyatrosu temsilcileri, tanzimat dönemi türk tiyatrosu, geleneksel türk tiyatrosu kısaca, geleneksel türk tiyatrosu önemi, mu türk tiyatrosuna katkısı olan şahsiyetler, türk tiyatrosuna katkıda bulunan kişilerin isimleri, türk tiyatrosunda katkısı olan şahsiyetler, en kısa haliyle geleneksel türk tiyatrosu, türk tiyatrosuna katkıda bulunanlar kişiler,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 15-12-2011, 03:55   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Geleneksel Türk Tiyatrosu

Geleneksel Türk Tiyatrosu

Batılı anlamda tiyatro Türk edebiyatına Tanzimat döneminde girmiştir.Daha önceleri Batı'da etkisini gösteren bu türBatı'nın inançlarıkültürleri kısacası sosyal yaşamları çerçevesinde şekillenerekbelirli zaman evreleri içerisindebizim edebiyatımızdaki yerini almıştır.Bu dönemden önceyseTürklerin Anadolu’da geliştirdikleridramatik olan veya olmayan seyirlik oyunları vardı.
Batı'da tiyatro türünün eski bir mazisi vardır. Bizim edebiyatımızda bu durum "seyirlik oyunlar" adıyla faaliyet göstermekteydi. Batı anlamında etkisini gösterdiği dönemlerde ise bu seyirlik oyunların tam anlamıyla tiyatro niteliğinde olmadığını görmekteyiz.
Tiyatronun Antik Yunan'daki tabiri "thetron" dur ve kelime mânâsı 'oyun oynanan yer' dir. Tiyatro kelimesinin de bu kökten geldiği yönünde belli birtakım görüşler vardır.
Eski Yunan'da yaz mevsiminin sona erip sonbaharın başlamasıyla beraber toplumsal dayanışmayı sağlamak amacıyla yapılan tören veya şenliklere "Dionysos Şenlikleri" denir. Bu şenliklerin edebiyat bilimine ve bilimcilerine katkıları olmuştur ve Sophakles Euripides Aristophanes gibi şahsiyetlerin yetişmelerine önayak olmuştur.
Bu kültür zamanla Batı Avrupa'ya yayılmış ve klasik tiyatronun temsilcileri olan Shakespeare Racine Moliére gibi edebi kişilikler orataya çıkmıştır. Bu şahsiyetlerin XVI. ve XVII. yy tiyatrosunun gelişimine katkıları önemlidir. Rusya'da da XIX: yy'da Çehov Gogol gibi önemli isimlerinde tiyatronun gelişimine katkıları olmuştur.

GELENEKSEL TÜRK TİYATROSU (1839 öncesi)

Batılılaşma öncesi Türk Kültürünün tiyatrosudur.İslami yaşam ilkelerininesnaf loncalarının ve sarayın yönlendirmesiyle biçimlenen geleneksel kültürün köylü ve halk tiyatrosu türlerini kapsar.Köylerde oynanan seyirlik oyunlar dışında kalan halk tiyatrosu genellikle kentlerdeen çokta İstanbul’da gelişmiştir.
Geleneksel Türk Tiyatrosu kapsamı içinde MeddahkuklaKaragözorta oyunu gibi dramatik içerik taşıyan türlerin yanısıra ustalık ve hüner gösterileride yer alır.Örneğin: cambazsihirbazdenge sanatçıları gibi.
Dramatik içerikli türlerden ahlak dersi vermesi de istenir.Toplumsal sorunlara dolaylı yollardangenellemelerlesoyutlamalarla yaklaşılır.Kişiler klişeleşmiş tavır özellikleriyle gösterilir.Oyunlar yazılı metinlere dayanmaksızınbelli bir kanavayı izleyen ustalaşmış oyuncuların doğaçlama becerileriyle gelişmiştir.
Geleneksel Türk tiyatrosunun dramatik içerikli türlerinde taklit başlıca çatışma ve kişileştirme yöntemi olarak kullanılır.Oyuncunun başarısıtaklit yapmadaki ustalığıyla ölçülür.
Geleneksel Türk tiyatrosu gösterilerinde çeşitli yabancılaştırma teknikleriyle açık biçim veya gösterimci tiyatro adı verilen ve seyredenlerin izlediklerine tümüyle kapılmalarını önleyen bir oyun düzeni uygulanmıştır.

Köy seyirlik oyunları: Yazılı metin yoktur.Oyunun çatısıoyuncuların yeteneği ve seyircilerin gösteri sırasındaki tepkileriyle biçimlenir.Anadolu’da düğünlerdebayramlarda veya yılın belirli günlerinde köylülerin kendi aralarındaoyun yapmaoyun çıkarma adı altında gerçekleştirdikleri tiyatro gösterisidir.
Gezici olmayanoynandığı yörenin geleneksel kültürüneimkanlarınadil ve mizah anlayışına sıkı sıkıya bağlıdır.
Meddah: Anlattığı hikayenin içindeki söyleşmeleri taklit ve ses değişikliği yoluyla kişileştirerek meddahlığı dramatik bir gösteri haline sokar.Arapça medh (övme) kökünden türetilen meddahbaşlangıçta peygamberin sözlerini yayan ve İslamiyeti öven kişi olarak tanınırdı.Orta Asya’dan Anadolu’ya göç eden Türk boylarının şamandan ozanlara ve aşıklara kadar uzanan kendilerine özgü hikayeciliği ve hikaye anlatma geleneğizamanla Arap meddahlığının özellikleriyle birleşerekgeleneksel Türk tiyatrosunda Meddah geleneğini ortaya çıkarmıştır.




Meddahlar oldukça zengin bir hikaye dağarcığına sahiptirler.Güldürü amaçlı hikayelerin yanı sıraİslami kaynaklardanİran efsanelerindenTürk hikaye ve masal geleneğinden alınan konularla çok sayıda meddah hikayesi oluşturlmuştur.Meddah bu hikayeleri anlattığı sıradakişilerin değişik konuşma biçimlerini aktarmaya çalışırhayvanların veya cansız nesnelerin taklitlerini yapar;sırası geldiğinde şarkılartürküler de söyler.
Meddahlar gösterilerini çoğu zaman kahvehanelerde bir yükselti üzerinde gerçekleştirmişlerdir.
Kukla: Kukla oyunları yanlış anlamalaraçık saçık sözlerçift anlamlı deyimler ve bol bol kullanılan dayakpataklama sahneleriyle güldürüye yönelmiştir.
Karagöz: Bir gölge oyunudur.Gösterimci tiyatronun oyun biçimini kullanır.Bir doğaçlama türü olan karagözde komedi öğesi ağır basar.Gerilimi merak öğesi sağlar.Sözcükleri yanlış anlamaters yanıtlar vermeağız taklitlerikötü ve gülünç duruma düşme entrikaları karagöz oyunundaki gülmeceyi sağlayan öğelerdir.
Orta oyunu: Çevresinde seyircilerin oturduğu bir alandaoyuncuların belli bir metne dayanmadandoğaçtan oynadığı geleneksel Türk gösteri sanatıdır.Orta oyunu 17.yy’dan itibaren izine rastlanan çeşitli müzikdanskollarının bir sentezi olarak ortaya çıkmıştır.19. yüzyılın ikinci yarısı ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde kesin biçimini almış en parlak dönemini Sultan Abdülaziz döneminde yaşamıştır.

Tiyatro eserleri aynı zamanda halkın sesi oluyor. Hayatta gülünecek şeylerden bile ders çıkarılması konusunda önemli bir işleve sahiptirler. Bu oyunlar toplumsal hicve de büyük önem verirler. Tabi belli bi r takım önemli özelliklere de sahiptirler:
*Bu oyunlar XIX. yy'a gelinceye kadar hep sözlüdür; fakat Avrupa'da ise başlangıcından beri yazılı olarak sahnelenmiştir.
*Tiyatro doğrudan doğruya dile dayanan bir edebi türdür; seyircinin mizah ve komedi anlayışını geliştirmekteki ve dili kavramasındaki işlevi önemlidir.
*Tiyatro karşılıklı konuşmalara dayanan kısa cümlelere dayalı bir türdür. Cümleler kısa ve öz olmalı; monologlardan kaçınılmalıdır.

TANZİMAT ve İSTİBDAT DÖNEMİ TÜRK TİYATROSU(1839-1908)

Osmanlı İmparatorluğu içinde 18. Yy başlarında ortaya çıkan batılılaşma eğilimleri tiyatro alanındaki etkisini 19. Yy’dan sonra göstermeye başladı.Geleneksel yaşam biçiminin terk edilerek Avrupa örneğinde modern bir toplum düzenine geçilmesini amaçlayan Batılılaşma eğilimi saray çevresi yüksek devlet görevlileri aydınlar ve basın tarafından desteklendi.Batılılaşmanın geniş halk kitlelerine yayılması ve benimsetilebilmesi için Tanzimat yıllarından başlayarakBatı örneğinde yeni bir Türk tiyatrosunun geliştirilmesine çalışıldı.Çerçeve sahnesidekoruoyunları ve oyunculuk biçimiyle geleneksel seyirlik anlayışından çok farklı olan bu yeni tiyatro anlayışının yerleşmesinde yabancı elçiliklerininazınlıklarınlevantenlerin ve sıksık İstanbul ile İzmir’e dışarıdan gelip temsiller veren yabancı toplulukların (turup) katkıları oldu.
Tanzimat tiyatrosu batılı anlamda tiyatronun başladığı dönemdir.Tiyatro bu dönemde çeviri ve uygulamalarla batıya yerli oyunlarla Türk halkına açıldı;sansürle de ilkin bu dönemde tanıştı.
Türkiye’ye Batı tiyatrosunun girmesinde III.SelimII.Mahmut ve Abdülmecit gibi yenilikçi padişahların büyük katkısı vardır.III.Selim döneminde İstanbul’da opera oynandıbir tiyatro binası yapıldı.1830’da İzmir’de bir tiyatro binası inşa edilerek oyunlar sahnelendi. Gazeteciliğin de tiyatro türünün gelişmesindeki katkıları büyüktür.1860'lı yıllarda İstanbul'da Hoca Naum Şark Hasköy Ortaköy adlarıyla yabancı tiyatro grupları (trup) ortaya çıkmıştır.Bunların yanında Ermenilerin kurmuş olduğu Güllü Agop (Gedikpaşa'da); daha sonraki adı "Tiyatro-yı Osmâni" olan tiyatro da Batılı manada ki ilk yerli eserlere ev sahipliği yapamalarından dolayıdönemin önemli tiyatro sahneleridir. Bu tiyatro grubunuda aynı zamanda Namık Kemal Ahmet Midhat EfendiDirektör Âlî Bey (oyunculara diksiyon derslerinin verilmesi ve eserlerin oynanmadan önceki analizlerinin yapılması bu heyetin önemli vazifelerindendir) gibi dönemin önemli şahsiyetlerinden oluşan bir edebi heyetin bulunması da bu tiyatro grubunun diğer tiyatro gruplarından farkının olduğunu bir göstergesidir.
Letâfet Apartımanı adı ile anılan bina ise İstanbul'un ilk apartımanı olması özelliğinin yanındabu apatımanın ilk katının Dârü'l bedâyî(güzel sanatlar eğitim merkezi);ikinci katının ise Dârü'l elhan(konservatuar)olarak kullanılması bu binaya ilk şehir tiyatrosu olma özelliği de kazandırmıştır.Vezneciler Şehzâdebaşı'ndaki Direklerarası adıyla anılan mekan ise ta ki Cumhuriyet Dönemi'ne kadar önemli bir kültür merkezi olarak nitelendirilmiştir.


Bursa'da kurulan Ahmet Vefik Paşa tiyatrosu da döneme damgasını vuran önemli bir kültür abidesi olmuştur.

Tanzimat döneminde öteki edebiyat türlerinde olduğu gibioyunlarda da toplumsal yarar ön plana geldi.Oyunlardatoplumun aksayan yönlerini işleyen tiyatro yazarları ibret verici sonuçlar çıkarılmasına özen gösterdiler.
Tanzimat dönemininyazılan ama yayımlanmayan ilk yerli tiyatro eseri Hayrullah Efendi'nin Hikâye-i İbrahim Paşa be İbrahim-i Gülşeni adlıdörtperdelik dramıdır.Şinasi’nin Şair Evlenmesi oyunuysa 1860’da yayımlananbir başka deyişle kamuoyu önüne çıkanderine etki edenilk yazılı tiyatro yapıtıdır.Bu yanı ile "ilk" lik özelliği taşımaktadır.Bu eser önceleri Tercümân-ı Ahvâl'de tefrika ;daha sonraları ise küçük kitapçıklar hâlinde yayınlanmıştır.Birbirini görmeden evlenmenin ortaya çıkardığı gülünç durumları işleyen bu güldürüdeorta oyunuyla Moliére güldürülerinin etkileri açık olarak görülür.Bu eser karakter adlarının da rollere uygun olarak verilmesieserin özgünlüğünü ortaya koymaktadır.Piyes yazarı Ali Haydar Bey (1836-1913) Sergüzeşt-i Perviz adlı yapıtıyla ilk tragedya örneğini vermiştir.
Tiyatroyu en etkili eğitici ve öğretici tür olarak kabul eden Namık Kemal tümü dram türünde(Victor HugoShakespeare...) olan oyunlarında toplumsal ve tarihsel konuları işlemiştir.Gülnihâl Vatan yahut SilistreAkif BeyKara Bela gibi oyunları bu türün en güzel örnekleridir.
Namık Kemal ile Şinasi arasındaki bu geçiş döneminde de önemli eserler edebiyatımızdaki yerini almıştır.Bu dönemde Âli Bey'in mudhika içerikli eserleri(Kokana YatıyorGeveze BerberMisâfir-i İstiskâl...) ve yine Recaizâde Ekrem'in eserleri(Atala Yahut Amerika VahşileriAfife AnjelikVuslatÇok Bilen Çok Yanılır...)önemli yer teşkil etmektedir

Alıntı

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Geleneksel Türk Tiyatrosu

Geleneksel Türk Tiyatrosu konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Geleneksel Türk Müzikleri Nelerdir? elif Genel Kültür Paylaşımlarınız 5 16-04-2014 05:51
Batı Etkisindeki Gelişen Türk Tiyatrosu elif Türkçe ve Edebiyat 0 05-02-2011 02:40
Tanzimat Dönemi Türk Tiyatrosu Genel Özellikleri elif Türkçe ve Edebiyat 0 08-12-2010 03:19
Milli Edebiyat Dönemi Türk Tiyatrosu - Dönemin Özellikleri elif Türkçe ve Edebiyat 0 08-12-2010 01:25
Geleneksel lazanya Tarifi-Geleneksel Lazanya Yapılışı elif Deniz Ürünleri 0 12-07-2009 02:26

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:23 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats