bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Eğitim ve Öğretim > Türkçe ve Edebiyat

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 20-01-2012, 02:58   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Ağızla İlgili Deyimler

Ağızla İlgili Deyimler

Ağız birliği etmek : Bir konuda aynı şeyler söylemeyi ya da yapmayı kararlaştırmak . (Kars. Aynı ağzı kullanmak.)
Ağız dalaşı (dalaşması): Sözle yapılan kavga.
Ağızdan ağıza : Biri ötekine ötekisi de başkalarına söyleyerek.
Ağız değiştirmek: Daha önce söylediğinden çok farklı şeyler anlat*mak.
Ağız dolusu (küfür laf etmek) : Bol ve ağır (küfür laf etmek).
Ağız eğmek (birine) : Bir şeyi ondan yalvarırcasına istemek
Ağız kalabalığına getirmek (birini): Konudışı sözlerle karşısındakini şaşırtıp amacına ulaşmak
Ağız kokusu : Bir kimsenin dayanılması güç davranışları sözleri istek*leri.
Ağız tadı: Bir toplulukta dirlik düzenlik. .
Ağız yapmak : Bir kimseyi sözle davranışlarıyla oyalamaya aldatma*ya çalışmak
Ağlama duvarına dönmek : Herkesin derdini döküp sızlandığı biri hali*ne gelmek.
Ağlamaklı olmak : Ağlayacak gibi olmak.
Ağrısı tutmak: -1. Gebe kadının doğum şanoları başlamak. -2. Her*hangi bir ağrı varlığını duyurmaya başlamak.
Ağza alınmayacak (alınmaz) : Kaba söylenmesi ayıp sayılan (söz).
Ağzı (bir karış) açık kalmak: Bir olay ya da söz karşısında şaşırıp kalmak donup kalmak.
Ağzı bozuk : Küfürlü konuşmayı huy edinen küfürbaz (kimse).
Ağzı burnu yerinde : Olduça güzel yakışıklı (kimse).
Ağzı çelik (teneke kaplı): Çok sıcak yiyecek ve içecekleri rahatlıkla yiyip içebilen kimse.
Ağzı dili kurumak : Bir şeyi bıkacak derecede çok tekrarlamak.
Ağzı dili varmamak : bk Dili varmamak.
Ağzı var dili yok: Pek konuşmayan hakkını aramasını bilmeyen (kimse).
Ağzı gevşek: Sır saklamasını beceremeyen geveze (kimse).
Ağzı havada : Neler olup bittiğinden haberi olmayan şaşkın alık.
Ağzı kalabalık : Yerli yersiz çok konuşan (kimse).
Ağzı kara: -1. Kötü haberler veren (kimse). -2. Fitneci çamur atan (kimse).
Ağzı kulaklarına varmak : Bir olay durum karşısında çok sevinmek.
Ağzı laf yapmak : Etkileyici inandırıcı biçimde konuşmak.
Ağzına bir parmak bal çalmak: Bir kimseyi tatlı vaatlerle önemsiz şeylerle oyalamak avutmak.
Ağzına bir şey (çöp) koymamak : Hiçbir şey yememiş olmak.
Ağzına burnuna bulaştırmak (bir işi): Bir işi becerememek berbat etmek bozmak. (Kars. Yüzüne gözüne bulaştırmak.)
Ağzına geleni söylemek: Kızgınlık öfke vb. etkisiyle kına ve kaba sözler söylemek. (Kars. Açtı ağzını yumdu gözünü.)
Ağzına kadar: Boş yer kalmamak üzere.
Ağzına (ağzınıza) sağlık: Yerinde en uygun zamanında söz söyle*yenlere iltifat olarak söylenir.
Ağzına sakız etmek (bir şeyi) : 0 şeyi devamlı konuşur olmak.
Ağzına sakız olmak: Bir kimsenin devamlı konuştuğu bir konu duru*muna gelmek dedikodu konusu olmak.
Ağzına sıçmak: Öfkelenilen bir kimseye büyük zarar verecek bir iş yapmak.
Ağzına sürmemek (koymamak) (bir şeyden): Söz konusu bir yiye*cek içecekse ondan hiç yememek içmemek.
Ağzına tükürmek : Sıkıntı aa veren bir şeye lanet okumak.
Ağzına vur lokmasını al: Çok yumuşak başlı sessiz âciz (kimse).
Ağzına yakışmamak : Ayıp sayılan ya da hayrete düşüren sözler söy*lemek.
Ağzında bakla ıslanmamak : Hiçbir sim saMayamamak sır tutama-mak
Ağzında büyümek : Bir yiyeceği sevmediği karnı doyduğu iştahsız ol*duğu için bir türlü yutamamak
Ağzında gevelemek (bir şeyi): Onu açıkça söylememek
Ağzından baklayı çıkarmak : Sabrı tükenip bildiklerini düşündüklerini söyleyi vermek
Ağzından bal akmak : Tatlı etkileyici biçimde konuşmak
Ağzından burnundan gelmek : bk. Burnundan gelmek.
Ağzından burnundan getirmek : bk. Burnundan getirmek.
Ağzından çıkanı (çıkan sözü) kulağı işitmemek (duymamak) : Kız*gınlık öfke vb. yüzünden çok ağır sözler söylediğinin farkında olmamak
Ağzından düşürmemek (bir şeyi birini adını) : Her yerde her za*man onun sözünü etmek
Ağzından girip burnundan çıkmak : Çeşitli yollar deneyerek kandır*mak bir şeye razı etmek
Ağzından kaçırmak : Söylemek istemediği bir şeyi boş bulunup söyle*yi vermek
Ağzından kapmak: Bir kimsenin konuşmasından yarım yamalak bir şeyler öğrenmek
Ağzından konuşmak (birinin): Başkası adına ya da başkasını taklit ederek konuşmak
Ağzından laf almak (kapmak) : Bir kimseden çeşitli yolları deneyerek gizli tutulan şeylerle İlgili bilgiler edinmek
Ağzından laf çalmak (çekmek): Bir kimseden birtakım mantık oyunla*rıyla bilgi sızdırmak
Ağzından lokmasını almak : Hakkı olan şeyi onun elinden almak
Ağzından yel alsın : “Söylediğin kötü olayın gerçekleşmemesini dile*rim.” anlamında.
Ağzında yaş kalmamak : Bir düşüncesini bir kimseye birçok kez söy*lemiş olmak (Kars. Dilinde tüy bitmek)
Ağzını açmak: -1. Konuşmak -2. Kına sözler söylemek azarlamak paylamak.
Ağzını aramak (yoklamak) (birinin) : Bir kimsenin belli bir konuda ne*ler düşündüğünü öğrenmeye çalışmak
Ağzını bıçak açmamak : Üzüntüsünden ya da başka bir nedenle ko*nuşacak durumda olmamak
Ağzını bozmak : Küfür ve hakaret dolu sözler söylemek küfretmek
Ağzını burnunu dağıtmak : .Yumrukla feci şekilde dövmek adamakıllı hırpalamak
Ağzını havaya (poyraza yele) açmak: Eline geçen fırsatı kaçırdıktan sonra boş yere bir şeyler beklemek ummak.
Ağzını hayra açmak : Hep kötü olasılıklardan söz etmek.
Ağzını kapamak (kapatmak) (biri) (birinin) : -1. Susmayı tercih et*mek. -2. Küçük bir çıkar karşılığında bir kimsenin konuşmamasını sağlamak.
Ağzını mühürlemek: Hiç konuşmamak hep susmak. :
Ağzının içine bakmak : -1 Bir kimsenin sözlerini zevkle dikkatle dinle*mek. -2. Onun sözlerini yerine getirmeye hazır olmak.
Ağzının içine girmek : Bir kimseye çok yaklaşmak.
Ağzının kokusunu çekmek : Bir kimsenin yerli yersiz İstek ve davranış*larına katlanmak.
Ağzının payını almak: Bir söz ya da davranışından ötürü hak ettiği karşılığı görmek; paylanmak azarlanmak.
Ağzının payını vermek (birine): Bir kimseyi bir söz ya da davranışın*dan ötürü paylamak (Kars. Haddini bildirmek).
Ağzının suyu akmak : Çok beğendiği imrendiği bir şeyi elde etmek is*temek imrenmek.
Ağzının tadı bozulmak (kaçmak) : Kurulu düzeni rahatı bozulmak huzuru kaçmak.
Ağzının tadını bilmek : >1. Damak zevki olmak. -2. Her şeyin güzelini seçmede usta olmak
Ağzını öpeyim (seveyim) : “Ne güzel anlattın ne güzel haber verdin
sağ olasın” anlamında.


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Ağızla İlgili Deyimler

Ağızla İlgili Deyimler konusu, Eğitim ve Öğretim / Türkçe ve Edebiyat forumunda tartışılıyor.


Konu etiketleri: ağız ile ilgili deyimler, ağızla ilgili deyimler, agzı ilgili cümleler, ağız ile ilgili cümleler, ağızla ilgili cümleler, ağızla ilgili deyimler ve anlamları, ağzı bozuk deyimi ile ilgili bir cümle, agizla ilgili deyimler, ağzının tatı bozulmak bulunmak ile ilgili cümleler, laf ile ilgili deyimler, 20 ağız ile deyimler, ağız ile ilgili deyimler anlamları ve cümleler, agiz tadi atasozu anlami, ağız ayarı ile ilgili atasözleri, agiz bozmakla ilgili sözler,

Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Çalışmakla İlgili Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 5 31-10-2016 08:12
Dille İlgili Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 1 06-12-2012 08:20
Acı İle İle İlgili Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 0 20-01-2012 02:57
Açlıkla İlgili Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 0 20-01-2012 02:56
Hayvanlarla İlgili Deyimler elif Türkçe ve Edebiyat 0 19-01-2012 11:51

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 09:10 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats