bakimliyiz
Konu etiketleri: muğla yöresine ait türküler ve hikayeleri, muğla türküleri ve hikayeleri, muğla türküleri hikayeleri, muğla yöresine ait türküler, muğla türkülerinin hikayeleri, muğla hikayeleri, muğla yöresi türküleri ve hikayeleri, kerimoğlunun öyküsü, muğlanın hikayesi, muğla yöresi türküleri, kerimoğlu öyküsü, muğla yöresine ait türkü ve hikayesi, hekimoğlu türküsünün hikayesi, kerimolu türküsünün hikayesi, kerimoglu hikayesi,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > MÜZİK DÜNYASI > Türküler > Türkü Hikayeleri

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 26-02-2009, 09:34   #1 (permalink)
 
Bkmlyz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Kerimoğlu ( Muğla Yöresi ) Türküsünün Hikayesi

Kerimoğlu ( Muğla Yöresi ) Türküsünün Hikayesi

Of aman of aman of

Şu Muğla'nın damları da damları
Al kanlara boyanmış
Kerimoğlu'nun her yanı da her yanı

Of aman of aman of
Şu Muğla'ynan Yerkesiğin arası
Yaktı da beni Kerimoğlu'nun
Kaşlarının karası

Of aman da aman da
Kara Dağların sandalı da sandalı
Al kanlara boyanmış
Kerimoğlu' nun her yanı da her yanı

Of aman da aman da
Eyüpüm gitti bulunmaz
Elleme kör olası arap
Uykularda adam vurulmaz


Ülkenin her yöresinde olduğu gibi çeşitli sebeplerden dolayı mevcut kayıtlara göre 16. yüzyılda Muğla'da da küçük çapta başkaldırmalar olmuştur. ancak Muğla'da zeybekliğin belirgin bir biçimde ortaya çıkması Osmanlı'nın son dönemlerine rastlar.

20. yüzyılın başlarında yani 1901 yılında ünü ülkece bilinen Kerimoğlu Eyüp Efe'yi görüyoruz. Aynı dönemde ağabeyi Hüseyin de yörede ün salmıştır.

Kerimoğlu Eyüp (1882-1901); bugün Yeşilyurt olarak bilinen Pisilidir. Pisi Muğla merkeze bağlıdır.

Küçük yaşta babası Hüseyin'i kaybeder. Anası Hatice tarafından büyütülür. Ağabeyi Hüseyin ile birlikte herkes gibi Pisi'de bir süre hayvancılık ve tarımla uğraşır. Bu arada Eyüp hayvancılıkla ilgilenirken ağabeyi Hüseyin ise o dönemde "konturbazlık" denilen tütün kaçakçılığı yapmaya başlar. Çünkü Osmanlı tütün tekeli "reji" denilen yabancı tekelin eline geçmiş ve tütünün reji dışında satılması yasaklanmıştır. Halk da tütününü reji'ye vermek yerine kaçakçılığı tercih etmiştir. Bu nedenle o dönemde halkla kolluk kuvvetleri arasında büyük çatışmaların çıktığı da bir gerçektir.

Kerimoğlu Eyüp'ün ağabeyi Hüseyin ağırlığı Kafaca'da bulunan bir çok dostu olan bir kişidir. Ancak çeşitli nedenlerden dolayı sık sık hapse girmektedir. Büyük bir çoğunlukla da Bodrum zindanlarında yatmıştır. Ağabeyinin hapiste bulunduğu sıralarda Eyüp efesinin dostlarıyla ilişkilerini sürdürmüş fakat yaptığı olumsuz davranışlardan dolayı tepkiler almış ve sonuçta kolluk güçleriyle yöre halkının dikkatini üzerine çekmiştir.

O yıllarda Pisi'nin muhtarı İzzet Ağa'dır. izzet Ağa Muğlalı doktor Hüseyin Avni Topaloğlu'nun kahyalığını yapmaktadır. O dönem Muğlasında eşraf ve zenginler Pisi ovasındaki arazilerini kahyalar aracılığı ile işletmektedir. Kahyalık yapanların ise bu nedenle köyde diğer kişilere göre daha zengin ve imtiyazlı olmaları doğaldır.

1901 yılı baharında bugün Pisi'de Maşat adı verilen yerde bir düğün kurulur. Düğünde Eyip oyanı kalkar. Hasmı durumunda olan İzzet Ağa da oradaki masalardan birinde dostlarıyla oturmaktadır. Bu sırada ağabeyinin arkadaşı Koca Mehmet düğüne gelir ve Eyüp'ün üzerine izni olmadan oyuna kalkar. Yöre geleneklerinde izni olmadan birinin üzerine oyuna kalkmak büyük saygısızlık ve karşısındaki kişiye yapılabilecek büyük bir hakaretti. Ama efesinin (ağabeyinin) arkadaşı olduğu için Koca Mehmet'e saygı gösterir ve oyundan çekilir. Buna rağmen Koca ehmet oyununu bitirince Eyüp'ün hasmı olan Pisi Muhtarı İzzet Ağa'nın masasına giderek oraya oturur. Eyüp üst üste yapılan bu hakaretler karşısında kızarak İzzet Ağa'nın masasına doğru yönelir ve Koca Mehmet'e ayağa kalkmasını söyler. Ayağa kalkan Mehmet'e "Üzerindeki efemin elbisesini çıkar" der. Bunun üzerine İzzet Ağa Koca Mehmet'e yapılan davranışa sinirlenerek Eyüp'e saldırmak ister. Eyüp yanında taşıdığı bindirme (dolma) tabancası ile İzzet Ağa'ya ateş eder ve kolundan yaralar. Düğün yerinden kaçarak Değirmenderesi'ne gelir. Orada Kosmel denilen Koca İsmail tarafından yakalanarak birkaç kişi ile birlikte dövüle dövüle Maşat'a getirilir. Orada tekrar dövülen Eyüp annesi Hatice tarafından sırtlanarak evine götürülür.

Olayı İzzet Ağa zaptiyeye bildirmiştir. Zaptiyelerin köye geldiğini haber alan Eyüp evindeki mavzeri ve fişekliği alarak kaçar. Zaptiye takibe çıkmıştır. Derken Arap mezarlığı adı verilen yerde zaptiyelerden biri Eyüp'ü görer ve teslim olmasını ister. Eyüp teslim olma***** zaptiyeyi öldürür ve dağa kaçar.

Pisi ve Yerkesik dağlarında gezinir. Yerini sadece anası Hatice ve ağabeyi Hüseyin bilir. Zaptiye sürekli evine gidip yerini söylemesi için anası Hatice'ye baskı yaparsa da bir türlü öğrenemez ve Eyüp'ü yakalayamazlar.

Bkmlyz isimli Üye şimdilik offline konumundadır  





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Kerimoğlu ( Muğla Yöresi ) Türküsünün Hikayesi

Kerimoğlu ( Muğla Yöresi ) Türküsünün Hikayesi konusu, Türküler / Türkü Hikayeleri forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Hekimoğlu Türküsünün Hikayesi CooLKadin Türkü Hikayeleri 4 14-10-2014 08:05
Zahidem Türküsünün Hikayesi CooLKadin Türkü Hikayeleri 1 15-09-2012 11:37
Bir Ataş Ver Türküsünün Hikayesi Bkmlyz Türkü Hikayeleri 0 26-02-2009 09:31
Nem kaldı türküsünün hikayesi Bkmlyz Türkü Hikayeleri 0 26-02-2009 09:29
Sunam Türküsünün Hikayesi Bkmlyz Türkü Hikayeleri 0 26-02-2009 09:24

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:12 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats