bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 18-01-2012, 04:11   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart O İle Başlayan Deyimler

O İle Başlayan Deyimler

Ocağı kör kalmak: Soyunu sürdürecek çocuğu bulanmamak soyu tükenmiş olmak.
Ocağına düşmek: Birine yardım etmesi için yalvarmak koruması için sığınmak."Ocağına düştüm ağam beni bu işten ancak sen kurtarırsın!"
Ocağına incir dikmek: Birinin evini barkını dağıtmak düzenini alt üst etmek yuvasını yıkıp toparlanamaz hâle getirmek."Bende senin ocağına incir dikmezsem dedi ama dediğine pişman oldu."
Ocağını söndürmek: Ailenin dağılmasına sebep olmak çoluk çocuğunu yok etmek."Ocağımı söndürdü katiller!"
Oğul balı: 1. Evlât evlâdın ana babaya yansıyan geliri. 2. Oğul arılarının yaptığı bal.
Oğul vermek: Oğul arılarının bir bölüğü kovandan ayrılıp başka bir kovana gitmek yeni bir oğul arısı topluluğu meydana getirmek.
Okkalı kahve: Bol kahve ile yapılmış ve büyük fincana konmuş kahve."Bir okkalı kahve daha çek usta!"
Okka çekmek: Hacminden daha fazla ağır gelmek.
Okkanın altına girmek: Haksız yere eziyet çekmek zarar ve ceza görmek."Uyanık ol da okkanın altına gireyim deme tamam mı?"
Ok yaydan çıkmak: Geri dönülemeyecek bir iş yapmak söz söylemek ya da bir harekette bulunmak."Ok yaydan çıktı bir kere çaresiz dövüşeceğiz."
Ola ki...: Belki olur ya olabilir ki..."Ola ki bir daha karşılaşırız."
Olan biten: Olup geçenler olanların hepsi meydana gelenler."Olan bitenden hiç haberim olmadı."
Oldu bittiye getirmek: Emrivaki yapmak geri dönülmesi güç ve imkânsız bir durum oluşturmak."Oldu bittiye getirerek tarlayı satın aldılar."
Oldum bittim (veya oldum olası): Başından beri öteden beri ilk zamandan beri kendimi bildiğimden beri."Oldum bittim kızarım bu adamlara."
Oldu olacak kırıldı nacak: "Olanlar oldu iş işten geçti olanlar geri dönülemeyecek bir durum aldı bunu kabul etmek gerek" anlamında kullanılır.
Olmayacak duaya amin demek: Sonuç vermeyecek bir işle uğraşmak ya da buna destek vermek.
Olur olmaz: 1. Meydana gelmesinden hemen sonra. 2. Rast gele sıradan. 3. Gerekli gereksiz yerli yersiz önemli önemsiz durumu gözetilmeden yapılan (iş) ya da söylenen (söz).
Oluruna bırakmak: Bir işin yapılabildiği olabildiği kadarıyla yetinmek müdahale etmeden bekleyip sonucuna ne olursa olsun razı olmak."Artık oluruna bıraktık işi."
Omuz omuza: 1. Birbirine destek vererek dayanışarak. 2. Yan yana çok sıkışık."Omuz omuza vererek bu zorluğun altından kalkmamız mümkün."
Omuz silkmek: Aldırmamak önem vermemek benimsememek."Sana bunu alacağım dedim ama o omuz silkti."
On parmağında on kara: İnsanlara leke sürmeyi kara çalmayı iftira atmayı huy edinmiş (kimse).
On parmağında on marifet: Çok hünerli becerikli ustalığı çok elinden her iş gelir.
Onuruna dokunmak: Onurunu haysiyetini incitmek."Dikkatli ol birinin onuruna dokunacak iş yapma."
Oralarda (oralı) olmamak: Anlamamış sezmemiş gibi davranmak."O sözler ona söyleniyordu ama hiç oralı olmadı."
Ortada kalmak: 1. Yersiz yurtsuz kalmak barınacak yer bulamamak. 2. İki şey arasında kalmak. 3. (Bir şeyi) kimse üzerine almamak."Belediye evlerini yıkınca çoluk çocuk öylece ortada kaldılar."
Ortadan kalkmak: 1. Görünmez bulunmaz olmak. 2. Yok olmak."Sis ortadan kalktı."
Ortadan kaybolmak: Nereye gittiği bilinmemek sezdirmeden gitmek görünmez hâle gelmek."Ali ortadan kayboldu."
Orta hâlli: Ne zengin ne yoksul ne iyi ne kötü ne çirkin ne güzel."Onlar orta hâlli bir ailedirler."
Ortalığı birbirine katmak: Kargaşa çıkarmak herkesi birbirine düşürmek."Şimdi gelip ortalığı birbirine katacak diye korkuyorum."
Ortalık düzelmek: Tedirginlik kalmamak toplum içindeki karışıklık yok olmak."Çok şükür ortalık düzeldi."
Ortalık karışmak: Kargaşa çıkmak toplumda düzensizlik baş göstermek."Ortalık yine karıştı insanlar birbirine girdi."
Orta malı: 1. Herkesin yararlandığı (şey). 2. Her isteyenle ilişkide bulunan."Benim bisikletim orta malı mı ki herkes binmeye çalışıyor."
Ortaya dökmek: 1. Gizli olan ne varsa açıklamak. 2. Çıkarıp göstermek."Bütün sırlarını ortaya dökmek için harekete geçti."
O tarakta bezi olmamak: Bir şeyle bir işle ilişiği bulunmamak o şeyle ilgilenmemek."O tarakta bezi olacağını hiç sanmam."
Ot yoldurmak: Çok güçlük çıkarmak zor bir iş gördürmek çok uğraştırmak.
Oya koymak: Bir işin sonucunu belirlemek üzere oy verilmesini istemek oylama yoluyla bir topluluğun görüşünü almak."Bu görüşü oya koymayı teklif ediyorum kabul edenler el kaldırsınlar."
Oy birliği: Bir toplantıya katılan bir meseleyi konuşan kimselerin aynı düşüncede olup aynı yönde oy kullanmaları."Sınıf başkanını oy birliği ile seçtik."
Oyuna gelmek: Aldatılmak tuzağa düşürülmek."Onların oyununa gelmemeye çalış dikkatli ol."
Oyunbozanlık etmek: Mızıkçılık etmek birlikte yapılması gereken işten tek taraflı vazgeçmek."Oyunbozanlık etme de gel birlikte eğlenelim."
Oyun etmek: Aldatmak kurnazlıkla birini tuzağa düşürmek."Bana kötü bir oyun ettiler."


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


O İle Başlayan Deyimler

O İle Başlayan Deyimler konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
K İle Başlayan Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 0 18-01-2012 04:10
U-Ü...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:36
T...ile Baslayan Deyimler Ve Anlamlari mormavi Türkçe ve Edebiyat 0 28-04-2010 10:35
İngilizce deyimler daywest İngilizce 0 23-03-2010 01:45

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 02:13 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats