bakimliyiz
Konu etiketleri: ümit zileli nereli, ümit zileli biyografi, ümit zileli nerelidir, ümit zileli doğum yeri, ümit zileli kimdir, karacaoglan nereli, ümit zileli biyografisi, etkileyici biyografiler, karacaoğlan nereli, karacaoğlan nerelidir, ümit zileli doğum tarihi, umit zileli nereli, ümit zilelinin kız kardeşi, ümit zileli kimdir nerelidir,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Biyografiler > Türkiye'den Biyografiler

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 02-07-2008, 07:39   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Karacaoğlan Biyografi- Karacaoğlan Kimdir?

Karacaoğlan

(17. Yy.)Türk halk şairi. Etkileyici bir dil ve duygu evreni kurduğu şiirleriyle Türk halk şiiri geleneğinde çığır açmıştır. 1606' doğduğu 1679'da ya da 1689'da öldüğü sanılmaktadır. Yaşamı üstüne kesin bilgi yoktur. Bugüne değin yapılan inceleme ve araştırmalara göre 17.yy'da yaşamıştır. Nereli olduğu üstüne değişik görüşler öne sürülmüştür. Bazıları Kozan Dağı yakınındaki Bahçe ilçesinin Varsak (Farsak) köyünde doğduğunu söylerler. Gaziantep'in Barak Türkmenleri de Kilis'in Musabeyli bucağında yaşayan Çavuşlu Türkmenleri de onu kendi aşiretlerinden sayarlar. Bir başka söylentiye göre Kozan'a bağlı Feke ilçesinin Gökçe köyündendir. Batı Anadolu'da yaşayan Karakeçili aşireti onu kendinden sayar. Mersin'in Silifke Mut Gülnar ilçelerinin köylerinde o yöreden olduğu ileri sürülür. Bir menkıbeye göre de Belgradlı olduğu söylenir. Bu kaynaklardan ve şiirlerinden edinilen bilgilerden çıkarılan onun Çukurova'da doğup yörenin Türkmen aşiretleri arasında yaşadığıdır. Adı bazı kaynaklarda Simayil kendi şiirlerinden bazısında ise Halil ve Hasan olarak geçer. Akşehirli Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Karacaoğlan yetim büyüdü. Çirkin bir kızla evlendirilmek babası gibi ömür boyu askere alınmak korkusu ve o sıralarda Çukurova'da derebeyi olan Kozanoğulları ile arasının açılması sonucu genç yaşta gurbete çıktı. İki kız kardeşini de yanında götürdüğünü Bursa'ya hatta İstanbul'a gittiğini belirten şiirleri vardır. Yine bu şiirlerinden anlaşıldığına göre Bursa'da ev bark sahibi oldu evlat acısı gördü. Anadolu'nun çeşitli illerini gezdiği Rumeli'ye geçtiği Mısır ve Trablus'a gittiği de sanılıyor. Yaşamının büyük bir bölümünü Çukurova Maraş Gaziantep yörelerinde geçirdi. Doğum yeri gibi ölüm yeri de kesin olarak bilinmemektedir. Şiirlerinden çok uzun yaşadığı anlaşılmaktadır. Hoca Hamdi Efendi'nin anılarına göre Maraş'taki Cezel Yaylası'nda doksan altı yaşında ölmüştür. En son bulgulara göre ise mezarının İçel'in Mut ilçesinin Çukur köyündeki Karacaoğlan Tepesi denilen yerde olduğu sanılmaktadır.

Karacaoğlan Osmanlı Devleti'nin iktisadi bunalımlar ve iç karışıklıklar içinde bulunduğu bir çağda yaşamıştır. Şiirinin kaynağını doğup büyüdüğü göçebe toplumunun gelenekleri ve içinde yaşadığı yurt edindiği doğa oluşturur. Güneydoğu Anadolu Çukurova Toroslar ve Gavurdağları yörelerinde yaşayan Türkmen aşiretlerinin yaşayış duyuş ve düşünüş özellikleri onun kişiliği ile birleşerek âşık edebiyatına yepyeni bir söyleyiş getirir. Anadolu halkının 17.yy'da çektiği acılar göçebe yaşantısının yoklukları çileleri çaresizlikleri şiirinde yer almaz. Şiirlerindeki insana dönüklüğünün özünde belirgin olan tema doğa ve aşktır. Ayrılık gurbet sıla özlemi ölüm ise şiirinin bu bütünselliği içinde beliren başka temalardır. Duygulanışlarını gerçekçi biçimde dile getirir. Düşündüklerini açık anlaşılır bir dille ortaya koyar. Acı ayrılık ölüm temalarını işlediği şiirlerinde de bu özelliği göze çarpar. Düşten çok gerçeğe yaslanır. Çıkış noktası yaşanmışlıktır. Ona göre kişi yaşadığı sürece yaşamdan alabileceklerini almalı gönlünü dilediğince eğlendirmelidir. Yaşama sevincinin kaynağı güzele sevgiliye ve doğaya olan tutkunluğudur. Güzelleri yiğitleri över dert ortağı bildiği dağlara seslenir. Lirik söyleyişinin özünde halkının duyuş ve düşünüş özellikleri görülür. Göçebe yaşamının vazgeçilmez bir parçası olan doğa onun şirinin başlıca temalarından biridir. Yaşadığı gezip gördüğü yörelerin doğasını görkemli bir biçimde dile getirir. Dost kardeş bildiği sevgilisiyle eş gördüğü iç içe yaşadığı bu doğa onun için sadece bir mekan olmaktan ötedir. Şiirinin başka önemli bir teması olan aşkın varoluşu doğadaki benzetmelerle güzelleşir. Onunla yaşanan sevinç onun getirdiği acı doğa ile paylaşılır. Sevgili şiirinde doğanın ayrılmaz bir parçasıdır. Şiirlerinde yer yer sıla özlemi ve ölüm temasına da rastlanır. Sevdiğinden ilinden obasından ayrı düşüşü özlemle dile getirir yakınır. Ölüm de ayrılık ve yoksullukla eş tuttuğu bir derttir. Doğa temasının yanı sıra şirinin asıl odak noktasını oluşturan aşk/sevgili kavramını âşık şiirinin geleneksel kalıpları dışında bir söyleyişle ele alır. Onun için sevgili düşlenen bin bir hayal ile var edilen ulaşılmazlığın umutsuzluğuyla adına türküler yakılan bir varlık değildir; doğa ve insan ilişkileri içindedir. Onu yaşamdan ve bu ilişkilerden soyutlamadan verir. İlk kez onun şiirinde sevgililerin adları söylenir: Elif Anşa Zeynep Hürü Döndü Döne Esma Emine Hatice...Karacaoğlan bunların kimine bir pınar başında su doldururken kimine helkeleri omuzunda suya giderken kimine de yayık yayıp halı dokurken görüp vurulmuştur. Gönlü bir güzel ile eylenmez bir kişiye bağlanmaz. Uçarılık onun duygu dünyasının şiirsel söyleyişine yansıyan en belirgin yanıdır. Erotizm şiirine sevmek ve sevişmek olgusuyla yansır. Kanlı-canlı sevgili cinsellik motifleriyle daha da belirginleşir şiirinde etkileyici bir biçimde yer eder. Onun sevgiye ve kadına bakış açısı âşık şiirine yenilik getirir ve bu gelenek içinde etkileyici bir özellik taşır. Tanrı kavramı ve din teması şiirinde önemlice bir yer tutmasa bile bu konudaki yaklaşımıyla da kendi şiir geleneğine yine değişik bir bakış açısı getirmiş ve sonraki kuşaklar üzerinde etkileyici yönlendirici olmuştur.

Karacaoğlan yaşadığı çağda yetişmiş başka saz şairlerinin tersine dil ve ölçü bakımından Divan Edebiyatı'nın etkisinden uzak kalmıştır. Güneydoğu Anadolu insanının o çağdaki günlük konuşma diliyle yazmıştır. Kullandığı Arapça ve Farsça sözcüklerin sayısı azdır. Yöresel sözcükleri ise yoğun bir biçimde kullanır. Deyimler ve benzetmelerle halk şiirinde kendine özgü bir şiir evreni kurmuştur. Bu da onun şiirine ayrı bir renk katar. Bu sözcüklerin bir çoğunu halk dilinde yaşayan biçimiyle söylenişlerini bozarak ya da anlamlarını değiştirerek kullanır. Karacaoğlan halk şiirinin geleneksel yarım uyak düzenini ve yer yer de redifi kullanmıştır. Hece ölçüsünün 11'li (6+5) ve 8'li (4+4) kalıplarıyla yazmıştır. Bazı şiirlerinde ölçü uygunluğunu sağlamak için hece düşmelerine başvurduğu da görülür. Mecaz ve mazmûnlara çokca başvurması söyleyişini etkili kılan önemli öğelerdir. Şiirsel söyleyişinin önemli bir özelliği de halk şiiri türü olan mani söylemeye yakın oluşudur. Koşmalar semailer varsağılar ve türküler şiirleri arasında önemlice yer tutar. Bunların her birinde açık anlaşılır bir biçimde içli ve özlü bir söyleyiş birliği kurmuştur. Pir Sultan Abdal Âşık Garip Köroğlu Öksüz Dede Kul Mehmet'ten etkilenmiş şiirleriyle Âşık Ömer Âşık Hasan Âşık İsmail Katibî Kuloğlu Gevheri gibi çağdaşı şairleri olduğu kadar 18.yy ve şairlerinden Dadaloğlu Gündeşlioğlu Beyoğlu Deliboran'ı 19.yy şairlerinden de Bayburtlu Zihni Dertli Seyranî Zileli Talibî Ruhsatî Şem'î ve Yeşilabdal'ı etkilemiştir. Daha sonra da gerek Meşrutiyet gerek Cumhuriyet dönemlerinde halk edebiyatı geleneğinden yararlanan şairlerden R.T. Bölükbaşı F.N. Çamlıbel K.B. Çağlar A.K. Tecer ve C. Külebi Karacaoğlan'dan esinlenmişlerdir. Şiirleri 1920'den beri araştırılan derlenip yayımlanan Karacaoğlan'ın bugüne değin yazılı kaynaklara beş yüzün üzerinde şiiri geçmiştir.

Vara vara vardım ol kara taşa
Hasret ettin beni kavim kardaşa
Sebep ne gözden akan kanlı yaşa
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Nice sultanları tahttan indirdi
Nicesinin gül benzini soldurdu
Nicelerin gelmez yola gönderdi
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

Karac'oğlan der ki kondum göçülmez
Acıdır ecel şerbeti içilmez
Üç derdim var birbirinden seçilmez
Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm

*************
Üryan geldim gene üryan giderim
Ölmemeye elde fermanım mı var
Azrail gelmiş de can talep eyler
Benim can vermeye dermanım mı var

Dirilirler dirilirler gelirler
Huzur-ı mahşerde divan dururlar
Harami var diye korku verirler
Benim ipek yüklü kervanım mı var

Er isen erliğin meydana getir
Kadir Mevlâ'm noksanımı sen yetir
Bana derler gam yükünü sen götür
Benim yük götürür dermanım mı var

Karac'oğlan der ki ismim öğerler
Ağı oldu yediğimiz şekerler
Güzel sever diye isnad ederler
Benim Hakk'dan özge sevdiğim mi var

elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
karacaoglan biyografi, karacaoglan, karacaoglan kimdir

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Karacaoğlan Biyografi- Karacaoğlan Kimdir?

Karacaoğlan Biyografi- Karacaoğlan Kimdir? konusu, Biyografiler / Türkiye'den Biyografiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Mehmet Ata Biyografi-Mehmet Ata Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 30-06-2008 09:25
Hasan Can Biyografi-Hasan Can Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 30-06-2008 09:23
Ekber Şah Biyografi-Ekber Şah kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 29-06-2008 01:28
Abdullah Gül Biyografi-Abdullah Gül Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 28-06-2008 11:51
Ümit Özdağ Biyografi-Ümt Özdağ Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 26-06-2008 11:57

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:48 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats