bakimliyiz
Sponsor Reklamlar
Geri git   Bakimliyiz.Com > GENEL KÜLTÜR > Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk

Kadın Portalı Kayıt Ol İletişim Forumları Okundu Kabul Et
Alt 23-06-2009, 04:35   #1 (permalink)
 
mormavi - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Standart Atamızın sır hayatı

Atatürk'ün çocukluğu ve gençliğiyle ilgili hiç bilinmeyen tarihe kaynaklık edecek çok çarpıcı bilgilere ulaşıldı. Atatürk'ün üvey kızkardeşinin torunu anlatıyor. Ve sır perdesi aralanıyor.. İşte Ata'nın 'sır' hayatı...

Atatürk'ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım'ın torunu Ferhat Babür ailesiyle ilgili bilinmeyen gerçekleri ilk kez anlattı.

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'ın eşi Ali Rıza Bey vefat ettikten sonra evlendiği Ragıp Bey'i bilenlerin sayısı çok az. Oysa bu bilgi bazı ansiklopedi ve tarih kitaplarında kısa da olsa yer alıyor. Ragıp Bey'in ilk evliliğinden olan iki oğlu bir kızı ve Zübeyde Hanım'ın oğlu Mustafa Kemal ve kızı Makbule Hanım Selanik'teki evde uzun yıllar bir arada yaşamış. İşte bu ailenin gün ışığına çıkan anıları... Atatürk Ragıp Bey'in subay olan en büyük oğlu Süreyya Bey'e özenmiş. İddiaya göre onu askeri okula yazdıran da üvey ağabeyi olmuş. Torun Ferhat Babür'e göre Zübeyde Hanım'a ölene kadar anneannesi Ruhiye Hanım bakmış.

Anneannem Atatürk'ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım'dı

Atatürk'ün üvey kız kardeşi Ruhiye Hanım'ın anneannesi olduğunu söyleyen 75 yaşındaki Ferhat Babür "Tarih kitaplarında yazılan bilgilerin artık değiştirilmesinin zamanı geldi" diyor.

Atatürk'ün üvey babası olduğunu biliyor muydunuz? Ben yeni öğrendim. İlk duyduğum andan itibaren de şaşkınlık içinde çevremdeki herkese soruyorum bilen yok. Annesi Zübeyde Hanım'ın eşi öldükten sonra Atatürk 8 yaşındayken üç çocuklu Ragıp Bey ile evlendiğini doğduğu iddia edilen Selanik'teki evin aslında büyüdüğü ev olduğunu ve onu askeri okula üvey ağabeyi Süreyya Bey'in kaydettirdiğini... Ayrıntılar uzayıp gidiyor. Tarih de sanki benim için baştan yazılıyor. Anneannesi Ruhiye Hanım Atatürk'ün üvey kız kardeşi olan Ferhat Babür anılarını anlattıkça şaşkınlığım artıyor. Ansiklopedilerde tek satır bazı tarih kitaplarında kısaca yer verilen bu tarihsel bilgileri ilk kez duymanın şaşkınlığını yaşıyorum. Anneannesinin ağzından dinlediği anıları bize aktaran 75 yaşındaki Ferhat Babür Türkiye'nin ilk atom mühendislerinden. İzmir'de doğmuş daha sonra ailesiyle birlikte İstanbul'a yerleşmiş. Onlarla birlikte yaşayan anneannesi Ruhiye Hanım 1943'te 63 yaşında vefat etmiş. Ferhat Bey yıllarca tarih kitaplarında Atatürk'ün üvey babasından bahsedilmemesine o sanki alışmış. Yine de artık herkesin gerçekleri bilmesi gerektiğini ve tarihteki yerini almasını istiyor. Şimdi söz Ferhat Babür'ün...

ATATÜRK'ÜN ÜVEY BABASI KİM?

Selanik Gümrükler Başmüdürü Ragıp Bey eşi Afet Hanım'ın genç yaşta ölümüyle 3 çocuğuyla dul kalıyor. Çocukları Süreyya Hakkı ve Ruhiye. Anneannem Ruhiye en küçük kardeş. (Bazı kayıtlarda Rukiye diye geçse de anneannemin adı Ruhiye'dir.) Anneannemin babası eşi öldükten sonra bir yıl bekar kalıyor. Atatürk'ün babası Ali Rıza Bey ölüp Zübeyde Hanım dul kalınca 1889 yılında kendisi gibi dul olan Ragıp Bey'le evleniyor.

SELANİK'TEKİ EV

Zübeyde Hanım ikinci kez evlenince Selanik'te Atatürk'ün 'doğduğu ev' denilen halbuki doğduğu değil 8 yaşından itibaren büyüdüğü ve subay çıkıncaya kadar gelip kaldığı Ragıp Bey'in evine geliyor. Zübeyde Hanım kendi çocuklarına biraz daha fazla özen gösterirmiş. Anneannemin ağabeyi Hakkı Zübeyde Hanım'ı hiç sevememiş.

ÜVEY AĞABEYİNE ÖZENİYOR

Ragıp Bey'in en büyük oğlu Süreyya Bey babası Zübeyde Hanım'la evlendiğinde subaymış. Atatürk ona özenmiş. Süreyya Bey de onu alıp askeri okula yazdırmış. Süreyya Bey iddiaya göre Atatürk'e bir de bıçak hediye etmiş "Gerektiği zaman bunu kullanabilirsin" demiş.

KARDEŞLERİYLE ARASI İYİYMİŞ

Atatürk'ün üvey babası ve kardeşleriyle arası çok iyiymiş. Zaten böyle olmasa Süreyya Bey de onu askeri okula yerleştirir mi? Anneannem de Atatürk'ü çok sevdiğini söylerdi.

EVLİLİK REDDEDİLİYOR

Atatürk subay çıktıktan sonra Zübeyde Hanım ile Ragıp Bey kendi aralarında çocuklarını evlendirmeye karar vermişler. Atatürk ile benim anneannemi Makbule Hanım ile de Süreyya Bey'i evlendirmek istemişler. Atatürk subay çıktıktan sonra bir gün evde büyük bir yemek sofrası hazırlanmış. Süreyya Bey genelde kışlada kalırmış. O gün özel olarak çağrılmış. Herkes bir araya geldikten sonra evlilik fikri ortaya atılmış. Hiçbiri bunu kabul etmemiş. Bu aralarında soğukluk yaratmış.

TÜRKİYE'YE GÖÇ

Atatürk Selanik'ten ayrıldıktan sonra Lozan Mübadelesi ortaya çıkmış. Bu arada Ragıp Bey Zübeyde Hanım'dan ayrılmış. Ayrıldıktan sonra zor durumda kalmaması için "Sen Türkiye'ye git Makbule ve Ruhiye'yi de yanına al" demiş. Hakkı onlarla gitmeyi kabul etmemiş. Yalnız gitmek istemiş. Ragıp Bey de Selanik'te kalmayı tercih etmiş. Lozan Mübadelesi'ne göre herhangi birinin orada kalma hakkı yoktu artık.

İLK DURAK İSTANBUL

Zübeyde Hanım anneannem ve Makbule Hanım Selanik'ten ayrıldıktan sonra önce İstanbul'a gelip buradan İzmir'e geçiyorlar. Yanlarında tapu da getirmedikleri için mübadelede hiçbir şey alamıyorlar. Zübeyde Hanım Karşıyaka'ya yerleşiyor. Makbule Hanım daha sonra İzmir'den tekrar İstanbul'a gelmiş. Ben çocukken Konak'ta oturuyorduk. Hemen her hafta bize Zübeyde Hanım'ın kardeşi Emine Hanım ziyarete gelirdi.

ZÜBEYDE HANIM'A ÜVEY KIZI BAKMIŞ

Bir gün kızkardeşi Emine Hanım anneanneme "Zübeyde Hanım çok hasta ona senin bakmanı istiyor" demiş. Makbule Hanım İstanbul'da bir polisle evli olduğu için İzmir'e gelememişti sanırım. Zübeyde Hanım ölene kadar ona anneannem bakmış. Hatta anneannem "Zübeyde Hanım'ın ağzına zemzem suyunu bile ben vermiştim" demişti.

ATATÜRK'ÜN TELGRAFI

Anneannemin her zaman üzüntüyle bahsettiği bir olay vardı tabii onu belgelere geçirmek çok zor. Zübeyde Hanım hasta yatağındayken Atatürk'ü son bir kez daha görmek istemiş. Anneanneme "Aman kızım bir telgraf çeksene" demiş. Anneannem de bir telgraf çekmiş. Atatürk'ten "Çok yoğunum vatan her şeyden mukaddestir. Sağ kalırsan görüşürüz kalmazsan allah rahmet eylesin'' yazan bir telgraf gelmiş. Anneannem bu telgrafı Zübeyde Hanım'a söyleyememiş yırtıp atmış. Bazı tarihçilere göre ise Zübeyde Hanım'a Latife Hanım bakmış. Hatta "Zübeyde Hanım'a Latife Hanım baktığı için Atatürk onunla evlenmiş" şeklinde yazdılar. Bunların hiçbiri doğru değil.

HAKKI BEY NEREDE?

Anneannemin diğer ağabeyi Hakkı Bey Selanik'ten tek başına İstanbul'a gelmiş. Anneannemle bir kez buluşmuştu. O yıllarda Demiryollarında kondüktördü. Daha sonra kendisinden haber alamadık.

Atatürk sessiz bir çocukmuş

Anneannemin anlattığına göre Atatürk küçükken çok sessiz kendi halinde bir çocukmuş. Böylesine sakin bir çocuğun ilerde Kurtuluş Savaşı'nı gerçekleştirerek bu kadar büyük başarı sağlamasına anneannem çok şaşırırdı. "Yaptıklarını izlerken onunla daima iftihar ediyorduk ama çocukken böyle olacağı hiç kimsenin aklına gelmezdi'' derdi.

YUNANLILAR'DAN KALAN EV

Zübeyde Hanım vefat ettikten sonra Atatürk annemi buldurup evlenip evlenmediğini çocuğu olup olmadığını sormuş. Valiyi çağırmış ve "Ruhiye Hanım'a Yunanlılar'dan kalan bir evi verin'' demiş. İzmir'de anneanneme ait bir ev vardı. Biz İstanbul'a gelirken bu ev satılmıştı.

DEDEM MEMURDU

Anneannem Ahmet Fevzi Bey ile evliydi. Dedem Anadolu Ajansı'nda memur olan Arnavut asıllı bir beydi. Tek çocuğu benim annemdi ona da kendi annesinin ismini vermiş: Afet. Biz iki kardeşiz ağabeyimin ismi de Mehmet Süreyya.




SÜREYYA BEY NASIL ÖLDÜ?

Atatürk'ün üvey ağabeyi yüzbaşı Süreyya Bey'in ölümü hakkında çeşitli söylentiler var. (Ferhat Babür'ün anlattıklarına göre öldürülmüş. Bazı kaynaklara göre de intihar etmiş.)

TARİH KİTAPLARI DÜZELTİLMELİ

Bu eksik bilgilerin artık tarih kitaplarında da yerini alması lazım. Üvey babası olması Atatürk'ü küçülten bir olay değil. Babası ölmüş buna rağmen üveybabasının himayesinde okumuş. Onun için bir onur meselesi.

Dolmabahçe'de ziyaret edemedi

Bulca'nın tanıklığı.

1935'te sünnet olduğumuzda Atatürk'le kan bağı olan ve en yakın arkadaşı Fuat Bulca'ya anneannem haber vermek için telgraf çekmiş. O zamanın parasıyla 100'er bin lira göndermişler. Biz anneannemle sık sık İstanbul'a gelirdik ve Fuat Bulca'yı da her gelişimizde görürdük. Son gelişimizde 1938 eylülüydü. Fuat Bulca o dönemde hem Rize milletvekili hem de Türk Hava Kurumu'nun Genel Başkanı İş Bankası ve Şeker Fabrikaları Genel Müdürü'ydü. Biz İstanbul'a geldiğimizde Fuat Bulca anneannemi Dolmabahçe'ye hasta olan Atatürk'ün yanına götürmek istedi. Anneannem de "Sağlığında göremedim şimdi hastayken gidemem" dedi. Fuat Bulca "Niye gitmiyorsun bak torunların ilkokulda babalarının durumu iyi değil. Bunlar ilerde nasıl okuyacak? Gidersen Atatürk hatırlayıp bir şey bırakabilir'' dedi. Anneannem "Ben sağlığında hiç aramamışım şimdi hiç gitmem'' dedi. Anneannem gayet sakin ılımlı bir insandı ama çok gururluydu. Fuat Bulca'nın dediğini yapıp Atatürk'ü ziyaret etseydi belki ona vasiyetinde bir şeyler bırakabilirdi.

arsiv.sabah.com.tr


mormavi isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Teşekkür Edenler:
Caramiom (12-03-2010)





Hızlı Cevap

Doğrulama Sorusu
Mesajınız:
Yazı şeklini sil
Kalın
Eğik yazı
Altı çizik

Grafik ekle
Alıntı yap [QUOTE]
 
Alanı Küçült
Alanı Büyült

Seçenekler
Stil


Atamızın sır hayatı

Atamızın sır hayatı konusu, GENEL KÜLTÜR / Ulu Önderimiz M.Kemal Atatürk forumunda tartışılıyor.



Benzer Konular

Konu Konuyu Başlatan Forum Cevap Son Mesaj
Yay Burcu ve Aşk Hayatı CooLKadin Yay Burcu 0 24-01-2009 02:10
Atamızın Resimli Sözleri Bkmlyz M.Kemal Atatürk Fotoğraf Albümü ve Videoları 0 17-05-2008 05:42
Atamızın Orjinal Metinlerinden Örnekler Bkmlyz Hayatı, Anıları ve Eserleri 1 17-05-2008 04:06
Atamızın Biyografisi zehra35 Biyografiler 0 20-03-2008 01:31

Üye olmadan soru sorabilirsiniz!

Bütün Zaman Ayarları WEZ +4 olarak düzenlenmiştir. Saat şuan 04:11 .


Powered by vBulletin® Version 3.8.7
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 ©2010, Crawlability, Inc.
Web Stats