bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Biyografiler > Türkiye'den Biyografiler

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 07-07-2008, 03:07   #1 (permalink)
 
elif - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kazancı Bedi Biyografi-Kazancı Bedi Kimdir?

Kazancı Bedih...

Kazancı Bedih lakabıyla tanınan Bedih Yoluk 1929 senesinde Urfa’nın Hekimdede Mahallesi’nde doğar. Culhacılık yapan babası Halil Usta’nın mesleğinden çocukluk yıllarında ilk sanat zevkini alır. Gençlik döneminde o yıllarda çok değerli bir sanat olan bakırcılık mesleğine Hasan Diyar Usta’nın yanında başlar ve 15 yıl kadar bu mesleği sürdürür. 1960 lı yıllarda belediyede işe girer ve 26 yıl çalışıp emekli olur.

1960’tan evvelin Urfa’sında Dergâh-Balıklıgöl ve Hasan Padişah Camisi’nin arasında yer alan Mecmue’l Bahr denilen yer yazın ve bahar aylarında dinlenilen sefa sürülen tarihi bir mekandır. Suların toplandığı yer anlamına gelen Mecmue’l Bahr; yeşillikler ve güller arasına konulmuş kerevitlerde çay kahve nargile içen insanların sohbet için buluşma yeriydi. Bazı geceler müzikli toplantılarla fasıllar geçilir; Urfa’nın müzik ustalarından Mukim Tahir Kel Hamza Tenekeci Mahmut gibi ustalar bülbül sesleri ve su sesleri arasında burada meşk ederlerdi. Genç yaştaki Bedih ise babasıyla gittiği Mecmue’l Bahr’da gramofondan Hafız Burhan Safiye Ayla Hamiyet Yüceses Müzeyyen Senar gibi ünlü sanatçıları ilgiyle ve hayranlıkla dinlerdi.

Kazancı Bedih 17 yaşında Necim Şıhe (Şıhmüslüm Görgün) ile gittiği bir sıra gecesinde öylesine etkileyici bir müzik icrasıyla karşılaşır ki hayatını etkileyen bir gece yaşar. O geceden sonra müzik meşkleri ve sohbetlerine katılmaya devam eden Kazancı Bedih’in müzik merakı artarak devam eder. Bu yıllarda Necim Şıhe kendisine cümbüş ve tambur çalmasını öğretir. Esasen birer meslek sahibi olup özel zevkleri müzik olan ustalardan; Damburacı Derviş Hacı Nuri Hafız Hafız Ahmet Uzungöl Çulha Hafız Hafız Şükrü Çadırcı Tenekeci Mahmut’u müzik meclislerinde ilgi ile dinler ve birlikte olur. Özellikle Tenekeci Mahmut Usta’dan aldığı bilgilerle müzik meclislerinde kendi tavrıyla okudukça dinleyenlerin beğenisini kazanır.

Nice bir hasret-i dildâr ile giryân olayım
Yanayım âteş-i aşkın ile büryân olayım

Görmedim gül yüzünü ah ü figân etmedeyim
Akıtıp gözyaşımı dert ile nâlân olayım

Doğduğu ve yaşadığı yöre kültürünün Kazancı Bedih’in kişiliği üzerinde etkisi büyüktür. Oluşan müzik birikimi ise yorumunun şekillenmesinde etkili olmuştur. Mensup olduğu “soylu kültür kaynağı”ndan birikiminin beslenmiş olması da “arının çevresindeki çiçeklerden yararlanıp bal üretmesi” misalidir.

Şanlıurfa'da "Takım" adı verilen belirli gruplar kendi aralarında sıra gezerler ve gecelere katılıp müzik icra ederler. Her takım kendi ustasının veya kurucusunun adı ile söylenir. Mesela; Mukim Tahir'in Kel Hamza'nın Tenekeci Mahmut’un Kazancı Bedih'in Aziz Çekirge’nin Fazlı Öztop’un Mehmet Nacak’ın takımları gibi... Bir süre sonra arkadaşları Mehmet Çelik Ali Kanun Hasan Diyar Necim Şıh (Şıh Müslüm Görgün) Çırçır Mahe Nacar Celal ve Mustafa Usta ile bir “takım” oluşturan Bedih Usta’nın sesi yankılanır Urfa semalarında...

Ağarmış saçların bir dağ başında kare dönmüştür
O dağın dâmendinde gözlerim enhâre dönmüştür

Toplumun birikiminden beslenen sanatçının edindiği kültür ve birikim sonucu oluşturduğu eserler toplumu olumlu etkilemektedir. Zaten; “ait olduğu toplumun kültürü zevki ruh ahengi düşünce ve hayat felsefesinden habersiz bir sanatçının veya aydının o insanlara vereceği bir şey yoktur” sözü de bu gerçeği çok güzel ifade etmektedir.

Urfa’da mahalli müzik kayıtları ve kahvehaneler...
Büyük makara teyplerin Urfa’ya gelişinden sonra arkadaşlarıyla birlikte yüzlerce mahalli banda ses kayıtları yapılır Bedih Usta’nın. Bu bantlarla “müzik kültürü mirasımız” bugünlere kadar taşınarak kutsal bir görev ifa edilir adeta. 1960’lı yılların nezih mekânları olan Urfa kahvehanelerinde mahalli müzik kayıtlarının bantları zevkle dinlenirdi. 1970’li yıllarda çocukluk ve okul dönemlerimizde kahvehanelere giremediğimiz için buralarda çalan bantlarda Bedih Usta’nın sesini kapıda bekleyip heyecanla dinlerdik... Ama şimdi çocuklarımız Usta’nın vcd’sini bilgisayarda dinliyorlar...

Karadan ağa dönüp dersi dilârâ okuruz
Mekteb-i aşka vardık şimdi elifbâ okuruz

....

Tenhâ gecelerde beni eyler müteselli
Baykuş sesini bülbül-i şeydâya değişmem

Urfa'da "Yasin'in Kahvehanesi" denildi mi akla hemen mahalli müzik bantları gelirdi. Urfa'da kasnak bant çalınan teypler kimsede yok iken GRUNDIG marka teyple 1965 yılında burada tanışmış meraklılar. Tabi öncelikle Yasin'in müzik merakı bu olguyu oluşturmuş. Müzik icra etmek kadar müzik dinlemeye de düşkün Urfalılar yıllarca bu tarihi kahvehanede sahibi tarafından kaydedilen mahalli bantları dinleyerek bu ihtiyaçlarını giderirlerdi.

Öyle sermestem ki idrak etmezem dünya nedir
Men kimem saki olan kimdir mey ü sahba nedir

Urfalı sanatçıların da sıkça geldiği bu kahvehaneye komşu illerden bant dinlemek için gelip giden müşteriler de olurdu. Burada bantları çalınan mahalli sanatçılar zamanla bu sayede tanınmış ve meşhur olmuşlardır. Günümüzde televizyonun ve kasetçalarların yaygınlaşması ile bu tarihi kahvehanede bantlardan müzik dinleme zevki de ortadan kalkmış eski müşteriler de uğramaz olmuşlardır. Bantların çoğu Yasin'in çocukları tarafından arşive kaldırılmıştır.

Kazancı Bedih’in “Pir” ve “Ustalık” mertebesi...
Şanlıurfa’da gazel okuyucularının makam ve edebiyat bilgisine sahip olmaları gerekmektedir. Divan edebiyatının gazel türü şiirleri müzik meclislerinde çeşitli makamlarda ustalık gerektiren bir biçimde okunmaktadır. Bu nedenle Urfa’da gazel ve hoyrat okumayı hakkıyla icra edemeyenlere sanatçı gözüyle bakılmaz.

Yıllar geçtikçe Kazancı Bedih sıra gecelerindeki kişiliği güzel sesi ve icrasından dolayı çıraklıktan kalfalığa; kalfalıktan ustalığa giden bir yolda “Pir” ve “Bedih Usta” lakabıyla da anılmaya başlar... “Sıra geceleri bir konservatuardır. Hepimiz o okuldan mezun olduk ne güzel. Yüzlerce türküden gazelden mayadan hoyrattan oluşan dağarcığımız oluştu...” diye özetler her şeyi.

Kazancı Bedih; Fuzûlî Nâbî Nezîhe Nesîmî Fehîm Abdî Lütfî gibi şairlere ait gazelleri okuyarak yeni kuşağın ilgisini Divan Edebiyatı’na çekmiştir. Seslendirdiği eserleriyle bizlere geleneksel müziğimizden esintiler sunan Pir’in mızrabında ve sesinde duygusal ve dokunaklı bir ifade İle kendine has tavır hakimdir. Urfa müzik hayatında yörenin özelliklerini de yansıtan “Kazancı Bedih Tavrı” olarak bir tavır oluşmuştur. Onun tavrını yaşatan oğlu değerli arkadaşım Naci Yoluk da babası gibi ud çalmakta ve gazel tarzını başarıyla sürdürmektedir.

1990’dan sonra kendisinden bir kuşak sonraki sanatçılardan bağlama üstadı Mehmet Nacak Abdullah Uyanık Kazım Çiriş Abdülkadir Karakuş Mehmet Öncel Naci Yoluk Tahir Gümüş İmam Karakurt Kadir Eğlence Yasin Aslan ile birlikte oluşturdukları “takım” Urfa gecelerinin ve nezih meclislerin sevilen sayılan vazgeçilmez topluluğu olur.

Urfa’da herkes tanırdı Kazancı Bedih Usta’yı. Türkiye’de tanınması ise televizyonlarda “mizansen sıra geceleri’nde gazel okudukça nasip oldu... Mahalli ve Ulusal televizyonlarda bir çok programa katıldı. Yüzlerce mahalli banttan sonra İstanbul’daki yapımcılar tarafından profesyonelce hazırlanan 15 kadar kaset ve cd’si yurt içi ve yurt dışında beğeni kazandı. Şanlıurfa’nın tanıtımına büyük katkıları oldu... 2003 yılında yapılan “Kazancı Bedih ve Oğlu” isimli kaset ve Vcd Müzik geleneğinin babadan-oğula devamının güzel bir örneği olmuştur.

Mütevaziliği içtenliği ve sorulara verdiği samimi cevaplarla tam olarak izah edemese de yerinin buralar olmadığını çok iyi biliyordu. 2003 Eylül ayında 76 yaşındayken Bakırcılar Çarşısı’ndaki mesleğine dönme kararı vermesinin de bir anlamı vardı. Belki de Pir Nezihe Yaşar’ın;

Gül ruhlarını gonca-i zibâya değişmem
Endâm-ı dilârânızı tubâyâ değişmem

Mısralarıyla bunu anlatmaya çalışıyordu. Bazı sanatçıların ekranlarda boy gösterip halk müziği diye saçmalamaları onda burukluk yaratmıştı. Son röportajında yorulduğunu kazancılık mesleğini özlediğini gençlerin yetişmekte olduğunu vurgulayıp dinlenmek istediğini şöhretin kendisi için önemli olmadığını belirtmişti... Çünkü O halkın gönlünde “Pir”di...

Pir bir önceki kuşağın son temsilciliğini gururla ifa etmiştir. Bugün genç kuşaktan gazel okuyanlar Kazancı Bedih’ten feyzalıp etkilenmişlerdir. Yeni kuşaktan ise Mehmet Özbek Mercan Özkan Halil Sezgin Halil Altıngöz Musa Kaldı Bakır Karadağlı Mehmet Güzelgöz ve Bekir Çiçek gazel tarzını başarıyla yaşatmaktadırlar.

Anadolu’da doğan adını duymadığımız kimileri; türkülerini ağıtlarını gazellerini söyleyip “seslerini” bile bir kayıtla bırakamadan göçüp gittiler bu alemden...

Sesi bize yâdigâr kalan Kazancı Bedih’in 60 yıllık müzik hayatında sayısı bilinmeyen kayıtları yapıldı bantlara cd’lere... Yaşarken çok değerli izler bıraktı arkasında.

Anadolu’nun zengin kültürünün yok edilmeye çalışıldığı yıllarda Kazancı Bedih gönlü ve diliyle kutsal miras olarak taşıdığı ezgileri Türkiye’ye hediye edip göçtü sessizce...

20 Ocak 2004’te sanat dünyası acı bir haberle sarsıldı. Değerli bir sanatçının yanına hayat yoldaşını da alarak çıktığı “kahırlı bir yitiklik öyküsü” kaldı geride... “Acaba yaşarken kıymetini bildik mi?” sorusunu sordurdu herkese... Doyumsuz eserlerini bizler de kutsal bir miras gibi geleceğe taşımalıyız... Ruhu şad olsun.

Türküler gazeller mayalar uzun havalar bir kez daha öksüz kaldı sevgili dostlar. Çünkü gidenlerin yerini doldurmak öyle kolay değil. Sadece Şanlıurfa’nın değil bütün Türkiye’nin başı sağ olsun...

urfadan gazel


Nice bu hasreti dildar ile giryan olayım
Yanayım ateşi aşkın ile büryan olayım
Görmedim gül yüzünü ahu figan etmedeyim
Kapladı bu narı firkat hüsnü alu demi
Korkarım hacre kadar hep böyle suzan olayım
Sevdiğim rahmet yeter incitme artık kalbimi
Gel dilersen yusufu asa bendi zindan olayım
Lütfüyüm bülbül gibi gülşende feryat eylerim
Vuslatı yar ile sadık handan olayım


elif isimli Üye şimdilik offline konumundadır  




Etiketler
kazanci bedi biyografi, kazanci bedi, kazanci bedi kimdir

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kazancı Bedi Biyografi-Kazancı Bedi Kimdir?

Kazancı Bedi Biyografi-Kazancı Bedi Kimdir? konusu, Biyografiler / Türkiye'den Biyografiler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Zen Biyografi-Zen Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 07-07-2008 02:50
Ege Biyografi- Ege Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 07-07-2008 02:03
Zet Biyografi-Zet Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 07-07-2008 01:53
MT Biyografi-MT Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 04-07-2008 01:30
U.L.A.Ş Biyografi-U.L.A.Ş Kimdir? elif Türkiye'den Biyografiler 0 03-07-2008 12:03

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 07:32 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats