bakimliyiz
Konu etiketleri: türkiye de oynanan halk oyunları, ülkemizde oynanan halk oyunları, çukurova haritadaki yeri, bölgelere ayrılmış türkiye haritası, bölgelere ayrılmış boş türkiye haritası, ülkemizde oynanan halk oyunları nelerdir, türkiye haritası bölgelere ayrılmış, bölgelerine ayrılmış türkiye haritası, yurdumuzda oynanan halk oyunları, türkiyenin oynanan halk oyunları sırası, ülkemizde oynanan halk oyunlarının isimleri, ülkemizdeki halk oyunları, yurdumuzda oynanan halk oyunları nelerdir, memleketimizde oynanan halk oyunları, ülkemizdeki halk oyunları nelerdir,
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > MÜZİK DÜNYASI > Türküler

Kadın Portalı Kayıt Ol Reklam Verin İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 24-01-2009, 09:27   #1 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Türk Halk Oyunları

Türk Halk Oyunları ; Türk Folklorunun önemli bileşenlerinden biridir. Köy ve kasabalarda oynanan yöresel oyunları ve yöresel kostümleri inceleyen bir bilim dalıdır. Ayrıca Türkiye'ye özgü ve yeni gelişmekte olan bir sanat dalıdır.
Türk Folklorunun temelini halk oyunları oluşturmaktadır. Bu yüzden de Folklor Halk oyunları anlamında kullanılmaktadır. Fakat bu yanlış bir tanımlamadır. Folklor bütün halk kültürünü (yemekefsanetürkü vb.) kapsayan bir terimdir. Halkoyunları ise sadece yöresel dans ve giyimi kapsayan bir bölümüdür.
Türk Halk Oyunları çeşitlilik ve kapsam bakımından dünyada en dikkat çeken folklorik olgulardan birisidir. Şu kadar ki Türk Halk Oyunları derlemeleri hala bitirilememiştir. Fakat çalışmalar devam etmektedir. Her köyün kendine has oyunları olması ve ekonomik şartlar bunu güçleştirmektedir.
Türkiye halk oyunları açısından bir labolatuvar gibidir. Türkiye köylerde tespit edilen 4000'in üzerinde oyun ile dünya üzerindeki en zengin oyun karakterine sahip ülke olarak tanımlanmaktadır. Çünkü bir kültür ve medeniyetler beşiği olan Türkiye'de hemen hemen her yöresinde ayrı oyunlar ayrı giysiler ve ayrı müziklere rastlanmaktadır. Bu da yurdun bu alandaki zenginliğinin bir göstergesidir.
Halk oyunları; diğer sanat dallarından farklı olarak ait olduğu toplumun orijinal karakterlerini taşıyan fertlerin müşterek duygu düşünce ve davranışlarını sergileyen başkasına göre yalnızca güzel ama kendi içinde ilgilenen kişinin dünyasını aydınlatma özelliğine sahip bir kültürel kimliktir.
Halk Oyunları içinde barındırdığı melodi ritim ve hareket yapısı ile bireyin bedensel ve ruhsal gelişiminde önemli bir faktör olarak karşımıza çıkmaktadır. Birlikte oynamanın avantajı ile kişiye kaynaşmayı beraber hareket etmeyi paylaşmayı ve kendini ifade etmeyi öğreten Halk Oyunlarının bu özelliklerinden yola çıkarak uygulanacak etkinliklerle ülkemiz insanının bireysel gelişiminin yanı sıra toplumsal gelişiminin de sağlanmasına katkıda bulunmaktır.

Türk Halk Oyunları Türleri
Türk Halk Oyunları'nın genel olarak türleri şu şekilde ayrılmaktadır:
Hora Bölgesi;Trakya.
Zeybek Bölgesi; Dört alt gruptan oluşur. Kural olarak; 9 zamanlı ve aksak ritmli oyunlardır.
Asıl Zeybek Bölgesi; Ege Güney Marmara İçbatı Anadolu.
Teke Zeybek Bölgesi; Göller Yöresi Batı Akdeniz.
Kaşıklı Zeybek Bölgesi; Güney Marmara Batı Karadeniz İçbatı Anadolu ve çevresi. Bu bölgelerde karşılıklı oynanan ritüelleşmiş düzenli oyunlara da rastlanmaktadır (Zonguldak Karabük'te olduğu gibi).
Kaşık Oyunları Bölgesi; Konya Bölümü ve Doğu Akdeniz çevresi.
Horon Bölgesi; Orta ve Doğu Karadeniz.
Halay Bölgesi; Üç alt bölümden oluşur.
Bozkır Halayları: İç Anadolu'nun Doğusu
Doğu Halayları: Doğu ve Güneydoğu Bölgeleri
Çukurova Halayları: Çukurova çevresi.
Bar Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu.
Kafkas Bölgesi; Kuzeydoğu Anadolu.
Türk Halk Oyunları
Bir oyunun halk oyunları vasfı taşıması için kural olarak "zamanda derinlik ve mekanda yaygınlık" ilkesini barındırması gerekir.

Türk Halk Oyunları Yöreleri
Türk Halk Oyunları'nda yöreler "il sınırları" itibariyle esas alınarak oluşturulmuştur. Buna göre Kocaeli Düzce Yalova İstanbul hariç tüm illerin yöresel oyunları mevcuttur. Buna göre Türk Halk Oyunları Yöreleri şunlardır:
Adana Yöresi Adıyaman Yöresi Afyon Yöresi Ağrı Yöresi Amasya Yöresi Ankara Yöresi Antalya Yöresi Artvin Yöresi Aydın Yöresi Balıkesir Yöresi Bilecik Yöresi Bingöl Yöresi Bitlis Yöresi Bolu Yöresi Burdur Yöresi Bursa Yöresi Çanakkale Yöresi Çankırı Yöresi Çorum Yöresi Denizli Yöresi Diyarbakır Yöresi Edirne Yöresi Elazığ Yöresi Erzincan Yöresi Erzurum Yöresi skişehir Yöresi Gaziantep Yöresi Giresun Yöresi Gümüşhane Yöresi Hakkari Yöresi Hatay Yöresi Isparta Yöresi İçel Yöresi İzmir Yöresi Kars Yöresi Kastamonu Yöresi Kayseri Yöresi Kırklareli Yöresi Kırşehir Yöresi Konya Yöresi Kütahya Yöresi Malatya Yöresi Manisa Yöresi Kahramanmaraş Yöresi Mardin Yöresi Muğla Yöresi Muş Yöresi Nevşehir Yöresi Niğde Yöresi Ordu Yöresi Rize Yöresi Sakarya Yöresi Samsun Yöresi Siirt Yöresi Sinop Yöresi Sivas Yöresi Tekirdağ Yöresi Trabzon Yöresi Tunceli Yöresi Şanlıurfa Yöresi Uşak Yöresi Van Yöresi Yozgat yöresi Zonguldak Yöresi Aksaray Yöresi Bayburt Yöresi Karaman yöresi Kırıkkale yöresi Şırnak Yöresi Bartın Yöresi Ardahan Yöresi Iğdır Yöresi Karabük Yöresi Kilis Yöresi Osmaniye Yöresi

1900 Yılından Günümüze Halkoyunları Çalışmaları

İzmir Yöresi Halk Oyunları
Türk Halk OyunlarıHalkoyunları çalışmalarında yöntem konu kadro alan gibi kuramsal bilgiler yanında araştırma inceleme derleme ve gösteri gibi uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. Bu bakımdan başlangıçtan zamanımıza kadar olan çalışmalarda sık sık değişik konulara öncelik verildiği görülmektedir. Örneğin; başlangıçta sadece halkoyunlarının öneminden söz edilirken cumhuriyetin kuruluş yıllarında yazılan yazılarda zeybek gösterileri ele alınmaya başladı. 1929'da halkoyunlarının filme alındığı görülmektedir. 1950 yıllarından sonra ise festivallerle birlikte anılmaya başlanmıştır.
Türkiye'de halkoyunları ile ilgili ilk yazı 1900 yılında Rıza Tevfik (Bölükbaşı) tarafından yazılmıştır. "Raks" başlığını taşıyan bu yazıda halkoyunları üzerine bugün bile aktüalitesini kaybetmeyen konulara değinilmiş önemli bilgilere yer verilmiştir. Bu nedenle de bu yazı Türkiye'deki halkoyunları ile ilgili çalışmaların başlangıcı olarak kabul edilebilir. "Raks hakkında" adlı bu yazıdan sonra halk oyunları 1917 tarihinde okullarımıza girmiş ve öğretilen ilk oyun tarzı da zeybek olmuştur. Bu zeybeğe "Tarcan" zeybeği denmesinin nedeni de Selim Sırrı Tarcan tarafından derlenmiş olmasıdır. Bu oyunun ilk defa İstanbul Ögretmen okulu öğrencileri tarafından İdman Bayramında halka sunulduğunu görmekteyiz.
Cumhuriyet yönetiminin kurulması ile halka eğilme ve halkla kaynaşma aşamasınin ilk aşamasına geçilmiştir. 1926 yılında İstanbul Belediyesi tarafından konservatuar Halk müziği derleme gezileri düzenliyor ve bu gezilerde halkoyunlarına da yer veriyordu. Ayrıca Selim Sırrı Tarcan Ocaklarında konferanslar verip Zeybek oyunları gösterileri düzenliyordu. 1927 yılında kurulan Halk Bilgisi Derneği'nin Tüzüğünde halkoyunlarına "raks" adlı bir ana madde koyulduğunu fakat konuya fazla eğilmediklerini söyleyebiliriz.
Atatürk döneminde Balıkesir yöresi Trabzon-Akçaabat yöresi ve Artvin yöresi oyunlarına öncelik verilmiş; kafkas oyunları da bu dönemde icra edilmeye başlanmıştır. Türkiyenin yurt dışı tanıtımlarında Balıkesir yöresi Artvin yöresi ve Akçaabat yöresi ekiplerine yer verilmiştir. Bunun dışında ağır zeybek oyunları da Atatürk'ün ilgisini çekmekteydi ancak tam olarak konunun üzerine gidilmemişti.
1929 yılında halkoyunları ilk kez filme saptandı. İleriyi iyi gören halkbilimcilerden Yusuf Ziya Demircioğlu Mahmut Ragip Gazimihal Feruh Arsunar ve Abdülkadir İnan'dan kurulu bir ekip sinema operatörü aracılığı ile Trabzon Rize Erzincan ve Erzurum halk oyunlarını İstanbul Konservatuarı adına filme aldılar. Bu olayın önemli olmasının nedeni ise halkoyunlarının bundan kırk yıl sonra bilimsel nitelikli olarak ilme alınabilmesidir. Bu filmin Marmara Üniversitesi'ne bağlı Sami Şekeroğlu Sinema TV Merkezinde olduğu söylenmektedir. Ama bu filmler hala seyredilememektedir.
Halkoyunları 1932 yılında kurulan halkevlerinde kendini gösterme fırsatı buldu. Dağınık bir biçimde yapılan çalışmalar düzenli bilinçli bir şekilde yapılmaya başlanarak tüm yurt düzeyine yayıldı. Tüm illerde halkoyunları toplulukları kuruldu ve derlemeler yapıldı. Ankara başta olmak üzere festivaller düzenlenmeye başlandı. Eylül 1935 yılında Atatürk'ün huzurunda da İstanbul'da "Beylerbeyi Balkan Festivali" yapılmıştır. Bu festival Türkiye'de düzenlenen ilk uluslararası halkoyunları festivalidir. Yurdun dörtbir yanından gelen halkoyunları toplulukları ile Balkan ülkelerinden gelen (Arnavutluk Bulgaristan Romanya ve Yunanistan) halkoyunları toplulukları katılmıştır. 1936 yılında (Ağustos) 2. Balkan Festivali yapılmıştır. Bu olay da ülkemizdeki festivallerin başlangıcı olması bakımından önemlidir.
1941 yılında halkoyunları üzerinde bilimsel çalışmalar sürerken Vahit Lütfü Salcı araştırmalarını "Gizli Türk Dini Oyunları" adlı eserinde toplayarak yayınladı. 1944 yılında Kasım Ülgen'in 3 ciltlik "Doğu Anadolu Oyun Havaları" yayınlandı. Bu kitapta ilk defa oyunların notaları ayak hareketleri resimlerle çizilerek halk danslarının kalıcı olmasını sağladı. 1951 yılında Halkevleri kapatılınca halkoyunları sekteye uğradı. Bu duruma Üniversite ve Yüksek okullarımızdakı gençler sahipsiz ve ilgisiz kalan halkoyunlarımıza sahip çıktılar.
1955 yılında ilk defa bir kurum olarak Yapı ve Kredi Bankası bu kültür hizmetine sahip çıktı. Türk halkoyunlarını geliştirmek ve yaşatabilmek amacıyla "Türk Halk Danslarını Yaşatma ve Yayma Tesisi" adlı bir bölüm kurdu ve yuvasız kalan halkoyunlarını bu çatı altında barındırdı. Bu çatı altında değerli bilim adamlarımız 14 yıl halkoyunlarını geliştirmek yaşatmak ve yaymak için çalıştılar. Yüzlerce araştırma ve rapor hazırlandı. Foto film ve teyple saptamalar yapıldı. Halk oyunları festivalleri düzenlenerek buralarda 600'e yakın dans gösterildi. Bu çalışmalarda 1600 kadar oyun olduğu bunların 400 kadarının yaşamakta olduğu anlaşıldı. Bu dönemde halk oyunları topluluklarımız yurt dışında düzenlenen uluslararası festivallere katılmaya başlamıştır. 1950 yılında Muzaffer Sarısözen'in başkanlığında halkoyunları topluluğu İtalya ve İspanya'ya gitmiştir. Bu başlangıç yani yurt dışına çıkış - Türk Halk Oyunlarının yayılması derneklerimizin çoğalması yanında gençler için cazip hale gelmiş onlar için özendirici bir alan oluşmuştur.
Yapı ve Kredi Bankasının tesisi sayesinde 1961 yılında ilk defa halkoyunları semineri yapılmıştır. Yine bu tesis sayesinde 1968 yılında Milli Eğitim Bakanlığı TRT işbirliğinde halk oyunlarımız filme alınmıştır. Tesiste yapılan tüm çalışmalar ve hazırlanmış olan bant nota foto film ve dia gibi dans ve müzik ürünlerinden yararlanılarak Sadi Yaver Ataman tarafından hazırlanan "100 Türk Halk Oyunu" adlı eser Yapı Kredi Bankası tarafından 1975 yılında yayınlandı.
Günümüzde ise halkoyunları ile ilgili çalışma araştırma derleme ve gösteriler çeşitli kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Cumhuriyet döneminde Halkevleriyle başlayan ve giderek büyük kentlerde Okul Dernek Klüp ve topluluklarca sürdürülen Halkoyunları çalışmalarına; Kültür ve Turizm Bakanlığı Milli Eğitim Bakanlığı TRT Gençlik ve Spor Bakanlığı Köy İşleri Bakanlığı ve Dış İşleri Bakanlığına bağlı çeşitli kuruluşlar katılmıştır.
1966 yılında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde "Milli Folklor Ensitüsü" kurulmuş olup halkoyunlarının dönüm noktalarından birisini oluşturur. Bu kurum daha sonra Kültür Bakanlığına bağlı "Milli Folklor Araştırma Dairesi" ne (M.F.A.D) dönüştürülmüştür. Turizm bakanlığı bünyesinde "Devlet Halk Dansları Topluluğu" oluşturulup Gençlik Ve Spor Bakanlığına bağlı İzcilik ve Boş Zamanları Değerlendirme Genel Müdürlüğünde Halk Oyunları Şubesi kurulmuştur.
1967 yılında Turizm ve Tanıtma Bakanlığı'nca Halk Oyunları Yarışmalarının tekrar başlatılmış olması da bu dönemdeki halk oyunlarımızın adına önemli olaylardan biridir. Bu yarışmayı takiben Milliyet Gazetesi de lise ve dengi okullararası halkoyunları yarışması yapmaya başlamıştır (1999 yılına kadar yapılmıştır).
1970 yılından sonra Turizm ve Tanıtma Bakanlığı halkoyunları ekiplerini yurt dışı uluslar arası gösterilere göndermeye başladı. Halk oyunları ekipleri daha sonra Japonya- Osaka fuarındaki gösterilere 1972 yılında ise Fransa'nın Diyon şehrindeki ulusararası Halk Dansları festivaline gönderildi. Bundan sonra artık Avrupa gezileri dönemi başladı.
1974 yılında Devlet Halk Dansları Topluluğu kurulmuştur. Bu topluluğun kurulması 2908 sayılı kanuna göre kurulmuş olan folklor konulu dernekleriniz açısından önem taşımıştır. Devlet Halk Dansları Topluluğu'nun yaptığı sahne düzenlemeleri derneklere örnek olmuştur.
1978 yılında da Gençlik ve Spor Bakanlığı dernek kurum ve kuruluşlar üniversitelerarası halk oyunları yarışmaları düzenlenmiştir.
1984 yılında İ.T.Ü'de Türk Musikîsi Devlet Konservatuarı'nda Türk Halk Oyunları Bölümü açılmıştır. Daha sonraları Ege Üniversitesi'nde Gaziantep Üniversitesi'nde Devlet Türk Musikîsi Konservatuarı Türk Halk Oyunları Bölümü kurulmuştur. Dolayısıyla Halk Oyunları üniversitelerin bünyesine girmiş ve bilimsel metot-tekniklerde öğretilmeye başlanmıştır.
1980 yılından sonra Milli Eğitim Bakanlığı'nın halkoyunlarına verdiği önem arttı ve 1984'de MEB yarışmaları başladı. Tüm illerde halkoyunlarının gelişmesinde öncü rol oynadı.
Oyunlar halkın yaşamından izler yansıtır.
Türk Halk OyunlarıHalkevlerinin kapatılmasıyla halkoyunlarını yaşatma ve geliştirme misyonu Halk eğitim merkezlerine bırakıldı. Günümüzde Halk eğitim merkezlerinin en önde gelen görevlerinin başında yöre halkoyunlarını geliştirmek ve usta öğretici yetiştirmektir. Milli Eğitim Bakanlığı okul içinde halkoyunlarının gelişmesine ve öğrenciler arasında yayılmasına öncülük etmiştir. Her yıl MEB yarışmaları düzenlenmektedir.
Kültür Bakanlığı da sponsoru Sabancı Holding ile birlikte dernekler arasında Türkiye Halkoyunları Yarışması düzenlemektedir. Kültür Bakanlığına bağlı Halk kültürünü geliştirme müdürlüğü (HAGEM) halkoyunlarının derlenmesi ve korunması çalışmalarında öncülük etmektedir. Kültür Bakanlığı DÖSİM aracılığıyla yayınladığı kitaplarla da halk oyunlarına katkıda bulunmaktadır.
TRT Halkoyunları topluluğu kurmakta ve yayınlarıyla halkoyunlarını desteklemektedir.
2001 yılında Türkiye Halk Oyunları Federasyonu kurulmuştur.

CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Alt 24-01-2009, 09:29   #2 (permalink)
 
CooLKadin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart

HALK DANSLARI. Günümüz danslarının pek çoğu eski halk danslarından türetilmiştir. İlkel toplumların dansları uzun bir süre öz*günlüklerini korumuş bazıları zamanla ya unutulmuş ya da birtakım değişikliklere uğra*mıştır. Halk dansları iki ayrı grupta toplanabi*lir: Dinsel ya da törensel amaçlı danslar ile eğlenmek amacıyla yapılan danslar.
20. yüzyılda Cecil Sharp ve Bela Bartök gibi bazı kişilerce ulusal müzik ve danslara ilişkin bilgilerin derlenmesine yönelik çalış*malar yapıldı. Bu çalışmaların sonucunda eski danslar canlandırıldı. Günümüzde ilgiyle izle*nen halk dansları artık törensel nitelik taşıma*makta yalnızca gösteri ve eğlence amacıyla yapılmaktadır.

Giysiler

Halk dansları çoğu zaman geleneksel giysiler*le yapılır. İspanyollar'ın flamenko ya da Mek*sikalıların zapateado danslarında olduğu gibi ayak vurmalı danslarda erkekler ve kadınlar çoğunlukla yüksek topuklu ayakkabılar giyer. Topuk vurma erkeklerin geleneksel giysileri*nin bir parçası olarak mahmuz taktıkları ül*kelerin danslarında yer alır. Dönerek yapı*lan Macar halk danslarında kadınlar kat kat etekler giyer. Ellerle bacaklara vurma ise erkeklerin kısa deri pantolon giydikleri Al*man ve Avusturya danslarının bir figürüdür. Meksikalılar sombrerolarının çevresinde dö*nerek dans ederler. Birçok başka dansta da çiçekler kurdeleler ziller ve çemberler gibi aksesuarlar kullanılır.

Dans Figürleri

Değişik yöre ve ülkelerde başka başka dans türlerinin görülmesine karşın bunların ço*ğunda dansın yapılma düzeni benzerlikler gös*terir. En eski ve en basit olan daire düzeni tüm halk danslarında görülür ve eskiden tapılan bir nesnenin çevresinde dönerek yapılan dinsel törenlerden kaynaklanır. Dansçılar birbirleri*nin ellerinden bileklerinden dirseklerinden tutarak ya da kollarını birbirlerinin omzuna ya da beline dola***** dans ederler. Bazı halk danslarında dansçılar dairenin dışına çıkarak bağımsız hareketler yapar ya da çiftler oluştururlar; bazılarında ise erkekler ve kadınlar ayrı olarak iç içe iki daire oluştu*rurlar.
Zincir düzeninde dansçılar el ele tutuşarak uzun bir sıra oluşturur ve en öndeki dansçıyı izlerler. Böylece bazen dans ederek bütün köyü dolaşırlar. Bunların yanı sıra uzunlama*sına düzende erkekler ve kadınlar iki ayrı sıra oluştururlar; geometrik düzenlerde ise üç ya da dört çift belli figürleri yaparak dans eder.
Halk danslarında ayak figürleri de değişik yürüme sıçrama ve dönme adımlarıdır. Bu adımlar yapılan dansa göre kısa uzun yavaş ya da hızlı olabilir. Bazı danslarda özellikle erkekler yere çömelir ya da eşlerini belinden tutup kaldırırlar.

Çeşitli Halk Dansları

Dünyanın birçok bölgesinde ilkbaharda genç*ler bir araya gelerek dans ederler. Aslında bu dans eskiden ürünün bereketini ve hayvan sürülerinde doğurganlığın artışını sağlamaya
Hulton Picture Library yönelik bir dinsel tören niteliği taşıyordu. Hıristiyanlık'tan sonra da bir gelenek olarak sürdürülen bu dansların değişik ülkelerde başka başka adları vardır. İngiltere'nin gele*neksel Morris dansı eskiden üründe bereket sağlamak için yapılan dinsel bir danstı. Bazı danslar ise halkın yaptığı işle ilgilidir. Örneğin Filipinler'de pirinç ekicilerinin Japonya'da kömür madenlerinde çalışan işçilerin dansları vardır; bir Yunan dansı olan hasa pikos başlan*gıçta kasapların dansıydı.
İrlanda halk dansı olan jig keman ya da gayda ile çalınan kıvrak ezgilerin eşliğinde yapılır. Jig tek başına yapıldığı gibi bağımsız dans eden eşlerce de yapılabilir. Bir söylenti*ye göre İrlanda halk dansı tullach da bir kar tipisi sırasında geciken rahibi bekleyen halkın ısınmak için şarkı söyleyip dans etmeye başla*ması üzerine ortaya çıkmıştır.
Saray danslarına eski Avrupa halk dansla*rı özellikle erkeklerin genç kızlara kur yap*malarını sergileyen danslar karışınca halk danslarındaki canlı hareketler yerini daha zarif hareketlere bıraktı. Erkek eşini havaya kaldırmıyor bunun yerine önünde eğilip elini tutuyordu. Giderek grup danslarının yerini de ciflerin yaptığı vals ve polka gibi danslar aldı.
ABD'de de yapılan "meydan dansı" da eğlen*ce amacıyla yapılan geleneksel bir danstır. Keman müziği eşliğinde dans edilirken bir kişi yüksek sesle çiftlere ne yapacaklarını söyleyerek onları yönetir bazen de uyaklı dizeler söyler.

Türk Halk Oyunları

Türkçe'de "halk dansları" yerine çoğu kez "halk oyunları" denir. Yörelere göre farklılık*lar taşıyan halk oyunları değişik adlarla değişik müzik giysi ve hareketlerle oynanır. Halk oyunlarının bayram şenlik düğün as*kere gidenleri uğurlama karşılama gibi her türlü toplu eğlenti ve gösteride yeri vardır.
Türk halk oyunları oyun sırasında yapılan çeşitli hareketlerle değişik olay ve ilişkileri simgeler. Bazı oyunlarda savaştan zaferle dönenlerin sevinçleri simgesel bir gösteriyle sunulur. Bu tür halk oyunlarında sıçramak hoplamak tepinmek gibi coşkun hareketler yapılır haykırış ve çığlıklarla sevinç dışa vu*rulur. Bazı oyunlarda doğaya ve beklenmedik olaylara karşı duyulan tepkiler tarımsal üre*tim etkinlikleri iki sevgilinin birbirine davra*nışları hayvan ses ve hareketlerinin taklitleri ve toplu yaşamdan değişik kesitler simgesel hareketlerle ortaya konur.
Türk halk oyunları yörenin özel giysilerini giymiş oyuncular tarafından her zaman müzik eşliğinde oynanır. Bu müzik yalnızca çalgı ya da sözle oluşturulduğu gibi çalgılı ve sözlü de olabilir. Birçok halk oyununun müziği çok yaygın ve ünlüdür. Özellikle türküsüyle çok tanınan ve türküsü daha çok bilinen halk oyunları da vardır.
Halk oyunları oynanış biçimlerine ve yöre*sel özelliklerine göre değişik öbeklerde top*lanır.

Oynanış Biçimlerine Göre Halk Oyunları

Halk oyunları oynanış biçimlerine göre "tekli oyunlar" "ikili oyunlar" ve "toplu oyunlar" olmak üzere üçe ayrılır.
Tekli oyunlar genellikle zeybek bengi türü oyunlar ile çiftetelli türü oyunları kapsar. Bunlar zaman zaman birden çok kişinin katıl*masıyla oynansa bile oyuncuların el ele tutuş*tuğu görülmez.
İkili oyunlar savaşan iki kişiyi canlandıran ve kılıç bıçak hançer ya da sopayla oynanan oyunlardır. Topluca ve takımlar halinde oy*nanan Bursa yöresinin "kılıç-kalkan" oyunu da aslında ikili oyunlardan sayılır. Aleviler'in dinsel toplantıları olan "cem ayini"nde oyna*dıkları semahlar da ikili oyunlardandır.
Toplu oyunlar ikiden fazla kişinin bir dizi oluşturarak el ele kol kola omuz omuza yan yana oynadıkları oyunlardır. Bunlardan bazı*ları halka oluşturarak da oynanır.

Bölgelere Göre Halk Oyunları

Türkiye halk oyunlarının çeşitliliği ve bölge*sel özelliklerin büyük farklılıklar göstermesi bakımından altı bölgeye ayrılmaktadır. Bu bölgelere giren illerden bazılarının oyunları yakın bölgenin oyunlarının özelliklerini de taşıyabilir. Bir halk oyununun yaygın olduğu bölgede başka bir oyun da görülür.
Bar Bölgesi Erzurum Erzincan Bayburt Kars Artvin ve Ağrı illerini kapsar. Barlar en az beş kişiden oluşan dizi halinde oynanır. Başlangıçta ağır sayılabilecek bir ritimle baş*layan bu oyunlar giderek hızlanır. "Sekme" ya da "yelleme" bölümlerinde çabuk ve çevik hareketlerle sürer. Davul zurna eşliğinde oynanan barlarda dizi başındaki oyuncuya "barbaşı" adı verilir. Barbaşı öteki oyuncuları yönetebilecek bilgisi ve oyun deneyimi olan kişiler arasından seçilir. Dizinin öteki başında yer alan barbaşının işaret ve ünlemlerine göre oyunun düzenine yardımcı olan oyuncu*ya da "pöççük" denir. Barbaşı ve pöççük serbest kalan ellerinde mendil tutarlar. Barlar genellikle erkekler tarafından oynanırsa da kadınların oynadığı barlar da vardır. Oynanış sırasına göre bazı bar adları şöyledir: Baş Bar Sarhoş Barı İkinci Bar Dikine Bar Sekme Barı Hoş Bilezik Aşırma Nari Timur Ağa Tamzara ve Hançer Barı.Halay Bölgesi Sivas Çorum Yozgat Kay*seri Malatya Elazığ Gaziantep Urfa Di*yarbakır illerini kapsar. Halay dizi halinde ve her zaman davul zurna eşliğinde oynanır. Her halayın kendine özgü müziği ve çalgı eşliğinde söylenen türküsü vardır. Halay dizisi "halaybaşı" adı verilen oyuncu tarafından yönetilir. Dizinin başında duran halaybaşının yardımcı*sı dizi sonundaki "pöççük"tür. Barda olduğu gibi her ikisinin de elinde birer mendil vardır. Genellikle çok ağır başlayan halaylar "ağirlama" da denen bu bölümün ardından giderek hızlanır. Sıçramaların sıklaştığı hareketlerin keskinleştiği görülür. En ünlü halaylar arasın*da Sivas Çorum Turnalar Kargın Koç Abdurrahman Gelin ve Kartal halayları anı*labilir.
Horo (ya da Hora) ve Karşılama Bölgesi Kırklareli Tekirdağ ve Edirne illerini içerir. Horo da bar ve halay gibi yan yana dizilerek oynanır. Horo ayak vuruşlarıyla yeri döverek oynanır ve bu ortak özellikten dolayı bu yöre oyunları genel olarak bu adla anılır.
Kasap oyunları da bu bölgeye özgüdür ve "kasap havası" adı verilen bir ezgi eşliğinde oynanır. Türkiye'de oynanan biçiminde Balkanlar'a özgü hareketler ile Türkler'e özgü hareketler bir arada sergilenir.
Bu bölgede ve İzmit Adapazarı Çanakka*le Bursa Bilecik Bolu illerinde görülen "karşılama" da en az iki kişi tarafından karşılıklı ve birbirinin eşi hareketlerle belirli bir uyum içinde oynanan bir oyundur. Kadın erkek karşılıklı oynadığı gibi yalnızca erkek*ler ya da kadınlar arasında da oynanabilir.
Horon Bölgesi Karadeniz'in doğusunda başta Rize Trabzon ve Ordu illeri ile Sinop Samsun Giresun Artvin illerini de yer yer kapsar. Horonlar da topluca ve dizi halinde oynanan halk oyunlarıdır. Dizi oluşturulur*ken oyuncular birbirlerinin omuzlarından tut*mazlar ama sıkışık düzen içinde el ele tutuşa*bilirler. Genellikle kemence eşliğinde oyna*nan horonlara bazı yörelerde davul zurna ve tulum denen bir çeşit üflemeli çalgı da eşlik eder. Genellikle erkeklerin oynadığı bir oyun olan horonların kadınlara özgü olanları da vardır. Kemence çalınırken çoğu zaman Ka*radeniz ağzıyla söylenen türküler de horona eşlik eder. Düz Atlama Kız Bıçak horonları gibi çeşitleri vardır.
Zeybek Bengi ve Seymen Bölgesi Balıkesir Bergama Ödemiş Aydın Denizli İzmir Muğla Uşak Burdur Kütahya Manisa ille*rini kapsar. Ankara Bolu Kastamonu illerin*de de Ege'nin zeybek oyunlarını andıran ama onlardan birçok yönden ayrılan efe ve seymen oyunları görülür. Bu oyunlar eskiden bu yörelerde yaşayan ve zeybek efe seymen adıyla anılan yiğit kişilerin oynadığı köklü bir geleneği olan oyunlardır. Bu oyunlar günü*müzde de efe ve zeybek giysileriyle tavırla*rıyla oynanır. Her birinin kendine özgü ezgisi vardır. Ya davul zurna ya da yöresel çalgılar*dan biri eşliğinde oynanan bu oyunların çoğu*nun türküsü de vardır ve bu türkü oyun sırasında söylenir.
Kaşık Dansları Bölgesi İçel'in Silifke ve Mut ilçeleri ile Antalya'yı kapsar. Konya Kırşehir Eskişehir Bartın ve Safranbolu yörelerinde de kaşık oyunları görülür. Kaşık oyun sırasında bir ritim aracı olarak oyuncula*rın ellerinde bulunur. Oyuncu her iki elinde birer çift kaşık tutarak ve bunları uyumlu bir biçimde birbirine vurarak müziğe eşlik eder. Silifke ve Mut yöresinin kaşık oyunları ve müziği son yıllarda ülke çapında yaygınlık kazanmıştır. Ayrıca SSCB ve İran'a komşu olan Kars yöresinde Kafkas ve Azeri halk oyunları da oynanır.

Türk Halk Oyunlarıyla İlgili Çalışmalar

Türk folklorunun ana dallarından birini oluş*turan halk oyunları yalnızca oynanışları bakı*mından değil giysi müzik ve gelenekler bakı*mından da incelenmiştir. Halk kendi yöresi*nin oyunlarını yüzyıllar boyunca kendi kendi*ne yaşatıp sürdürmüştür. Daha sonra değişen toplumsal yaşayış içinde halk oyunlarının yaşatılması değerlendirilmesi ve yurt çapında tanıtılması amacıyla çalışmalar yapılmaya başlanmıştır. Halk Bilgisi Derneği'nin (1927) ve Halkevleri'nin (1932) kuruluşundan sonra folklorun öteki dallarıyla birlikte halk oyunlarina da önem verilmiştir. 1935 ve 1936 yılla*rında gerçekleştirilen Balkan Festivallerinde Atatürk'ün halk oyunlarına gösterdiği ilgi bu konuyla ilgili çalışmaların hızlanması bakı*mından önemlidir. Günümüzde her yörenin oyunlarını sergileyen bunlarla ilgili çalışma*lar yapan birçok dernek vardır. Kültür Ba*kanlığının kurduğu Devlet Halk Dansları Topluluğu da Türk halk oyunlarının müziğini ve hareketlerini bozmadan çağdaş bir yorum*la sergilemektedir. İstanbul Teknik Üniversi*tesi ile Ege Üniversitesi'ne bağlı Devlet Türk Müziği konservatuvarlannda son yıllarda Halk Oyunları bölümleri açılmıştır. Bu bölümlerde halk oyunlarımızın kökeni özgün giysi ve yorumlama biçimleri incelenmekte konuyla ilgili bilimsel çalışmalar yapılmaktadır

CooLKadin isimli Üye şimdilik offline konumundadır  



Etiketler
türk halk oyunları

Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Türk Halk Oyunları

Türk Halk Oyunları konusu, MÜZİK DÜNYASI / Türküler forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Halk Oyunları Tarihçesi ve Doğuşu CooLKadin Türküler 1 19-11-2013 04:26
Halk Oyunları Türleri CooLKadin Türküler 2 25-04-2011 04:39
Yerleşim Bölgelerine Göre Halk Oyunları CooLKadin Türküler 0 24-01-2009 09:12
Seks oyunları işe yarar Bakimliyiz Hürriyet / E - Kolay / Sabah Sağlık 0 08-08-2008 06:08
Aşk oyunları Bakimliyiz E - Kolay Sinema 0 03-08-2008 05:10

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:37 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats